İçeriğe atla

Sabır'ın üç açılım dili (lugat / akâid / mârifet) nasıldır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey4 görüntülenme12 kaynak
Kısa cevap

Sabır kavramının tasavvuftaki üç açılım dili; lugat, akâid ve mârifet mertebelerinde farklı ve derinleşen anlamlar taşır. Lugat düzeyinde sabır, tahammül etmek, dayanmak ve sızlanmadan kalmak gibi genel sözlük anlamlarını ifade eder. Akâid mertebesinde ise sabır, İslâmî ilimler çerçevesinde, özellikle Kur'ân ve hadislerde belirtilen şekliyle, Allah'tan gelen her türlü imtihana şikâyetsiz katlanma ve ibadetlerde sebat gösterme olarak anlaşılır. Bu, Bakara 153'teki "inna'llâhe maa's-sâbirîn" (Allah sabredenlerle beraberdir) ayetiyle temellendirilir. Mârifet mertebesinde ise sabır, sâlikin Hak'tan gelen her şeye karşı gösterdiği şikâyetsiz tahammül olup, sülûk makamlarından biri olarak kabul edilir; bu, sadece dışsal bir duruş değil, aynı zamanda içsel bir teslimiyet ve gaybî bir hâldir.

Detaylı cevap

Tasavvufî kavramların anlaşılmasında "Üç Açılım Dili" metodu, her kavramın katmanlı yapısını ortaya koyar: lugat, akâid ve mârifet. Sabır kavramı da bu üç dil üzerinden derinlemesine idrak edilir.

Lugat Dili: Sabır kelimesinin Arapça kökeni ve sözlük anlamı, "tahammül, dayanma, sızlanmadan kalma"dır. Bu, kelimenin herkes tarafından paylaşılan zâhirî mânâsıdır ve ehl-i lisan ile ehl-i tasavvufun anlaştığı en geniş zemini oluşturur. Lugat dili, kavramın temelini oluşturur ve diğer anlam katmanlarının sıhhatli bir şekilde kurulması için zaruridir.

Akâid Dili: Bu mertebede sabır, İslâmî ilimler, fıkıh ve kelâm çerçevesinde ele alınır. Ehl-i sünnet itikadında sabır, Allah'ın emirlerine uyma ve yasaklarından kaçınma konusunda gösterilen sebatı, musibetlere karşı gösterilen tahammülü ifade eder. Kur'ân-ı Kerîm'de Bakara Sûresi 153. ayette "inna'llâhe maa's-sâbirîn" (Allah sabredenlerle beraberdir) buyrularak sabrın önemi vurgulanır. Ayrıca Bakara 155-157'deki "le-neblüvenneküm bi-şey'in mine'l-havfi ve'l-cûi... ve beşşiri's-sâbirîn" (sizi korku, açlık ile imtihân ederiz, sabredenleri müjdele) ayetleri, sabrın imtihanlarla iç içe olan yapısını gösterir. Bu, sabrın belli rükünleri ve şartları olan bir ibadet ve ahlaki erdem olarak kabul edildiği mertebedir.

Mârifet Dili: İrfan ve tasavvuftaki bâtınî hakikati ifade eden bu dil, sabrı sâlikin Hak'tan gelen her şeye karşı gösterdiği şikâyetsiz tahammül olarak tanımlar. Sabır, tasavvufta sülûk makamlarından biri olup, tövbe, vera', zühd, fakr makamlarından sonra gelir ve tevekkül, rızâ makamlarına geçişte bir köprü vazifesi görür. Bu mertebede sabır, sadece dışsal bir duruş değil, aynı zamanda kalbin Allah'ın takdirine tam bir teslimiyetidir. Eyyûbiyye Fassı'nın hikmeti olan gaybiyye ile iç içe olan sabır, gaybî bir hâldir. Sabrın bu mertebesi, "sabr-ı cemîl" (güzel sabır) olarak da ifade edilir ki bu, içte bile sıkıntı duymadan, tam bir rıza ile sabretmektir. Bu, mârifet ehlinin zevkle bildiği, akâidi aşan ancak onu nakzetmeyen bir hakikattir.

Kaynaklar

Bu cevap kütüphanedeki 6 eserden derlendi — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.4377Lügat: Dil, lisan. Lügavi: Lügatle ilgili; Ma'nâ-yı lügavi: Lügat mânâsı, mecâzi olmayan gerçek anlam. Mâ: (Farsça) Biz. Mö”: Su. Maa: Berâber, ile, birlikte.Oku
  2. 2Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3) · s.158Berk’in, lügat mânâları. Şimşek çakması. Parlama. Yıldırım. Zinetlenme, süslenme. Tas: Tecelli-i İlâhiye ile kurbiyyete mazhariyyet. Ahmak olmak. Bu tecelli zamOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.1127“Hiç şüphe yok ki, her bir kimsenin dili kalbinin perdesidir. Kalbe gelen hatıralar meydana çıkmak için dil perdesinin açılması lazımdır. Çünkü dil söylemeye baOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6290“Bürin”, dilim demektir. Lokmân gelince efendi elindeki meyveden bir dilim kesti ve Lokmân'a verdi; Lokmân onu tatlı tatlı yedi. oşluktan ki yedi, ona ikinciyi Oku
  5. 5A'lâ ve Gâşiye Sûreleri · s.55Zikr ’in lügat mânâsı: Anmak, hatırlamak, anılmaktır. Allah-ı (c.c.) çok, çok anıp azametini düşünmektir. Kûr’ân-ı Kerîmin bir ismidir. Namazında bir ismidir. NOku
  6. 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.858Yani, o temiz ve iyi kimselere Yüce Allah öyle şeyler verir ki, o verilen ihsanları dil ile ve lügat ile tarif etmek mümkün değildir. Çünkü (32/17) yani “Amel eOku
  7. 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.1127Yani, bir et kebabı parçası gibi olan küçük perde, yani dil, arifin kalbinde olan birçok marifet güneşinin suretlerini örter. Yani bu dil söylemezse, arifin kalOku
  8. 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.1133Yâhud dil, dürüst bir çömlek kapağı gibidir. &10024; 4916. Ya da dil, dürüst bir çömlek kapağı gibidir. 4916. Yahut dil, dürüst bir çömlek kapağı gibidir. &1002Oku
  9. 9Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.808"La'l"den maksat, kırmızı olan dildir. "Yakut"tan maksat, ilahi marifetlerdir. "Risale"den maksat, İmam Kuşeyri'nin Risale-i Kuşeyriyye'sidir. Kütü'l-Kulüb, EbûOku
  10. 10Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.1126Yani, bir et kebabı parçası gibi olan küçük perde, yani dil, arifin kalbinde olan birçok marifet güneşinin suretlerini örter. Yani bu dil söylemezse, arifin kalOku
  11. 11Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1 · s.120Her kim ki dilinden anlayan bir arkadaştan ayrı kaldıysa, yüz nağme bulsa da nağmesiz oldu. "Hem-zebân" birinin dilinden anlayan arkadaş. "Nevâ" azık ve gıdâ deOku
  12. 12Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.809"La'l"den maksat, kırmızı olan dildir. "Yakut"tan maksat, ilahi marifetlerdir. "Risale"den maksat, İmam Kuşeyri'nin Risale-i Kuşeyriyye'sidir. Kütü'l-Kulüb, EbûOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.