İçeriğe atla

Tasavvufta Âlem-i Misâl kavramının tanımı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta Âlem-i Misâl, soyut mânâlar ile somut sûretler arasındaki geçiş mertebesi olup, "misâl âlemi" veya "sûretler berzahı" olarak da adlandırılır. Vücud mertebeleri sıralamasında dördüncü sırada yer alan bu âlem, lâhût, ceberût ve melekût gibi soyut âlemler ile nâsût âlemi (somut âlem) arasında bir kuşak görevi görür. Furkân Sûresi'ndeki "ikisi arasında berzah kıldı" (Furkân 53) ayeti, Âlem-i Misâl'in iki âlem arasındaki berzâhî konumunun temel dayanağıdır. Rüyâlar, mükâşefeler ve vehimler bu âlemde gerçekleşir ve tasavvuf ehli, ruhlar âlemi ile misâl âlemini birleştirerek "âlem-i melekût" olarak adlandırır¹. Âlem-i Misâl, ruhlar âleminden cisimler âlemine ulaşan "kutsal feyz"in aracısıdır².

Detaylı cevap

Âlem-i Misâl, tasavvufî vücud bahsinde berzâhî bir mertebe olarak kabul edilir ve soyut mânâların somut sûretlere dönüştüğü bir geçiş alanıdır. Bu âlem, beş mertebeli sıralamada (lâhût-ceberût-melekût-misâl-nâsût) dördüncü sırada bulunur ve soyut âlemler ile somut âlem arasında bir köprü vazifesi görür. Tasavvuf ehli, bu âlemi "âlem-i berzah" ve "latif bileşikler" olarak da isimlendirir¹.

Âlem-i Misâl iki ana kısma ayrılır: Misâl-i mutlak ve Misâl-i mukayyed. Misâl-i mutlak, kâinatın ezelî sûretlerinin bulunduğu mahal olup, Hak'ın ilminden gelen sûretlerin nefes-i Rahmânî mertebesinde tecellî ettiği yerdir. Bu âlemin idrak edilmesi için insanın hayâl kuvveti şart değildir, görme kuvveti ile de idrak edilebilir³. Misâl-i mukayyed ise, sâlikin şahsî keşiflerinin, rüyâlarının ve mükâşefelerinin gerçekleştiği, insanın iç âlemine bağlı olan mahaldir. İbn Arabî'ye göre, küllî ilmin mânâları "ümmü'l kitap"tan Levh-i Mahfuz'a, oradan da Âlem-i Misâl'e nâzil olur ve daha sonra his âleminde ceset ile sûretlenerek his gözüyle görülür⁴.

Rüyâlar ve mükâşefeler Âlem-i Misâl'de gerçekleşir. Hadîs-i şerîfteki "mü'minin sâdık rüyâsı nübüvvetin kırk altıda biridir" ifadesi, rüyâların bu âlemden geldiğini gösterir. Sâdık rüyâlar misâl-i mutlak'tan, karışık rüyâlar ise misâl-i mukayyed'den kaynaklanır. Sâlikin kalbi temizlendikçe, Âlem-i Misâl'in perdeleri açılır ve oradaki sûretleri müşâhede etme imkânı bulur. Âlem-i Misâl, ruhlar âleminden cisimler âlemine ulaşan "kutsal feyz"in aracısı olarak da önemli bir işlev görür². Bu âlem aynı zamanda "hayâl âlemi" olarak da adlandırılır, zira bu sûretlerin idrak edilmesi hayâl gücüyle mümkündür³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Âdemiyye · s.46Çünkü bunları idrak eden hayal gücüdür; ve âlem-i misâle "âlem-i berzah" ve "latif bileşikler" de derler; ve tasavvuf ehlinin terminolojisinde ruhlar âlemi ile Oku
  2. 2Kelime-i Âdemiyye · s.47Zîrâ bunları müdrik olan kuvve-i mütehayyiledir; ve âlem-i misâle “âlem-i berzah” ve “mürekkebât-ı latîfe” dahi derler; ve ehl-i tasavvuf ıstılâhında âlem-i ervOku
  3. 3Vahiy ve Cebrâîl · s.39Bu sûretleri hayâlimizde idrak edebildiğimiz için, bu-na “hayâl âlemi” de diyebiliriz. Tasavvuf erbabı misâl âle-mini iki kısma ayırmışlardır. 1. Buna “misâl-i Oku
  4. 4Hz. Peygamber'i Rüyada Görmek · s.5Muhyiddin-i Arabî (Fusûsu’l Hikem) A.Avni Konuk, cilt 2 İshak fass-ı sahife (93) (Sadeleştirerek) Ma’lûm olsun ki, küllî ilmin manâları “ümmü’l kitap”-(ana kitaOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.