İçeriğe atla

Sahv kavramı hangi durumlarda bozulur veya gizlenir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey24 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Sahv, tasavvufta sâlikin sekr hâlinden sonra ulaştığı ayıklık ve Hak ile birlikte halk içinde olma kemâl mertebesidir. Bu manevi ayıklık hâli, üç temel sebeple bozulabilir veya gizlenebilir: niyetin bozulması, şer'î edebin terk edilmesi ve gaflet ile ülfet. Özellikle niyetin riyâ, sum'a veya ucb gibi unsurlarla kirlenmesi, hâlin bozulmasına yol açar. Şer'î ölçülere uymayan bir tatbikat ise hâli istidrâca dönüştürebilir. Ayrıca, sâlikin hâlin sahibinden gâfil olup hâle âşık olması, sahvın gizlenmesine neden olabilir. Bu gizlenme bazen sâliki temkîne hazırlayan ilahi bir lütuf olarak da tecelli edebilir.

Detaylı cevap

Sahv hâli, sülûkun kemâl noktası olup, başlangıçtaki sahv-ı ibtidâ, ardından gelen sekr (fenâ) ve nihayetinde ulaşılan sahv-ı intihâ (sahv-i ba'de's-sekr) mertebelerini içeren bir sürecin son halkasıdır. Bu yüce hâlin bozulması veya gizlenmesi, sâlikin manevi yolculuğunda karşılaşabileceği önemli tehlikelerdendir. İlk olarak, niyetin bozulması sahv hâlini olumsuz etkiler. Hadis-i şerifte belirtildiği üzere "Ameller niyetlere göredir" (Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1). Sâlikin niyetine riyâ (ameli halk için yapma), sum'a (amelinin duyulmasını isteme) veya ucb (kendi amelini beğenme) gibi unsurlar karışırsa, bu hâl "şirk-i hafî" olarak kabul edilir ve sahvın tahakkuk etmesini engeller, hatta gizlenmesine yol açar.

İkinci olarak, şer'î edebin terk edilmesi sahv hâlinin bozulmasına neden olur. Bir hâl ne kadar yüksek görünürse görünsün, şer'î ölçülere uygun olmadığı sürece istidrâçtır; yani Hak'tan değil, nefisten veya cinden kaynaklanır. İbn Arabî'nin de belirttiği gibi, şer'a muvafık olmayan keşif, keşif değil, hayaldir. Sahv ehli, şerîate sıkı bağlılık gösterir ve zâhir-i şerîatı asla terk etmez. Şer'î edebin ihlali, manevi hâllerin bozulmasına ve gizlenmesine yol açar¹.

Üçüncü olarak, gaflet ve ülfet sahvın gizlenmesine sebep olabilir. Sâlikin hâlin sahibinden gâfil olup hâle âşık olması, yani hâlin kendisiyle meşgul olup Hakk'ı unutması, hâlin gizlenmesine yol açar. Kur'an-ı Kerim'de "Onlar Allah'ı unuttular, Allah da onları unutturdu" (Haşr 59/19) buyrulur. Bu gizlenme (kabz) bazen ilahi bir lütuf olarak da tecelli edebilir; zira bekâ-i tâm öncesinde sâliki temkîne hazırlar. Nitekim, içsel olan kuvvet bulduğunda dışsal olanın hükümleri gizlenir; ruhani hükümler üstün geldiğinde nefsani sıfatlar gizlenir². Sultanın tebaasından gizlenmesi gibi, manevi yücelik de bazen gizlenmeyi gerektirir³. Sekr ve sahv hâlleri, değişime açık olan kullara mahsustur; Hakk'a nispetle ne sekr ne de sahv vardır, zira O, her iki hâlden de müstağnidir⁴.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Tüm Şiirlerim, s. 127“Örtü içinde gizlenir, Başkaların'dan izlenir, Her kes hep ona seslenir, Örtüsü ile süslenir. Bunlar bir acayip iştir, Öyle dehşetli geliştir, Varlığın sonsuz ge”Oku
  2. 2Mesnevî Cilt 5 · Beyit 1159 (s. 311)“İçsel olan kuvvet bulunca, dışsal olanın hükümleri gizlenir. Aynı şekilde, insan varlığında ruhanî hükümler üstün geldiği zaman, nefsanî sıfatlar gizlenir. "Nas”Oku
  3. 3Kelime-i Âdemiyye, s. 685“İşte bu sırdan dolayı, görünen sultanlar kendi tebaalarıyla daima iç içe olmayıp, kendi sarayında gizlenir. Aslında sultan, görünüşü itibarıyla, halktan ayrıcal”Oku
  4. 4Kelime-i Dâvûdiyye, s. 55“Sekr (mestlik) ve sahv (ayıklık) ise değişime açık olan kullara mahsustur. O yüce zata nispetle ne sekr ne de sahv vardır. Şimdi mademki Hakk'a bakıyordu, her i”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.