İçeriğe atla

Sıfât-ı Zâtiyye hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sıfât-ı Zâtiyye hâline ulaşmak için sâlikin nefs mertebelerinin tamamını aşarak Nefs-i Sâfiye'ye ermesi gerekmektedir. Bu, yedi nefs mertebesinin (Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardiyye, Sâfiye) kemâl mertebesidir. Sıfât-ı Zâtiyye, Hakk'ın zâtına ait sıfatları ifade eder ve bu mertebeye ulaşmak, sâlikin fenâfillah ve bekabillah hâllerini tecrübe etmesiyle mümkündür¹. Zira bu hâl, nefs-i sâfiyenin alâmetlerinden olan "Hak'la bekâ" ile ilişkilidir. Hz. Muhammed'in (s.a.v.) zât mertebesi tecellisinin zuhuru olması, bu kemâlâtın en yüksek derecesini gösterir².

Detaylı cevap

Sıfât-ı Zâtiyye, Cenâb-ı Hakk'ın vücûd, kıdem, bekâ, vahdâniyet, muhâlefetün li'l-havâdis ve kıyâm bi-nefsihi gibi zâtına ait sıfatlarıdır³. Bu sıfatlara ulaşmak, tasavvufî sülûkun en yüksek mertebelerinden biridir. Sâlikin bu hâle erişebilmesi için nefs mertebelerini sırasıyla aşması zaruridir. Bu mertebeler, Emmâre'den başlayarak Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardiyye ve son olarak Sâfiye'ye kadar uzanır.

Her nefs mertebesi, sâlikin nefsini tezkiye etme ve arındırma sürecinde bir basamaktır. Örneğin, Nefs-i Mutmainne'de sâlikin kalbi sâkinleşir ve Hak'la huzura erer. Ancak Sıfât-ı Zâtiyye hâline ulaşmak, bu mertebelerin ötesinde, Nefs-i Sâfiye'de gerçekleşen bir kemâlâtı ifade eder. Nefs-i Sâfiye, nefsin bütün gayri-Hak temayüllerden temizlendiği, kemâle erdiği makamdır. Bu mertebede sâlik, insan-ı kâmil hâline gelir ve nefs ile ruh, kalp ile sır arasında tam bir denge kurulur.

Sıfât-ı Zâtiyye'ye ulaşma hâli, fenâfillah ve bekabillah mertebelerinden kılınan ibadetlerle ilişkilendirilir¹. Bu, sâlikin kendi varlığını Hakk'ın varlığında eritip yok olması (fenâ) ve ardından Hakk ile kaim olarak yaşaması (bekâ) anlamına gelir. Nefs-i Sâfiye'nin alâmetlerinden biri olan "Hak'la bekâ" hâli, bu yüksek idrâkin bir göstergesidir. Hz. Muhammed'in (s.a.v.) zât mertebesi tecellisinin zuhuru olması, bu kemâlâtın en üst düzeyde yaşandığını ve Sıfât-ı Zâtiyye'ye ulaşmanın nihai hedef olduğunu vurgular². Cenâb-ı Hakk'ın "kâim bi nefsihi" (nefsiyle kaim) sıfatı, O'nun zâtına ait bir sıfattır ve her varlıkta mevcut olan "nefs-i külli" ile birlikte, bu mertebenin derinliğini gösterir⁴·⁵·⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Zekât ve İnfâk · s.178------------ Resüle itaat ile kıldığı bu namaz esmâ mertebesinden namaz ve verdiği zekât ise Fenâfirresül mertebesi ile nefis tezkiyesi olan zekâttır. Allah’a iOku
  2. 2Cilt 5 · s.38
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.4472Sıfat: Nitelik. Sıfât: Sıfatlar; nitelikler. Sıfât-ı ma'neviyye: Mânevi sıfatlar, mânâ sıfatları: Cenâb-ı Hakk'ın hayat ilim, irâde, kudret, kelâm, tekvin gibi Oku
  4. 4Vahiy ve Cebrâîl · s.75“Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin olsun, ki” Cenâb-ı Hakk’ın altı sıfat-ı zâtiyyesinden bir de “kâ-imi bi nefsihi” yani “nefsiyle kaim” olmasıdır. YukarıOku
  5. 5Nahl Sûresi · s.198“Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin olsun, ki” Cenâb-ı Hakk’ın altı sıfat-ı zâtiyyesinden bir de “kâ-imi bi nefsihi” yani “nefsiyle kaim” olmasıdır.YukarıdOku
  6. 6İrfan Mektebi ve Hakk Yolu · s.6“nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki;” Cenâb-ı Hakk’ın altı sıfat-ı zâtiyyesinden bir-i de “kâimi bi nefsihi” yani “nefsiyle kaim” olmasıdır. YukarOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.