İçeriğe atla

Sekr kavramı hangi durumlarda bozulur veya gizlenir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Sekr (manevi sarhoşluk) hâli, tasavvufî sülûkta önemli bir mertebe olmakla birlikte, bazı durumlarda bozulabilir veya gizlenebilir. Bu durumların başında niyetin bozulması, şer'î edebin terk edilmesi ve gaflet ile ülfet gelir. Özellikle riyâ, sum'a ve ucb gibi niyet bozuklukları, sâlikin Hak için yaptığı amelleri ve yaşadığı hâlleri tahakkuk ettirmez, aksine gizler. Şer'î ölçülere uymayan bir hâl ise istidraca dönüşebilir. Ayrıca, sâlikin hâlin sahibinden gafil olup hâle âşık olması da sekr hâlinin gizlenmesine yol açar. Bu gizlenme bazen lütuf olarak gelip sâliki bekâ-i tâm öncesi temkîne hazırlayabilir.

Detaylı cevap

Sekr, tasavvufta sâlikin fenâ hâlinde aklının Hak ile mest olması, kontrolünü kaybetmesi durumudur. Bu manevi sarhoşluk hâli, ilahi tecellinin şiddetinden kendinden geçme olarak da tanımlanır¹. Ancak bu hâl, sâlikin manevi yolculuğunda bazı sebeplerle bozulabilir veya gizlenebilir.

Birincisi, niyetin bozulmasıdır. "Ameller niyetlere göredir" (Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1) hadisi tasavvufun temel taşıdır. Sâlikin niyetine riyâ (ameli halk için yapma), sum'a (amelinin işitilmesini isteme) veya ucb (kendi amelini beğenme) karışırsa, bu hâl bozulur ve gizlenir. Bu üç durum "şirk-i hafî" olarak kabul edilir ve amelin tahakkuk etmesini engeller.

İkincisi, şer'î edebin terk edilmesidir. Bir hâl ne kadar yüksek görünse de, şer'î ölçülere uygun olmadıkça istidraçtır; yani Hak'tan değil, nefisten veya cinden gelir. İbn Arabî'nin de belirttiği gibi, şer'a muvafık olmayan keşif, keşif değil, hayaldir. Bu durumda sekr hâli de bozulur ve hakiki mahiyetini kaybeder.

Üçüncüsü, gaflet ve ülfettir. Sâlikin hâlin sahibinden gafil olup hâle âşık olması, sekr hâlinin gizlenmesine neden olur. "Onlar Allah'ı unuttular, Allah da onları unutturdu" (Haşr 59/19) ayeti bu durumu açıklar. Bu gizlenme (kabz) bazen bir lütuf olarak gelir ve sâliki bekâ-i tâm öncesi temkîne hazırlar. İçsel olan ruhani hükümler üstün geldiğinde nefsani sıfatlar gizlenir². Sultanın tebaasından gizlenmesi gibi, manevi hâller de anlamı sebebiyle gizlenebilir³. Sekr ve sahv hâlleri değişime açık kullara mahsustur; Hakk'a nispetle ne sekr ne de sahv vardır⁴.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1 · s.352Ya'ni sen cismâniyet âleminin vehminden ve fehminden ve fikrinden sar- hoş oldukça, sekr-i rühâniden uzaksın. Nitekim Hak Teâlâ ehl-i dünyâ hak- kında 9 yea; eşOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.1158İçsel olan kuvvet bulunca, dışsal olanın hükümleri gizlenir. Aynı şekilde, insan varlığında ruhanî hükümler üstün geldiği zaman, nefsanî sıfatlar gizlenir. "NasOku
  3. 3Kelime-i Âdemiyye · s.684İşte bu sırdan dolayı, görünen sultanlar kendi tebaalarıyla daima iç içe olmayıp, kendi sarayında gizlenir. Aslında sultan, görünüşü itibarıyla, halkın bireylerOku
  4. 4Kelime-i Dâvûdiyye · s.56Sekr (mestlik) ve sahv (ayıklık) ise değişime açık olan kullara mahsustur. O yüce zata nispetle ne sekr ne de sahv vardır. Şimdi mademki Hakk'a bakıyordu, her iOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.