İçeriğe atla

Seyr-i Sülûk hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey4 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Seyr-i sülûk hâline ulaşmak için sâlikin nefs mertebelerini aşması gerekmektedir. Bu yolculuk, nefs-i emmâreden başlayıp nefs-i sâfiyeye kadar uzanan yedi mertebeyi kapsar. Her bir mertebe, bir öncekinin zulmetini aşarak daha üst bir hâle ulaşmayı ifade eder. Özellikle nefs-i levvâme mertebesinde tevbe, mücâhede ve riyâzat ile nefsî dürtülerle mücadele edilirken, nefs-i mutmainne mertebesinde kalbî sükûn ve Hak ile huzura erişilir. Seyr-i sülûkun son aşaması olan nefs-i sâfiye mertebesi, birçok sûfî tarafından seyrin sonu olarak görülse de, bazı okullarda seyr-i sülûkun enfüsî kısmının tamamlandığı ve âfâkî seyre geçildiği bir basamak olarak kabul edilir¹·².

Detaylı cevap

Seyr-i sülûk, tasavvufta sâlikin manevî yolculuğunun bütününe verilen isimdir ve bu yolculuk nefs mertebelerinin aşılmasıyla gerçekleşir (K2-T3 — K2). Bu mertebeler, Kur'ân âyetlerinden istinbât edilen Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardiyye ve sülûk geleneğinde teşekkül eden Sâfiye/Kâmile'dir (K2-T3 — K2). Sâlikin seyr-i sülûk yolunda ilerlemesi, her bir nefs mertebesinin gerektirdiği mücâhedeyi tamamlamasına bağlıdır.

İlk mertebe olan Nefs-i Emmâre'de şehvet, gazab, kibir gibi kötü huylar hâkimdir ve bu mertebede ancak zâhirî ibadetler mümkündür. Aşılması için tevbe-i nasûh ve mürşid-i kâmile teslimiyet şarttır (K2-T3 — K2). Ardından gelen Nefs-i Levvâme'de sâlik kötülüklerinden dolayı kendini kınar, vicdanı uyanıktır ancak nefsî dürtüler hâlâ mevcuttur. Bu mertebede tevbe, mücâhede ve riyâzat hâlleri zuhûr eder (K2-T3 — K2).

Nefs-i Mülhime ise, sâlikin Levvâme'nin ikili salınımını aşıp içinde ilhâmın açılmaya başladığı üçüncü basamaktır³. Bu mertebeden itibaren mârifet, kerâmet ve keşf gibi hâller görülebilir (K2-T3 — K2). Dördüncü basamak olan Nefs-i Mutmainne, sâkinleşmiş ve huzura ermiş nefsi ifade eder. Bu mertebede sâlikin kalbi sâkinleşmiş, Hak ile huzura ermiştir; dünyevî olaylar karşısında panik yapmaz, ibadetlerden zevk alır ve halka karşı şefkati artar (K1-530 — K1).

Seyr-i sülûkun son mertebesi olan Nefs-i Sâfiye, saflaşmış ve arınmış nefsi temsil eder⁴. Bu mertebe, seyr-i sülûk yolunda büyük bir aşamadır ve birçok kişi tarafından seyrin sonu olarak kabul edilir¹·⁵. Ancak bazı tasavvuf okullarında, nefs-i sâfiyeye ulaşmak enfüsî seyrin tamamlanması anlamına gelirken, âfâkî seyrin yani dış âlemdeki seyrin devam ettiği belirtilir². Bu yolculukta sâlik, nefs dağında "Museviyet mertebesi" itibarıyla Eymen (sağ) tarafındaki Vadi'ye ulaşmayı hedefler⁶·⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Tevhîd · s.334Burası seyr-i sülûkun yedi nefis mertebesinin sonuncusu olan "Nefs-i Safiye" mertebesidir ve seyr-i sülûk yolunda büyük bir aşamadır. Birçokları burasını seyrinOku
  2. 2İrfan Mektebi ve Hakk Yolu · s.50dini bilme ilmidir Bazı tasavvuf okulları Nefs-i Sâfiye’ de seyr-i sülûku bitirirler ve bu aralara daha başka mertebeler de ilâve ederler. Her okulun sistemi keOku
  3. 3Nefs-i Mülhime
  4. 4Nefs-i Safiye
  5. 5Târık Sûresi · s.43Seyri süluk’un yedi (7) nefis mertebelerinin sonuncusu “Nefs-i Safiye” mertebesidir ve seyri süluk yolunda büyük bir aşamadır. Birçokları burasını seyrin sonu zOku
  6. 6Kalem Sûresi · s.65Seyr-i sülük: Hak yolcusunun “Museviyet mertebesi” itibariyle, kendi nefs dağında ulaşması lazım gelen Eymen (sağ) tarafındaki Vadidir. Varlığı bir çember olaraOku
  7. 7Er-Rahmân · s.7Kısaca ifade etmek istersek; burada belirtilen Tür’un (Tur Dağının) sağ tarafından sesleniş, “Akl-ı Küll” ün “Akl-ı cüz” e zat mertebesi itibariyle sesleniştir.Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.