Tasavvufta Kibir kavramının tanımı nedir?
Tasavvufta kibir, kişinin kendisini başkalarından üstün görmesi, büyüklenmesi ve güzel amellerini kendisine mal etmesi olarak tanımlanan, kalbin en büyük hastalığı ve sülûkun en büyük engeli olan nefsanî bir hâldir¹. Bu hâl, özellikle Hakk'ı ve hakikati kabule engel olan yönüyle tasavvufta çok önemli bir mesele olarak ele alınır¹·². İblis'in "ben ondan hayırlıyım" (A'râf 12) sözüyle ortaya çıkan kibir, iblisî bir sıfat olarak görülür ve kalbinde zerre kadar kibir olanın cennete giremeyeceği hadis-i şerifle belirtilerek tehlikesi vurgulanır. Seyr-i sülûk esnasında müridin bedeninden kibir ve azamet elbisesini çıkarıp alçakgönüllülük elbisesini giymesi gerektiği ifade edilir³.
Detaylı cevap
Kibir, tasavvuf ahlâkında ana hastalıklar tasnifinin başında yer alır ve kişinin kendisini başkalarından üstün görmesi, güzel işlerini ve amellerini kendinden bilmesi demektir¹. Kibrin en tehlikeli türü, Hakk'ı ve hakikati kabule engel olanıdır¹. Bu durum, nefsin kendi ürettiği kötü amelleri, yanlış fikirleri ve bâtıl inançları hakikat ve marifet gibi göstermesi, onlarla övünmesi olarak da açıklanır; bu, riya, kibir ve enâniyetin ta kendisidir⁴. Tasavvufî yolculukta, müridin mürşid huzurunda kibir ve azamet elbisesini çıkarıp alçakgönüllülük ve miskinlik elbisesini giymesi esastır³. Kibir, aynı zamanda gurur ve bıyık (şan ve namus) ile ilişkilendirilir; üstatlığın gereği olan kibir ve gururun, aşk şarabına sığmayacağı belirtilir⁵. Tasavvuf ehli, kibir korkusundan sakınarak daima zillet ve acz hâlini anar; bu, temkin (istikamet üzere sağlamlık ve kararlılık) makamının bir gereğidir⁶·⁵. Kibir, kişiyi kâfirliğe ve yol kesiciliğe götürebilecek bir iddia olarak da görülür⁷.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1) · s.21“KİBİR – UCUB Kibir insanın kendisini başkalarından üstün görmesi, güzel işlerini ve amellerini kendinden bilmesi demektir. Kibrin en kötüsü Hakk’ı ve hakikati k”Oku
- 2Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri · s.33“Siz gurur, kibir yaptınız, bu tasavvufta çok mühim bir”Oku
- 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1161“Yani, her sanat erbabı iş başında eski püskü ve alçakgönüllülük elbisesi giydiği gibi, ey Hakk Yolcusu, sen de tasavvuf ilmini öğrenmek istediğin zaman bu ilmin”Oku
- 4Mümtehine Sûresi · s.37“Tasavvufta bu, "nefsin, kendi ürettiği kötü amelleri, yanlış fikirleri ve bâtıl inançları, hakikat ve marifet (eş) gibi göstermesi, onlarla övünmesi" dir. Yani,”Oku
- 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.89“"Bıyık"tan kasıt, kibir ve gururdur; "yüz suyu"ndan kasıt ise yüz akı, şan ve namustur. Yani, üstatlığın gereği olan kibir ve gururun, şan ve namusun hatırlanma”Oku
- 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.313“Ayaz'ın temkini ondan dolayı pek güçlü idi ki, kibir korkusundan sakınırdı. "Temkin", lügatte hafif mizaçlı olmanın karşıtı olan nitelik, vakar, usluluk, izzet ”Oku
- 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.1077“Kibir ve hudâlık da'vâsı eder!” . &10024; 4867. “Şimdi kâfir oldu ve yol keser! Kibir ve ilahlık davası eder!” 4867. "Şimdi kâfir oldu ve yol keser! Kibir ve il”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.