İçeriğe atla

TB. Kelime-i Âdemiyye ile TB. Kelime-i Nûhiyye eserleri Salât-ı Dâim kavramına nasıl farklı yaklaşır?

Çaprazlama0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

TB. Kelime-i Âdemiyye ve TB. Kelime-i Nûhiyye eserleri, Salât-ı Dâim kavramına farklı açılardan yaklaşır. TB. Kelime-i Âdemiyye, Salât-ı Dâim'i Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Risâlet sırrı çerçevesinde, Kur'an ahlakıyla donanarak seyr-i sülûkta ilerleme ve Allah'ın tüm mertebelerde kemâl zuhurunu müşahede etme olarak ele alır¹. Bu yaklaşım, Salât-ı Dâim'i sâlikin bütün hayatını namaza dönüştürmesi, her anının Hakk'ın huzurunda olduğunun şuuruyla yaşanması olarak tanımlayan tasavvufî anlayışla örtüşür. TB. Kelime-i Nûhiyye ise Salât-ı Dâim'i doğrudan ele almaz; ancak "Nuh" kelimesinin "çok tesbih" anlamına gelmesinden hareketle, tesbihin Allah'ı imkan ahkamından tenzih etmek olduğunu belirtir². Bu durum, kâinatın her an Hakk'ın "kün" emriyle namazda olduğu ve sâlikin bu kâinatın namazına eşlik etmesi gerektiği Salât-ı Dâim anlayışıyla dolaylı bir ilişki kurar.

Detaylı cevap

Salât-ı Dâim, tasavvufta sâlikin bütün hayatını namaza dönüştürmesi, her anının Hakk'ın huzurunda olduğunun şuuruyla yaşanmasıdır. Bu, namazın kemâl mertebesi olarak kabul edilir ve sâlikin günü bir bütün namaz olarak tasavvur etmesini içerir. TB. Kelime-i Âdemiyye, bu kemâl mertebesini Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Risâlet sırrı çerçevesinde ele alır. Eserde, Kelime-i Tevhid'in zuhur mahalli olan Kâbe'den, tevhid katmanlarından ve insan-ı kâmil kavramından bahsedilir³·⁴. Sâlikin tevhiddeki idrak noktası, Allah'ın Zâtında, Zâtından Zâtına, Zâtıyla, Zâtça, vahdetin aynı kesret, kesretin aynı vahdet olduğu Ahad, Samed olan Vücûd-u Mutlak olarak, ilmindeki tüm mertebelerinde a’yân-ı sâbiteleri üzere sıfat, esmâ, fiil ve eserleri ile kemâl zuhurda bulunduğu şuhududur¹. Bu, Salât-ı Dâim'in sâlikin kâinatın namazına şuurla eşlik etmesi ve her şeyin O'nu hamd ile tesbih ettiğini idrak etmesiyle (İsrâ 44) örtüşen bir yaklaşımdır.

TB. Kelime-i Nûhiyye ise Salât-ı Dâim kavramını doğrudan ele almaktan ziyade, "Nuh" kelimesinin "çok tesbih" anlamına gelmesinden hareketle tesbihin hakikatini açıklar². Tesbih, Allah'ı ahkam-ı imkaniyeden tenzih etmek olarak tanımlanır². Bu, Allah'ı sonradan meydana gelen hükümlerden tenzih etme anlamını taşır². Salât-ı Dâim'in kâinatın her an Hakk'ın "kün" emriyle namazda olması ve sâlikin bu kâinatın namazına eşlik etmesi mertebesi düşünüldüğünde, TB. Kelime-i Nûhiyye'deki tesbih anlayışı, Salât-ı Dâim'in temelindeki ilahi yüceliği ve tenzih mertebesini vurgular. Salât kelimesi hem fiili bir ibadeti hem de dua ve istek halini ifade eder⁵. Salât-ı Vusta'yı idrak eden kimseye Salât-ı Dâim'in yolu açılır⁶. Bu bağlamda, TB. Kelime-i Nûhiyye'nin tesbih vurgusu, Salât-ı Dâim'in temelindeki sürekli zikir ve Hakk'ı tenzih etme halinin bir veçhesini sunar.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Terzi Baba (Cilt 2) · s.265Bu gelişmeler sırasında idrak ettim ki, en güzel hâl kelime-i tevhid ve kelime-i risâlet sırrı çerçevesinde yaşamak, Kur'ân ahlâkıyla donanmak, bu amaçla seyr-iOku
  2. 2TB. Kelime-i Nûhiyye · s.4بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ KELİME-İ NUHİYYEDE MÜNDEMİC “HİKMET-İ SUBBUHİYYE” BEYÂNINDA OLAN FASTIR “Nuh” kelimesi çok “Subbuh”, çok tesbih manasınadıOku
  3. 3DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.126Birinci bölümde genel olarak kelime-i tevhidin ve kelime-i risâletin doğuşu ve oluşumu, varlık mertebeleri, kelime-i tevhidin zuhur mahalli olan Kâbe’den bahsedOku
  4. 4Aşk ve İrfân Yolunda · s.126Birinci bölümde genel olarak kelime-i tevhidin ve kelime-i risâletin doğuşu ve oluşumu, varlık mertebeleri, kelime-i tevhidin zuhur mahalli olan Kâbe’den bahsedOku
  5. 5Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) · s.201----------------- Görüldüğü gibi “Salât” hem fiili bir ibadeti “salât-namaz” ifade etmekte aynı zamanda “Dua-istek” olarak ta kulun Rabb-ından ihtiyacını istediOku
  6. 6Muhtelif Mevzular Sohbetleri (2011) · s.66Buna Salat-el Vusta deniliyor. Üçüncüsüne ise; Salaten Daimeten, Salât-ü Daimun diyorlar ve Âyet-i Kerimelerle sabit olan hususlar. İşte Salat-ı Vustayı idrak eOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.