İçeriğe atla

Salât (Namaz) ve Kelime-i Tevhîd'in tasavvufî dilleri arasındaki fark nedir?

Çaprazlama6 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta Salât ve Kelime-i Tevhîd, her ikisi de Hakk'a yönelişin ve O'nunla bağ kurmanın temel unsurları olmakla birlikte, tasavvufî dilleri ve işlevleri açısından farklılık gösterir. Salât, lugat, akâid ve mârifet dillerinde ele alındığında, kulun Hakk'a teveccüh ettiği, beş vakit kılınan farz ibadetten başlayıp mü'minin mîrâcı olan dikey buluşmaya kadar uzanan mertebeli bir kavramdır. Kelime-i Tevhîd ise, "Lâ ilâhe illallah" zikriyle Allah'ın birliğini ifade eden, nefsi emmâre mertebesinden kurtuluşun anahtarı olan ve "Mertebe-i Ahadiyyet"ten ilan edilen bir hakikattir¹. Salât daha çok fiilî bir ibadet ve Hakk ile irtibat kurma makamı iken², Kelime-i Tevhîd Allah'ın birliğine dair temel inancı ve bu inancın mertebeli açılımını temsil eder.

Detaylı cevap

Salât kavramı, tasavvufta üç dilde incelenir: lugat, akâid ve mârifet. Lugat dilinde "duâ, hayır duâsı" anlamına gelir. Akâid dilinde ise, tekbirle başlayıp selamla biten, belli rükünleri olan beş vakit farz ibadettir. Mârifet dilinde ise Salât, mü'minin mîrâcıdır; kulun Hakk'a, Hakk'ın da kuluna teveccüh ettiği iki taraflı bir buluşmadır. Bu, zâhirî namazdan (birinci katman), huşû namazına (ikinci katman), zikr namazına (üçüncü katman) ve mîrâc namazına (dördüncü katman) uzanan mertebeli bir kavramdır. Salât, Kur'ân'da "yöneliş, ulaşma, bağ kurma, duâ" anlamlarını taşır ve Terzibaba külliyatında ef'âl mertebesindeki beş vakitten Salât-ı Dâimûn'a uzanan mertebeli bir kavram olarak okunur³. Salât-ı Dâim ise, sadece beş vakit değil, her nefeste Hakk ile irtibat kurma makamıdır⁴.

Kelime-i Tevhîd ise, "Lâ ilâhe illallah" zikriyle Allah'ın birliğini ifade eder ve nefsi emmâre mertebesinin zikri ve o mertebeden kurtuluşun anahtarıdır¹. Bu kelime, "Mertebe-i Ahadiyyet"ten ilan edilmektedir, böylece Ahadiyyet bâtın, Uluhiyyet zâhir olmuştur⁵. Kelime-i Tevhîd'in oluşumu sondan başa doğru iken, biz kulluk mertebesi gereği onu baştan sona okuduğumuzu zannederiz⁵. "Muhammedürresulullah" ise "Kelime-i Risalet"tir ve onun da oluşumu "Allah - Resul – Muhammed" şekliyle nüzul sistemi içerisinde sondan başa doğrudur⁶. Kelime-i Tevhîd'in risâlet dilinden açıklanıp, ilan edilip ve şerh edildiği yer, Kâbe'den sonra ibadet hususunda en yüce yerdir⁷. Dolayısıyla, Salât daha çok fiilî bir ibadet ve Hakk ile dikey buluşma makamı iken, Kelime-i Tevhîd Allah'ın birliğine dair temel inancı ve bu inancın mertebeli açılımını temsil eden bir hakikattir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Tevhîd · s.26Kelime-i Tevhid'in (لا إله إلا الله) "lâ ilâhe illâ allah" Yukarıdan aşağıya ise, “Mertebe-i Ahadiyyet”ten ilan edilmektedir. Böylece Ahadiyyet batın, UluhiyyetOku
  2. 2Salât, Salât-ı Dâim
  3. 3Salât
  4. 4Salât-ı Dâim
  5. 5Kelime-i Tevhîd · s.26Kelime-i Tevhid'in (لا إله إلا الله) "lâ ilâhe illâ allah" Yukarıdan aşağıya ise, “Mertebe-i Ahadiyyet”ten ilan edilmektedir. Böylece Ahadiyyet batın, UluhiyyetOku
  6. 6Kelime-i Tevhîd · s.238“muhammedürresulüllah” ise, “Kelime-i Risalet”tir. Kelime-i Tevhid’in oluşumunda gördüğümüz gibi sondan başa doğru idi. “Kelime-i Risalet”in dahi oluşumu sondanOku
  7. 7Kelime-i Tevhîd · s.557"Kelime-i Tevhid'in risâlet dilinden açıklanıp, ilân edilip ve şerh edildiği yer; Kâbe'den sonra ibadet hususunda en yüce yerdir. 10. Hâlen hutbelerin okunduğu Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.