Sâlik, Süleymâniyye Fassı'nın hikmetini hangi amelle pekiştirir?
Sâlik, Süleymâniyye Fassı'nın hikmetini, amellerini kendi kesbiyle değil, Hakk'ın lütuf ve keremiyle meydana geldiğini idrak etme ameliyle pekiştirir. Bu idrak, sâlikin ameline herhangi bir mükemmellik atfetmemesini sağlar, zira nefs kusurlu olduğundan amel de noksan ve kusurludur¹. Süleymâniyye Fassı'nın hikmeti olan "hikmet-i rahmâniyye"², Hakk'ın rahmetinin genişliğini ve tasarrufunun âmm oluşunu ifade eder. Bu hikmet, sâlikin amellerini beğenmekten veya onlarla oyalanmaktan ziyade, Hakk'ın ma'rifetine ermek ve O'nda fenâ bulmak olan asıl gayesine odaklanmasını gerektirir¹.
Detaylı cevap
Süleymâniyye Fassı'nın hikmeti, "hikmet-i rahmâniyye" olarak adlandırılır ve Cenâb-ı Hakk'ın rahmet-i âmme-i zâtiyye ve rahmet-i hâssa-i zâtiyye hükümlerinin, rahmet-i âmme-i sıfâtiyye ve rahmet-i hâssa-i sıfâtiyye ile tecellî etmesiyle Süleymân (a.s.)'ın âlemde hükmünün ve tasarrufunun âmm olmasına dayanır². Bu hikmetin idrâki, sâlikin amellerini kendi çabasıyla değil, Hakk'ın lütuf ve keremiyle gerçekleştiğini bilmesiyle pekişir¹. Sâlikin bu şuurla hareket etmesi, amellerinin çokluğunu biriktirmek yerine, Hakk'ın ma'rifetine ermek ve O'nda fenâ bulmak olan hakikî hedefe yönelmesini sağlar¹.
Bu amelî pekiştirme, sâlikin iki temel yanılgıdan sakınmasını gerektirir: İlki, amelini kendisine değil Hakk'a nispet ettiği için onu kusursuz ve mükemmel görmesi; ikincisi ise, kulluk görevlerini yerine getirmede gayret göstermemesi¹. Dolayısıyla, sâlikin bütün gayret ve çabasına rağmen yaptığı ibadetleri kendisine nispet etmekten haya etmesi, efendisinin emirlerini yerine getirmenin asli vazifesi olduğunu idrak etmesi bu hikmetin amelî karşılığıdır¹. Bu durum, sâlikin "amel yönünden akıl yönüne ağırlık vermesi" ve istidadı kadar bu alanda kalem oynatmasıyla da ilişkilidir³. Süleymâniyye Fassı'nın hikmeti, Fusûsu'l-Hikem'de "hikmet-i rahmâniyye"ye yakın olan bir mertebe olarak da zikredilir ve rahmetin ilâhî sıfatlardan biri olduğu vurgulanır⁴.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Sâd Sûresi · s.178“Bu şuurla sâlik, aslında hakikî hedefin amellerin çokluğunu biriktirmek değil, Hakk’ın mârifetine ermek ve O’nda fenâ bulmak olduğunu idrak eder. Çünkü amelleri”Oku
- 2Kelime-i Süleymâniyye · s.8“İşte Süleymân (a.s.)ın, rahmet-i âmme-i zâtiyye ve rahmet-i hâssa-i zâtiyyenin hükümleri olan rahmet-i âmme-i sıfâtiyye ve rahmet-i hâssa-i sıfâtiyye ile ihtisâ”Oku
- 3Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri · s.243“Sonrasında amel yönünden akıl yönüne ağırlık verilir. Salik istidadı kadar burada da kalem oynatır. Kimine farz kimine sünnet olur…. N.N.”Oku
- 4Bir Ressam Hikâyesi · s.177“Henüz Esma mertebesini idrak edememiş salik Zamanın kutbu olan Veliy-i Kamilden bunların toplamı olan Sıfatlar hakkında bilgi almak ister.. 3717. Dedi: “Git ki,”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.