İçeriğe atla

Salât (Namaz) kavramı neye işaret eder?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Salât, lügatte "duâ, hayır duâsı" anlamına gelirken, tasavvufta mü'minin mi'râcıdır ve kulun Hak'la, Hak'ın da kuluna teveccüh ettiği iki taraflı bir buluşmayı ifade eder. Kur'ân'ın namaz için kullandığı tek kelime olan salât, "yöneliş, ulaşma, bağ kurma" gibi geniş anlamlar taşır¹. Türkçeye Farsçadan geçen "namaz" kelimesi ise salâtın sadece beden mertebesindeki ibadeti, yani eylem yönünü ifade ederken²·³, salât kavramı bütün mertebe ve makamlarda kılınan namazların hepsini kapsar⁴. Salât, tasavvufta beş katmanda işleyerek zâhirî namazdan başlayıp huşû, zikr ve mîrâc namazına uzanan bir derinliğe sahiptir. Salât kelimesinin harfleri dahi (ص-sad, ل-lam, ة-te) sıfat, lâhût âlemlerini ve tevhidi içerir; bu sayede sâlik namazda tevhidin tüm mertebelerini cem eder⁵.

Detaylı cevap

Salât kavramı, Kur'ân'da namaz için kullanılan tek kelime olup, "yöneliş, ulaşma, bağ kurma, duâ" gibi geniş anlamları ihtiva eder¹. Bu geniş mana, Türkçeye Farsçadan geçen "namaz" kelimesiyle tam olarak karşılanamaz; zira namaz, salâtın sadece bedenî ibadet yönünü, yani tekbirle başlayıp selamla son bulan belirli hareket ve sözlerden oluşan fiilî kısmını ifade eder²·⁴. Oysa salât, tasavvufta çok daha derin ve mertebeli bir kavramdır.

Salâtın tasavvuftaki ilk katmanı, Cibrîl hadîsindeki abdest, kıble, vakit, rükû ve secde gibi şartlarla kılınan zâhirî namazdır. Bu, İslâm'ın temelini oluşturan beş vakit farz namazdır. İkinci katman, kalbin Hak ile birlikte olma hâli olan huşû namazıdır; burada namaz bedenle değil, kalple kılınır. Üçüncü katman ise Tâhâ 14'teki "beni anman için namazı kıl" ayetinin işaret ettiği zikr namazıdır; sâlik bu mertebede her sözünde Hak'ı zikrederek namazı dilden, kalpten ve bedenden topluca yapılan bir zikre dönüştürür. Dördüncü katman, "es-salâtu mi'râcü'l-mü'min" hadîs-i şerîfinin belirttiği mîrâc namazıdır ki, bu, sâlikin Hak'la dikey bir buluşma yaşadığı mertebedir. Salât kelimesinin harfleri dahi bu derinliği yansıtır: (ص) sad sıfat âlemini, (ل) lam lâhût âlemini, (ة) te ise tevhidi içerir. Böylece müslüman, namaz kılarken fizikî hareketleriyle ef'âl, sözleriyle esmâ mertebelerini, salâtın harfleriyle de sıfat ve lâhût mertebelerini ve tüm bunların tevhidini kendinde cem eder⁵. Bu, tevhid-i ef'âl, tevhid-i esmâ, tevhid-i sıfat ve tevhid-i zât mertebelerini özümseyen, irfan ehli yolcuların tecrübe ettiği mi'râc olan namazdır⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Salât
  2. 2Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) · s.202Kopyalama metni Farsça’da “tâzim için eğilmek, kulluk, ibadet” anlamına gelen namâz , sözlükte “dua etmek, ibadet etmek, bağışlanma dilemek, yalvarmak” mânalarıOku
  3. 3Lokmân Sûresi · s.57İşte salât kelimesinin ifade ettiği geniş anlamlı manası budur ve mü’minin mi’racı olan salât-namaz da budur. Namaz kelimesi ise sadece beden mertebesinde yapılOku
  4. 4DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.201Hayye Ale’s-Salâh “Haydin namaza!” ifadesi ile eyleme geçilir. Buraya kadar olan kısım nazarî yaşantıdır. Namaz, fiilî olarak bu sözle başlar. Bu ifade, Türkçe’Oku
  5. 5Aşk ve İrfân Yolunda · s.188Salât (صَلاَةُ) kelimesindeki (ص) sad sıfat alemini, (ل) lam lâhût alemini, (ة) te ise tevhidi içerir. Müslüman namaz kıldığı esnada, fizikî hareketleriyle ef’âOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.