İçeriğe atla

Sâlik, Şîsiyye Fassı'nın hikmetini hangi amelle pekiştirir?

Sâlik AmelOrta düzey7 görüntülenme1 kaynak
Kısa cevap

Sâlik, Şîsiyye Fassı'nın hikmetini, amellerini kendi kesbine değil, Hakk'ın lütuf ve keremine nispet etme idrâkiyle pekiştirir. Bu idrâk, sâlikin amellerini kusursuz görme veya kulluk görevlerini ihmal etme gibi yanılgılardan korunmasını sağlar. Zira nefs kusurlu olduğundan, amel de noksan ve kusurludur; bu sebeple sâlik, yaptığı ibadetleri kendisine nispet etmekten haya eder ve asıl gayenin amellerin çokluğunu biriktirmek değil, Hakk'ın mârifetine ermek ve O'nda fenâ bulmak olduğunu idrak eder¹. Bu durum, sâlikin kalbinin Hak ile halk arasındaki dengeyi kurduğu bâtınî mîzân ile de ilişkilidir.

Detaylı cevap

Sâlikin Şîsiyye Fassı'nın hikmetini pekiştirmesi, ihlâsın hakikatini idrak etmesiyle mümkündür. Bu idrak, amellerin kendi çabasıyla değil, Hakk'ın lütuf ve keremiyle meydana geldiğini bilmektir¹. Bu sayede sâlik, ameline herhangi bir mükemmellik atfetmez; çünkü nefs, amelin mahallidir ve kusurlu olduğundan, amel de noksan ve kusurludur. Bu sebeple sâlik, bütün gayretine rağmen yaptığı ibadetleri kendisine nispet etmekten haya eder, zira kullukla emrolunmuştur ve efendisinin emirlerini yerine getirmek onun asli vazifesidir¹.

Bu şuurla sâlik, hakiki hedefin amellerin çokluğunu biriktirmek değil, Hakk'ın mârifetine ermek ve O'nda fenâ bulmak olduğunu kavrar. Amellerini beğenmesi veya onlarla oyalanması, onu asıl gayesinden, yani Allah'a vuslattan alıkoyacaktır¹. Sâlikin bu süreçte dikkat etmesi gereken iki yanılgı vardır: İlki, amelini kendisine değil Hakk'a nispet ettiği için onu kusursuz ve mükemmel görmesi; ikincisi ise, kulluk görevlerini yerine getirmede gayret göstermemesi. Bu yanılgılardan korunmak için sâlik, bütün amellerinin Hakk'ın tevfîki sayesinde gerçekleştiğini bilmelidir¹.

Bu idrak, sâlikin kalbinin Hak ile halk arasındaki dengeyi kurduğu bâtınî mîzân ile de yakından ilişkilidir. Sâlikin her amelinde ve her hâlinde kendisini Hakk'ın hükmü mîzânına çekme idrâki, bu hikmetin bir tezahürüdür. Ayrıca, sâlikin bu mertebede mükâşefe yoluyla gayb âleminden veya Hak'tan kalbine inen doğrudan idrâklerle de desteklenmesi mümkündür. Bu, sâlikin kendi sırrını açması, ezelî hakikatini ve Hak'la ilişkisinin ezelî mahiyetini idrak etmesi olan mükâşefe-i sır ile de bağlantılıdır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Sâd Sûresi · s.178Bu şuurla sâlik, aslında hakikî hedefin amellerin çokluğunu biriktirmek değil, Hakk’ın mârifetine ermek ve O’nda fenâ bulmak olduğunu idrak eder. Çünkü amelleriOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.