İçeriğe atla

Sâlik için Makâm ne anlama gelir?

Kavram TanımıTemel düzey21 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta sâlik için makâm, sülûk yolunda amel ve tahkîk ile ulaşılan, istikrarlı ve sürekli bir manevî mertebedir; hâlden farklı olarak sâlikin günlük yaşamına yerleşen, ilâhî bir mevhibenin tezahürüdür. Makâm, sâlikin nefsinin tahavvülüyle açılan yeni bir duruş yeri olup, tevbe, sabır, rızâ, mârifet ve fenâ gibi mertebeleri kapsar. Her makâm, sâlikin Hak'ın belirli bir isminin tecellîsine mazhar olduğu ve o ismin günlük yaşam mahalline dönüştüğü esmâî bir mertebedir. Sâlikin makâmlar arasındaki ilerleyişi, mürşid rehberliğinde gerçekleşir ve kemâl mertebesine ulaşana dek devam eder; aksi takdirde sâlik, makâmın alâkasına takılıp kalırsa düşüş yaşayabilir¹.

Detaylı cevap

Makâm, sâlikin tasavvufî yolculuğunda katettiği ve üzerinde istikrar bulduğu manevî duraklardır. Lugat anlamı "duruş yeri, mevki" olan makâm, sâlikin kendi gayreti ve amelî tahkîkiyle elde ettiği bir mevki olup, Hak'tan gelen bir mevhibe olan hâlin aksine süreklilik arz eder. Tasavvuf sistematiğinde makâmlar genellikle belirli bir sıraya göre dizilir: tevbe, vera', zühd, fakr, sabır, tevekkül, rızâ, mârifet, muhabbet ve fenâ. Her bir makâm, bir öncekinin tam olarak yaşanması ve tahkîk edilmesiyle açılır; örneğin, sâlik tövbeyi yaşamadan vera' makâmına geçemez. Makâmın irfânî tanımı, sâlikin o makâmda Hak'ın belirli bir isminin tecellîsine mazhar olmasıdır; örneğin, "tövbe makâmında" iken Hak'ın "et-Tevvâb" isminin, "rızâ makâmında" iken "er-Razî" isminin tezahürüdür. Sâlikin bu makâmlarda ilerlemesi, nefsinin tahavvülüyle gerçekleşir ve her yeni makâm, sâlik için yeni bir manevî açılım demektir. Bu ilerleyişte mürşidin rehberliği esastır; mürşid, sâlikin elini ancak kemâl mertebesine ulaştığında bırakır¹. Eğer sâlik, ulaştığı bir makâma takılıp kalır, onda kemâl duygusu hâsıl olur ve mürşidden istiğnâ ederse, o makâmdan sukût edebilir². Özellikle "Cem'ül ba'del fark" veya "Hayret, Heyhat, Birlik" makâmı gibi yüksek mertebelerde, sâlikin bu makâmda kalıp ileriye geçmeye çalışmaması, kemâle ermesine ve irşad edememesine neden olabilir; zira bu durumda "Hak'ta kalır, halka dönemez"³·⁴. Sâlikin bu makâmlarda "renksiz" olması ve "vahdeti" bulması, aklının "akl-ı kül", nefsinin "nefs-i kül" ve ruhunun "Ruh-u Mukaddes" olması anlamına gelir⁵·⁶·⁷. Bu durum, sâlikin kendi varlık iddiâsından soyunarak Hak'ın varlığını ayân etmesi olan fenâ hâlinin bir tezahürüdür.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Mesnevî Cilt 2 · Beyit 3121 (s. 325)“Sâlik, maksüd-ı asli olan mesken-i kemâle vâsıl olabilmek için, esnâ-yı sülükünde vâsıl olduğu birçok makâmların alâkasını terk etmek lâzımdır. Çünkü uğradığı m”Oku
  2. 2Mesnevî Cilt 2 · Beyit 3121 (s. 325)“Sâlik, maksüd-ı asli olan mesken-i kemâle vâsıl olabilmek için, esnâ-yı sülükünde vâsıl olduğu birçok makâmların alâkasını terk etmek lâzımdır. Çünkü uğradığı m”Oku
  3. 3Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4), s. 164“Sâlik bu makâmda kalır ileriye geçmeye çalışmazsa, bu makâma gelir ve yaşar ama üçüncü sefere geçmezse, çıkmazsa kemâle eremez. Yani Hakta kalır, halka dönemez.”Oku
  4. 4Fâtiha Sûresi, s. 36“Bu makama “Cemül ba’del fark” yani “farktan sonra cem” yani farklar görmenin tek görmeye dönüşmesi denir. Burası Hakka meczub olanların makamıdır. “Hayret”, “he”Oku
  5. 5Altı Peygamber (Cilt 4), s. 43“Sâlik bu makamda “RENKSİZ” olur ve “VAHDETİ” bulur!.. Beyt : Çünkü renksiz rengi bağladı, Mûsâ, mûsâ ile cenge daldı. Çünkü renksiz istikrarla dağılır, Mûsâ ve ”Oku
  6. 6Zâriyât Sûresi, s. 154“Sâlik bu makamda “RENKSİZ” olur ve “VAHDETİ” bulur!.. Beyt : Çünkü renksiz rengi bağladı, Mûsâ, mûsâ ile cenge daldı. Çünkü renksiz istikrarla dağılır, Mûsâ ve ”Oku
  7. 7Târık Sûresi, s. 50“Salik bu makamda “RENKSİZ” olur ve “VAHDETİ” bulur!.. Beyt : Çünkü renksiz rengi bağladı, Musa musa ile cenge daldı. Çünkü renksiz istikrarla dağılır, Musa ve F”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.