İçeriğe atla

Sıfât-ı Zâtiyye hangi aşamalardan geçer?

Kavram MekanizmasıOrta düzey1 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Sıfât-ı Zâtiyye, Hakk'ın zâtından ayrılmaz, O'nun varlığını ve benzersizliğini ifade eden sıfatlardır. Bu sıfatlar, akıl ile bilinen ilim aşamasından başlayarak, kalbin geçici tatması olan hâl, bu hâlin sâbitleştiği makam ve nihayet sâlikin o kavramla bütünleştiği tahakkuk aşamalarından geçerek idrak edilir. Özellikle tasavvufta, bu sıfatlar "yok değildir" (vücud) veya "sonradan değildir" (kıdem) gibi nefy yoluyla bilinen hakikatlerdir. Bu idrak süreci, sâlikin Allah'ın zâtî sıfatlarını taşıdığına dair bir delil olarak da görülebilir¹.

Detaylı cevap

Sıfât-ı Zâtiyye'nin idrak süreci, tasavvufî bir hakikatin tahakkuk etmesindeki dört temel aşama ile açıklanır. Bu aşamalar, sâlikin bu sıfatları sadece zihinsel olarak bilmekten, onları kendi varlığında yaşamasına kadar uzanan bir derinleşmeyi ifade eder.

Birinci aşama: İlim (İlme'l-yakîn). Bu aşamada sâlik, Sıfât-ı Zâtiyye'nin tanımını, sınırlarını ve kaynağını akıl yoluyla öğrenir. Örneğin, Hakk'ın "var olması" (vücud), "başlangıcı olmaması" (kıdem) ve "yaratılmışlara benzememesi" (muhâlefetün li'l-havâdis) gibi sıfatları kitaplardan okuyarak veya dinleyerek bilir. Bu, kavramın teorik olarak anlaşılmasıdır.

İkinci aşama: Hâl. Bu, kalbin Sıfât-ı Zâtiyye'nin bir parıltısını geçici olarak tatmasıdır. Sâlik, bir zikir meclisinde veya murakabede, Hakk'ın varlığının veya birliğinin (vahdâniyyet) bir anlık tecellisini yaşayabilir. Bu tecellî, tıpkı bir şimşek gibi gelip geçicidir; henüz sâbit bir durum değildir.

Üçüncü aşama: Makam (Ayne'l-yakîn). Hâl'in sâbitleşmesiyle oluşan bu aşamada, sâlik Sıfât-ı Zâtiyye'yi daha derinlemesine idrak eder. Bu, artık sadece bir anlık tatma değil, o sıfatın varlığında daha kalıcı bir yer edinmesidir. Hakk'ın zâtî sıfatlarının, O'nun özünü teşkil eden istidatlar olarak İzafi Zat'a aktarılması ve faaliyete geçmesiyle sıfatlara ve esmalara dönüşerek varlık adını alması bu mertebede daha iyi anlaşılır².

Dördüncü aşama: Tahakkuk (Hakke'l-yakîn). Bu son aşamada sâlik, Sıfât-ı Zâtiyye ile bütünleşir ve o kavramın kendisi olur. Bu, Hakk'ın zâtî sıfatlarını kendi varlığında müşâhede etme ve onlarla hemhâl olma durumudur. İnsanın Allah'ın zâtî sıfatlarını taşıdığına dair deliller bu aşamada tam anlamıyla idrak edilir¹. Vahdet-i Zâtiyye'nin, Vahidiyyet-i sıfatiyye'ye nispetiyle bâtın ve bâtınu'l-butûn olmasına dair zikirler ve tecellîler bu tahakkukun birer işaretidir³·⁴. Bu, sıfat mertebesinin tamamlanması ve tecellîsinin zuhura çıkmasıdır⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kevkeb — Yıldız · s.39------------------------ 4 – İslâmın hakikati İnsânın Allah c.c. zâtî sıfatlarını taşıdığına delildi bu. 6 – Sıfat-ı Zâtiyye 10 – bu sayı kemâlât-ı gösterir. DeOku
  2. 2Şûrâ Sûresi · s.136Zat, İzafi Zat’a yani hareketli forma istadlarını aktarır ve böylece Ayan-ı Sabiteler oluşur. Ayan-Sabiteler iki aşamadan meydana gelir. 1. Aşama; Zat’a ait istOku
  3. 3Tuhfetu'l-Uşşâkî · s.57Vahdet-i Zatiyye ile Ehadiyyet-i Zatiyyenin , Vahidiyet-i sıfatiyye ye nisbeti ile batın, batnu'l-butun (iç, için içleri) olmasına ima yoluyla darb-ı zikir ile Oku
  4. 4Rûm Sûresi · s.77Vahdet-i Zatiyye ile Ehadiyyet-i Zatiyyenin , Vahidiyet-i sıfatiyye ye nisbeti ile batın, batnu'l-butun (iç, için içleri) olmasına ima yoluyla darb-ı zikir ile Oku
  5. 5Tasavvuf Izâhları · s.127Burası sıfat mertebesidir. Ahadiyyet, Vahidiyyet Zât mertebesidir. Bazıları Vahidiyyetin de sıfat mertebesi olduğunu söylüyorlar, o da doğrudur. VahidiyyetindenOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.