İçeriğe atla

Rûh kavramı için Îseviyye Fassı'ndaki anahtar mekanizma nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Îseviyye Fassı'nda rûh kavramının anahtar mekanizması, Hz. Îsâ'nın "Rûhullâh" ve "Rûhu'l-Kuds" olarak anılmasıyla ortaya konan, ilâhî üfleme (nefh-i ilâhî) yoluyla gerçekleşen kemâl mertebesindeki rûhânî zuhurdur. Bu, Nisâ 171'deki "ve rûhun minhu" ayetiyle temellenir ve Hz. Îsâ'nın babasız doğumu, ölüleri diriltmesi gibi mucizeleriyle tezahür eder. Her ne kadar Hicr 29'daki "ve nefahtu fîhi min rûhî" ayetiyle her insana rûh üflenmiş olsa da, Îseviyye Fassı'nda bu rûhânî veche Hz. Îsâ'da kemâle ermiş bir biçimde zuhur eder ve onun Hakikat-i İseviyye'sinin "Rûhu'l-Kuds'ün zuhuru" olmasıyla açıklanır¹·².

Detaylı cevap

Îseviyye Fassı'nda rûh kavramı, özellikle Hz. Îsâ'nın şahsında tecelli eden özel bir ilâhî üfleme ile ilişkilidir. Hz. Îsâ, "Rûhullâh" lakabıyla anılır ki bu, Allah'ın rûhunun onda kemâl mertebesinde tezahür etmesinden kaynaklanır. Nisâ 171'deki "ve kelimetuhû elkâhâ ilâ meryeme ve rûhun minhu" (Hz. Îsâ Allah'ın bir kelimesidir; onu Meryem'e ulaştırdı, ve O'ndan bir rûhtur) ayeti, bu rûhânî bağın asıl menşeidir. Bu ilâhî üfleme, Hz. Meryem'in "nesimden ya'ni o üflemeden hâsıl olan rüzgârdan bir Meryem süret-i İseviyyeye hâmile oldu" ifadesiyle açıklanır³.

Tasavvufta rûh, insanın aslî hakikati olarak kabul edilir ve İsrâ 85'teki "kuli'r-rûhu min emri rabbî" ayetiyle mâhiyetinin sırrî olduğu vurgulanır. Her insana Hicr 29'daki "ve nefahtu fîhi min rûhî" (ona kendi rûhumdan üfledim) ayetiyle rûh üflenmiş olsa da²·⁴·⁵, Hz. Îsâ'da bu rûhî veche "kemâl mertebesinde" tezahür etmiştir. Bu durum, onun "Rûhu'l-Kuds" olarak da anılmasıyla pekişir⁶·¹. Hakikat-i İseviyye, "Rûhu'l-Kuds'ün zuhuru" olarak tanımlanır ve bu, ilâhî hakikatlerin zuhura geldiği Âdemiyet mertebesini faaliyete geçiren "venefahtü" ile benzer bir işleyiş olarak görülür¹·⁷. Dolayısıyla, Îseviyye Fassı'nda rûh, ilâhî üfleme ile kemâle ermiş, mucizevî bir zuhurun anahtar işleyişdır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.) · s.175Çünkü, Hakikat-i Muhammediyye “Rûhu-l A’zam”ın zuhuru, Hakikat-i İseviyye ise “Rûhu-l Kûds’ün zuhurudur. “Rûhu-l A’zam” ise (ebu’l ervah-rûhların babası)dır. BuOku
  2. 2K1-131
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1133Ruhun ne zaman fedâsı olurdu ki, o nefh-i ilâhîden bir Meryem süret-i İseviyyeye hâmile oldu? “Nesim”, lügatte “iyi ve temiz rüzgâr” demektir. Burada nefh-i ilâOku
  4. 4K1-48
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1132Ruhun ne zaman fedâsı olurdu ki, o nefh-i ilâhîden bir Meryem süret-i İseviyyeye hâmile oldu? “Nesim”, lügatte “iyi ve temiz rüzgâr” demektir. Burada nefh-i ilâOku
  6. 6Vahiy ve Cebrâîl · s.150Rûh’ul Kuds Hakikat-i İseviyye → “Furkan-ı natık” SIFAT 3. Rûh’ul İnsân Hakikat-i Mûseviyye – “len terani” (Âdem’e üflenen) rûh mertebesi → “Rûh’ul Sultâni” 4. Oku
  7. 7TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.305Baş şartı budur, bir de ilahi keşif yoluyla bilinir, yukarıda dedi ya “Ona ruhumdan üfledim” işte bu ruhuna üflemen, nefha-ı ilahiye yoksa, bir kimsenin bu ayetOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.