İçeriğe atla

TB. Kelime-i Hûdiyye ve TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları'nın tasavvufî dilleri arasındaki fark nedir?

Çaprazlama0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Necdet Ardıç'ın (Terzibaba) tasavvufî şerhlerinde, Kelime-i Hûdiyye ve Süleyman-Davud-Yunus-Eyyub Fasılları arasındaki temel fark, ele aldıkları hikmetlerin mahiyetinde ve bu hikmetlerin açılım dillerindeki mertebe farkında yatar. Kelime-i Hûdiyye, ahadiyyet hikmetini merkeze alarak Hak'ın lâ-taayyün sonrası ilk taayyünü olan sırf tekliğini ifade ederken¹, Süleyman-Davud-Yunus-Eyyub Fasılları daha ziyade esmâ ve sıfatların tafsilatına inen, beşerî ve nefsî mertebelerdeki tecellîleri ele alır². Bu durum, tasavvufî kavramların lugat, akâid ve mârifet dilleri arasındaki geçişkenliği ve her bir peygamber kelimesinin farklı bir bâtınî hakikati temsil etmesiyle açıklanır; Hûd Kelimesi ahadiyyet gibi küllî bir hakikati, diğerleri ise daha hususî ve tecellîye dönük hikmetleri barındırır.

Detaylı cevap

Terzibaba'nın şerhlerinde, tasavvufî kavramların üç dilde ele alınması esastır: lugat, akâid ve mârifet. Kelime-i Hûdiyye, bu üç dilin en üst mertebesi olan mârifet dilinde, "ahadiyyet" hikmetini temsil eder¹. Ahadiyyet, Hak'ın lâ-taayyün'den sonraki ilk taayyünü olup, sıfat ve esmâdan henüz tafsil edilmemiş, sırf "tek" olma kademesidir. Bu, çoğalma öncesi mertebe olup, Hak'ın çoğalmaz tekliğine vurgu yapar. Hûd Kelimesi'nde bulunan bu ahadiyyet hikmeti, vücud bahsinin anahtar mertebesi olarak, Hazerât-ı Hamse sıralamasında ikinci mertebede yer alır: lâ-taayyün → ahadiyyet → vâhidiyyet.

Buna karşılık, Süleyman, Davud, Yunus ve Eyyub Fasılları, ahadiyyet mertebesinden sonra gelen ve esmânın tafsil bulduğu vâhidiyyet ve daha alt mertebelerdeki tecellîleri ele alır. Süleyman Kelimesi'nde "rahmâniyyet" (Rahman'a ait olma) hikmeti¹, Davud Kelimesi'nde "vücûdiyyet" (varlığa ait olma) hikmeti¹ veya "vedûdî" (sevgiye dair) hikmet³, Yunus Kelimesi'nde "nefsî" (nefse ait) hikmet¹ ve Eyyub Kelimesi'nde "gaybî" (gayba ait) hikmet¹ bulunur. Bu fasıllar, Hak'ın mutlak vücudunun farklı mertebelerinden sâdır olan hükümlerin ve beşeriyyet vasıtasıyla zuhur eden ilâhî tecellîlerin birer ifadesidir⁴. Terzibaba'nın bu fasıllara dair şerhleri, Fusûsu'l-Hikem'in işaret diliyle mücmel olarak ifade ettiği, içinde bir çuval mevzu barındıran derinlikleri açığa çıkarmayı hedefler⁵. Dolayısıyla, Hûd Kelimesi küllî ve teklik mertebesindeki bir hakikati temsil ederken, diğer fasıllar bu tekliğin farklı veçhelerdeki açılımlarını ve tecellîlerini detaylandırır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Âdemiyye · s.831Hûd Kelimesi'nde bulunan ahadiyyet hikmeti, ondan sonra Salih Kelimesi'nde bulunan fütûhiyyet hikmeti, ondan sonra Şuayb Kelimesi'nde bulunan kalbî hikmet, ondaOku
  2. 2TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER MUHYİDDÎN İBNÜ’L ARABÎ FUSÛSU’L-HİKEM 16-SÜLEYMAN - 17-DAVÛD 18-YUNUS - 19-EYYÛB FASSI Ahmed Avni Konuk, Tercüme ve Şerhi. (189-16-17-18-19) Oku
  3. 3Kelime-i Âdemiyye · s.824ٌ حكمــة ٌ قَلْبِيَّــة ٌ فــي كلمــة ٍ شُــعَيْبِيَّةٍ، ثــم حكمــة ٌ مَلَكِيَّــة ٌ فــي كلمــة ٍ لُوطِيَّــةٍ، ثــم حكمــة Şuayb kelimesinde kalbî bir hikmetOku
  4. 4Enbiyâ Sûresi · s.158Süleyman (a.s.)ın hükmüne münâkız olan Dâvûd (a.s.)ın hükmüne gelince, bu hüküm dahi Allah Teâlâ hazretlerinin hazret-i Davud'a verdiği ilim ve hükm idi. Zîrâ HOku
  5. 5TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye · s.78Fusus-ül Hikemin ekserisi işaret diliyle mücmel olarak yani iki üç kelime söylüyor ama içinde bir çuval mevzu vardır. Bunun bir zorluğu var, bir de Arapçadan TüOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.