İçeriğe atla

Sırat-ı Müstakîm niçin Hûdiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?

Kavram-Fass Eşleşmesi26 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Sırat-ı Müstakîm, tasavvuf metafiziğinde Hak'ın kendi varlığının çizgisi olarak kabul edilir ve özellikle İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserindeki Hûdiyye Fassı'nda derinlemesine açıklanır. Bunun temel nedeni, Hûd (a.s.)'ın hikmetinin "ahadiyyet-i rubûbiyye"ye, yani Rablık birliğine dayanmasıdır¹. Bu fass, her varlığın kendi özel Rabbinin sırat-ı müstakîmi üzerinde yürüdüğünü ve Allah'a mahsus olan doğru yolun, bütün varlıksal aynlarda ve ilâhî isimlerde âşikâr olduğunu beyan eder²·³·⁴. Böylece, Hûdiyye Fassı, "Rabbim doğru yol üzerindedir" (Hûd 56) ayetinin vücudî veçhesini, yani varlığın bütün cihetlerinin Hakk'a yönelişini ve her ismin kendi sırat-ı müstakîmi olduğunu izah ederek bu kavramı anlaşılır kılar.

Detaylı cevap

Sırat-ı Müstakîm, akâidde şerîatin ana yolu olarak kabul edilirken, tasavvufta vücudun bizzat tezahürüdür. Bu vücudî veçhe, Hûd (a.s.)'ın hikmetinin temelini oluşturan "ahadiyyet-i rubûbiyye" (Rablık birliği) ile açıklanır¹. Hûdiyye Fassı, "Rabbim doğru yol üzerindedir" (Hûd 56) ayetini merkeze alarak, Allah'a mahsus olan sırat-ı müstakîmin her şeyde âşikâr olduğunu, gizli olmadığını vurgular²·³. Bu, her varlığın kendi özel Rabbinin sırat-ı müstakîmi üzerinde yürüdüğü anlamına gelir⁴. İbn Arabî, Yûsuf Fassı'nda "ahadiyyet-i zâtiyye" ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi zikrettikten sonra, Hûdiyye Fassı'nda "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i açıklayarak bu kavramı derinleştirir¹. Bu bağlamda, her ismin kendi sırat-ı müstakîmi üzerinde olduğu, ancak Muhammedi meşrep olanların bu farklı yolları bir bütün olarak kavrayabileceği belirtilir⁵. Fâtiha Sûresi'ndeki "İhdinas sıratal müstakim" (Fâtiha 1/6-7) duası, noksan yoldan kemal yoluna, yani zâtî tevhid ve Muhammedi görünme yerine daveti ifade eder⁶. Bu davet, bütün yolları toplamış bulunan sırat-ı müstakîme yöneliktir ve Hakk'ın inâyetiyle bulunan bu yol, ifrat ve tefritten uzak, itidal yoludur⁷. Sırat-ı müstakîmden başka bir yolun insanı sıratullaha, yani Allah'ın kapısına götüremeyeceği de ifade edilir⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Hûdiyye, s. 9“Yani bütün isimlerin birer sırat-ı müstakim üzerinde olduğunu Hakka doğru giderken ve her bir ama her bir sırat-ı müstakimin diğerinin sırat-ı müstakimi olmadığ”Oku
  2. 2Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba, s. 46“Muhyiddin Arabi Hazretleri Fusüs’ül Hikem, Ahmed Avni Konuk şerhinin Hud Fass’ının başında Sırât-ı Müstakim Hakkında şöyle yazılmıştır. Allâh'a mahsûs sırât-ı m”Oku
  3. 3En'âm Sûresi, s. 201“Muhyiddin Arabi Hazretleri Fusüs’ül Hikem, Ahmed Avni Konuk şerhinin Hud Fass’ının başında Sırât-ı Müstakim Hakkında şöyle yazılmıştır. Allâh'a mahsûs sırât-ı m”Oku
  4. 4Kelime-i İsmâiliyye, s. 16“Rabb-i hâssı olan isme göre saîd olduğunu ve her bir mevcûddan Rabb-i hâssı râzı bulunduğunu beyân buyururlar. Ve mevcûdâtın, kendi Rabb-i hâslarının sırât-ı mü”Oku
  5. 5Kelime-i Hûdiyye, s. 11“Yani bütün isimlerin birer sırat-ı müstakim üzerinde olduğunu Hakka doğru giderken ve her bir ama her bir sırat-ı müstakimin diğerinin sırat-ı müstakimi olmadığ”Oku
  6. 6Hûd Sûresi, s. 68“Akıllara şu soru gelebilir: Madem ki her isim kendi sırat-ı müstakimi üzerinedir. Ve o ismin terbiyesi altında bulunan kişi de onun sırat-ı müstakimi üzerinde y”Oku
  7. 7Mesnevî Cilt 2 · Beyit 2575 (s. 178)“Zirâ doğru yolu görmek Hakk'ın inâyetindendir ve bu “sırât-ı müstakim”i bulmak kolay bir şey değildir. Zirâ “sırât-ı müstakim” tarik-ı i'tidâldir ve tarik-ı i't”Oku
  8. 8Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006), s. 85“Bakın, sırat-ı müstakîm başka sıratullah başka. Sırat-ı müstakîm ile yola çıkıp sıratullahta mirac edilmiş olunuyor. Sırat-ı müstakîmi Kabe-i Muazzama’dan Kuds-”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.