Sıfât ile Zât aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?
Tasavvufî idrâke göre, sıfât ile Zât, Hakîkat-i Muhammediyye'nin tecellî mertebelerinde bir araya gelir; bu buluşma, Zât'ın sıfatlar aracılığıyla zuhûru ve sıfatların Zât'ın ayniyeti olmasıyla gerçekleşir. Zât, bizatihi öz varlık olup¹, sıfatlar ise bu Zât'ın tezâhürleridir. Kelâmcıların Zât'tan ayrı saydığı sıfatlar, tasavvufta Zât'ın aynından gayrı değildir². Bu ayniyet, özellikle rubûbiyet mertebesinde belirginleşir; Rab, nisbet itibarıyla Zât'ın aynıdır ve Zât rubûbiyet sıfatıyla zâhir olur². Bu işleyiş, Hak'ın hem gizli (bâtın) hem de âşikâr (zâhir) veçhelerini birleştirir, böylece Zât'ın vahidiyetindeki şaşırtıcı hâllerden biri olan muhal ile vacibin birleşmesi durumu ortaya çıkar³.
Detaylı cevap
Sıfât ile Zât'ın buluşması, tasavvufta mertebeli bir işleyişle açıklanır. Öncelikle, Zât, Allah'ın bizatihi öz varlığıdır ve kelâmın da tasavvufun da en yüksek katmanında yer alır¹. Bu Zât, kendi başına âlemin varlığının "illeti" olarak kabul edilebilir⁴. Ancak bu Zât, sıfatlar aracılığıyla zuhûra çıkar. Sıfatlar, Zât'ın kendisinden ayrılmaz nitelikleri olup (Sıfât-ı Zâtiyye, K1-88), Zât'ın var olduğu kabul edilen ezelî ve olumlu tezâhürleridir (Sıfât-ı Subûtiyye, K1-158).
Bu buluşma, Zât'ın sıfatlarının aynı olması ve sıfatların da isimlerin, isimlerin de şeyin aynı olması prensibiyle açıklanır⁵. Yani, Zât, sıfatlar âlemi açısından tek ve münferittir; sıfatlar çok olsa da tek kaynağa dayandıkları için onlar dahi birdir⁶. İnsân-ı Kâmil'de bu durum, Zât mertebesi ve kemalât mertebesi olarak ifade edilir; Zât, insanın içsel kaynağı iken, sıfatlar onun dışa vuran görünüşleridir⁷.
Zât ile sıfatların bu ayniyeti, Hak'ın hem bâtınî (gizli) hem de zâhirî (âşikâr) veçhelerini birleştirir. Bâtın, Hak'ın eşyânın ardındaki hakîkati ve eşyânın iç hakîkati iken (Bâtın, K1-362), sıfatlar bu bâtınî hakîkatin zâhirdeki tezâhürleridir. Bu bağlamda, insan, Cenâb-ı Hakk'ın Zâtı ile tecellîsinin varlığını anlatır; hâlife Zât'ın arkasından gelen sıfât mertebesini temsil eder⁸·⁹. Bu, Zât'ın vahidiyetindeki "şaşırtıcı hallerden" biridir; birbirini nakzeden iki şeyi, yani muhal ile vacibi bir araya getirir³. Bu idrâk, basiret gözüyle Hakk'ın Zât, sıfat ve isimlerinin bir tecellîsi olarak her şeyi görme derecesine ulaşmayı sağlar⁵.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Zât,
- 2Kelime-i Sâlihiyye, s. 60“Ve rubûbiyyet ise hakîkatte ve vasıflanmakta, âlemlerden ganî olan bu zâtın aynından gayri değildir. Yani rububiyet mertebesinde dahi vasıflandığı zaman dahi al”Oku
- 3İnsân-ı Kâmil (Cilt 6), s. 12“Şu yoldan ki; Fiillerde fark nasıl hâsıl oluyorsa… aynı şekilde, sıfatlarda da olur… Aynı şekilde, zatın vahidiyet durumunun kendisinde de böyledir… Ancak, zatı”Oku
- 4Kelime-i Muhammediyye, s. 412“Bu gerçek ve gerçek olmayan iki yakınlık arasında "güzellik", var eden Zât ile Âdem'in varlığından ortaya çıkan Havva arasında Âdem gibi erkektir. Eğer istersen”Oku
- 5Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet, s. 30“Bu yönden Zat sıfatlarının aynıdır, aynı şekilde sıfatlar isimlerin, isimler de şeyin aynı olup aralarında ayniyet olduğu söylenecektir. Burada iki yönden ele a”Oku
- 6Mir'at-ül İrfân ve Şerhi, s. 37“Sıfat âlemi açısından aynı şekilde bütün sıfatlar Hakk’ın olduğu için O’nun dışında bir şey sözkonusu değildir. Yüce Allah, zâtında ve sıfatında münferittir (yâ”Oku
- 7İnsân-ı Kâmil (Cilt 2), s. 112“Hüviyeti de, sıfat mertebesinin kaynağı. İnniyeti; kendi Zat'ının kaynağı, Hüviyeti de; sıfatlarının kaynağı. İşte o zaman, sıfata dönüşmüş oluyor. Yani, İnsan-”Oku
- 8İnsan Sûresi, s. 7“İnsân Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın zâtı ile tecellisinin varlığını anlatmaktadır, hâlife zâtın arkasından gelen sıfât mertebesini, beşer de müjdelenen mânâsına, nefs i”Oku
- 9İnşikâk Sûresi, s. 41“İnsân Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın zâtı ile tecellisinin varlığını anlatmaktadır, hâlife zâtın arkasından gelen sıfât mertebesini, beşer de müjdelenen mânâsına, nefs i”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
- Müşâhede ve Mükâşefe'yi birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
- Kutub ile Gavs aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?
- Zâhir ile Hakîkat aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?
- Tevhîd-i ef'âl ve Tevhîd-i sıfât'ı birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
- Velâyet ve Nübüvvet'i birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.