İçeriğe atla

Tasavvufta Lâhût kavramının tanımı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey21 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Lâhût, tasavvufta ilâhî mertebeyi, ulûhiyyet âlemini ifade eden bir kavramdır ve vücud mertebelerinin en üstünüdür. Hakk'ın kendi zâtının mertebesi olup, tenezülün başlangıç noktası ve urûcun zirvesidir. Eşyanın şekillerine sirayet eden hayatın bu miktarına "lâhût" denilmiştir; çünkü ruh, Rahmanî nefestir ve hayat, ilâhî sıfatlardan biridir¹·². Lâhût, ne idrâk edilebilir ne de sınırlandırılabilir; sâdece nefyle bilinir ve Hârûniyye Fassı'nın tenzîh-i mutlak bahsinin menşeidir. İnsân-ı kâmilin kalbi de lâhûttur ve lâhût bütün mertebeleri kuşattığı gibi, insân-ı kâmilin kalbi de böyle bir kuşatmaya sahiptir³.

Detaylı cevap

Lâhût, tasavvufî vücud mertebeleri sıralamasında (lâhût-ceberût-melekût-misâl-nâsût) birinci ve en zirve mertebedir. Bu mertebe, Hakk'ın zâtını, sıfatlarını ve esmâsını kapsayan ilâhî âlemdir. "Lâhût" kelimesi, "ilâh" kökünden Süryânca "ût" ekiyle türetilmiştir. Eşyaya suretlerinde sirayet eden hayatın bu miktarına "lâhût" denilir; zira ruh, Rahmanî nefestir ve hayat, ilâhî sıfatlardan biridir. Sıfatlar ise Zât'ın tekil hakikatidir, bu sebeple hayata "lâhût" denir¹·². Lâhût'un üç katmanı bulunur: İçeriden dışarıya doğru Zât-ı sırf / a'maiyyet (hiçbir nispet kabul etmeyen mutlak gayb), Ahadiyyet (Hakk'ın kendi zâtına ilk taayyünü, sırf birlik) ve Vâhidiyyet (esmâ ve sıfatların tafsîl bulduğu, kesretin başladığı teklik). Bu katmanlar sırasıyla 'lâhût-i a'lâ', 'lâhût-i evsat' ve 'lâhût-i edna' olarak da adlandırılır. "Lâm" harfi lâhût âlemini, "elif" ise ahadiyyetin sıfat mertebesindeki temsilcilerini ifade eder. Bu "lâm" harfine bir "elif" getirilerek şedde ile lâhût tecellisi şiddetlendirilerek "illâ" kelimesine dönüşmüştür⁴·⁵. Bu durum, sıfatların âlem-i mülke doğru nüzulünü ve orada kendi başlarına iş yapmamaları gerektiğini işaret eder⁴. Lâhût, bî-keyfiyet ve bî-renk olan zâttan ibarettir ve "Hû" ile işaret edilir⁶. Nâsûtun ruhu melekût, melekûtun ruhu ceberût ve ceberûtun ruhu lâhûttur³. İnsân-ı kâmilin kalbi lâhûttur ve lâhût bütün mertebeleri kuşattığı gibi, insân-ı kâmilin kalbi de böyle bir kuşatmaya sahiptir³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Îseviyye, s. 68“Yani eşyanın şekillerine sirayet eden hayatın bu miktarına "lâhût" (ilâhî âlem) denildi. &10024; Yani eşyanın şekillerine yayılan hayatın bu miktarına "lâhût" (”Oku
  2. 2Kelime-i Îseviyye, s. 47“Paragraf: İmdi eşyada sâri olan hayâttan bu mikdâr "lâhût" ile tesmiye olunur. Ve "nâsût", / ancak kendisiyle bu ruhun kâim olduğu mahaldir. Binâenaleyh onunla ”Oku
  3. 3Mesnevî Cilt 9 · Beyit 972 (s. 331)“Çünkü nâsûtun ruhu melekût, melekûtun ruhu ceberût ve ceberûtun ruhu lâhûttur. İnsân-ı kâmilin kalbi ise lâhûttur; ve lâhût bütün mertebeleri kuşattığı gibi, in”Oku
  4. 4Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)““Lâm” lâhût, “Elif” ise ahadiyyetin sıfat mertebesindeki temsilcileridir. Onların önüne bir Elif getirilerek “Lâm”da şedde ile lâhût tecellisi şiddetlendirilere”Oku
  5. 5Kelime-i Tevhîd, s. 199“() “lâm” lahut, (  ) “elif” ise, ahadiyyet’in sıfat mertebesindeki temsilcileridir. Onların önüne bir “elif” getirilerek “lâm”da şedde ile lahut tecellisi şidd”Oku
  6. 6Fusûs Mukaddimesi, s. 99“72│MUKADDEME Ba’zıları da dört isim ile icmâl edip “lâhût”, “ceberût”, “melekût”, “nâsût”derler. “Lâhût” bî-keyfiyet ve bî-renk olan zâttan ibârettir ki, buna “”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.