İçeriğe atla

Sabır kavramında dış-anlam ile iç-anlam farkı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey4 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sabır kavramında dış-anlam, sızlanmadan tahammül etme ve metanet gösterme iken, iç-anlam ise Hakk'tan gelen her şeye şikâyetsiz dayanma, nefsin inkârına karşı ruhun merhametli kalabilmesi ve bir hadise anında Allah'ı hatırlayarak halin değişmesidir. Tasavvufta sabır, sâlikin sülûk makamlarından biri olup, Hak'tan gelen her şeye şikâyetsiz tahammülü ifade eder. Bu, sadece dışsal bir dayanıklılık değil, aynı zamanda içsel bir dönüşüm ve Hakk'a yöneliştir¹·².

Detaylı cevap

Sabrın dış-anlamı, lugat karşılığı olan 'tahammül, dayanma, sızlanmadan kalma' ile örtüşür. Bu, kişinin zorluklar karşısında metanetini koruması ve dışarıya karşı şikâyette bulunmamasıdır. Örneğin, Hz. Yusuf'un kuyuya atılmasında ve zindanlarda sızlanmaması, bu dışsal sabrın, yani "sabr-ı cemîl"in bir tezahürüdür. Ancak tasavvufî idrakte sabır, sadece dışsal bir duruş olmaktan öteye geçer. İç-anlamda sabır, akıl ve zekânın bir ifadesi olarak nimet ve mihnet halleri arasında fark gözetmemek, sükuneti muhafaza edip Allah'tan başkasına şikâyet etmemektir². İrfanî anlamda sabır, bir hadise vuku bulduğunda Allah'ı hatırlayarak kişinin halinin değişmesidir; bu, olayı sadece yüklenip beklemekten farklıdır².

Bu içsel sabır, kişinin kendi nefsiyle olan mücadelesini de düzenler. Câsiye Sûresi'nde belirtildiği üzere, müminlere inkârcılara karşı sabır ve affetme emri, bâtınî olarak kulun kendi nefsiyle ilişkisini düzenleyen ilâhî bir terbiyeye dönüşür. Her insanda Hakk'a yönelen bir ruh ve O'na sırt çeviren bir nefis bulunduğundan, inkârcıyı bağışlamak, bu iç mücadelede nefsin inkârına karşı ruhun merhametli kalabilmesi demektir¹. Mesnevî'de de sabır, nefsi hapsetmek olarak tanımlanır ve canın nurunun, ilâhî nurun tecellisinden bir sabır ve tahammül bulmasıyla ilişkilendirilir³. Bu, sâlikin gönül âlemindeki nefsânî duyguları kurban etmesi gibi zorlu ve sabır isteyen oluşumları ifade eder⁴·⁵. Dolayısıyla sabır, tasavvufta sadece bir tahammül değil, aynı zamanda içsel bir arınma ve Hakk'a yönelişin anahtarıdır⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Câsiye Sûresi · s.36Tasavvufî anlamda âyette zahiren, müminlere inkârcılara karşı sabır ve affetme emri verilmiştir; bâtında ise, bu emir kulun kendi nefsiyle ilişkisini düzenleyenOku
  2. 2Hûd Sûresi · s.23O halde sabır: akıl ve zekanın ifadesidir. Nimet haliyle mihnet hali arasında fark gözetmemektir. Sükuneti muhafaza edip, Allah’tan başkasına şikâyet etmemektirOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.12703082. 252 o kilim nürdan bir sabır bulmuştur. &10024; 3082. 252 o kilim nurdan bir sabır bulmuştur. 3082. O kilim nurdan bir sabır bulmuştur. &10024; 3082. O kiOku
  4. 4Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) · s.248Böylece “ Rabb ’ın için namaz kıl” ifâdesi gerçek anlamda yerini bulmuş olur. “Venhar” “ve Kurb’an kes” Ey insân! bu hakîkatleri gerçekten idrâk etti isen, bir Oku
  5. 5Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1) · s.241Böylece “Rabb’ın için namaz kıl” ifâdesi gerçek anlamda yerini bulmuş olur. “Venhar” “ve Kurb’an kes” Ey insân! bu hakîkatleri gerçekten idrâk etti isen, bir deOku
  6. 6Secde Sûresi · s.156"Sabır, ferahın anahtarıdır" hadis-i şerifi mucibince sabır ferah ve sürurun anahtarıdır. Yukarıdaki tanımlara bakıldığında sabrın her olayda ayrı bir anlam kazOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.