İçeriğe atla

TB. Kelime-i Îseviyye ve TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları'nın tasavvufî dilleri arasındaki fark nedir?

Çaprazlama0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Necdet Ardıç'ın (Terzibaba) eserleri olan "Kelime-i Îseviyye" ve "Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları" arasındaki temel fark, ele aldıkları peygamberlerin hikmetlerinin ve bu hikmetlerin tasavvufî idrakteki mertebelerinin farklılığından kaynaklanır. Kelime-i Îseviyye, Hz. İsa'nın makam-ı imtihan ve ihtibardaki ulûhiyet davası ile ilgili hikmeti ele alırken¹, Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları ise bu peygamberlerin her birinin kendine özgü hikmetlerini, örneğin Hz. Süleyman'ın Rahmânî hikmetini ve Hz. Davud'un vücûdî hikmetini inceler²·³. Bu farklılık, tasavvufî kavramların üç dili olan lugat, akâid ve mârifet bağlamında, her peygamberin temsil ettiği bâtınî hakikatin özgünlüğünü ortaya koyar.

Detaylı cevap

Terzibaba'nın eserleri, tasavvufî metinlerdeki kavramların çok katmanlı yapısını yansıtır. Her tasavvufî kavramın lugat, akâid ve mârifet olmak üzere üç dili bulunur ve bu diller, kavramın derinliğini anlamak için zaruridir.

"Kelime-i Îseviyye" fassı, Hz. İsa'nın hikmetini ele alır. Bu fass, Hz. İsa'nın makam-ı imtihan ve ihtibarda bulunması sebebiyle, kendisine nispet edilen ulûhiyet davası meselesini inceler. Hakk-ı Mutlak'ın Hz. İsa'ya bu konuda yönelttiği istifham, bu fassın ana eksenini oluşturur¹. Bu durum, Hz. İsa'nın temsil ettiği hikmetin, ilâhî tecellîlerin beşerî idrakteki tezahürleri ve bu tezahürlerin imtihan mertebesini vurgular. Daha önceki "Fass-ı Şîsî"de "ilm-i zâtı" ile "ilm-i esmâî ve sıfâtî" arasındaki farkın gösterilmiş olması, Kelime-i Îseviyye'deki hikmetin daha derin bir mârifet diline işaret ettiğini gösterir¹.

"Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları" ise birden fazla peygamberin hikmetlerini bir araya getirir. Bu fasıllar, her bir peygamberin temsil ettiği özgün hikmeti detaylandırır. Örneğin, Hz. Süleyman'ın hikmeti "Rahmânî" olarak nitelendirilirken, Hz. Davud'un hikmeti "Vücûdî" olarak ifade edilir²·³. Hz. Süleyman'ın hükmü, Hak'tan bilâ-vâsıta sâdır olan ilâhî bir hüküm iken, Hz. Davud'un hükmü beşeriyet vasıtasıyla sâdır olan ve ictihada dayanan bir hükm-i Hak'tır³·⁴. Bu, mutlak vücud-ı Hakk'ın farklı mertebelerinden sâdır olan hükümler arasındaki farkı gösterir⁴. Ayrıca, Yunus kelimesinde "nefsî" hikmet, Eyyub kelimesinde ise "gaybî" hikmet bulunur⁵·². Bu fasıllar, peygamberlerin temsil ettiği hikmetlerin çeşitliliğini ve her birinin ilâhî hakikatle olan özel bağını mârifet diliyle açıklar. Terzibaba'nın bu eserleri, Fusûsu'l-Hikem'in işaret diliyle mücmel olarak ifade ettiği konuları şerh ve tefsir etme gayretini taşır⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. Kelime-i Îseviyye · s.291Ve bu âyet-i kerîmenin ma'nâ-yı münîfi hakkındaki îzâhât Fass-i Şîsî'de murûr etmiş ve o sırada "ilm-i zâtı" ile "ilm-i esmâî ve sıfâtî" arasındaki fark gösteriOku
  2. 2TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER MUHYİDDÎN İBNÜ’L ARABÎ FUSÛSU’L-HİKEM 16-SÜLEYMAN - 17-DAVÛD 18-YUNUS - 19-EYYÛB FASSI Ahmed Avni Konuk, Tercüme ve Şerhi. (189-16-17-18-19) Oku
  3. 3Kelime-i Süleymâniyye · s.316Ve tecellî-i zâtî indinde Cenâb-ı Süleymân’ın beşeriyeti fânî idi. Binâenaleyh şecere-i Mûsâ sûretinde vücûd-ı Süleymân’dan kāil ve hâkim olan Hak idi. SüleymânOku
  4. 4Enbiyâ Sûresi · s.158Süleyman (a.s.)ın hükmüne münâkız olan Dâvûd (a.s.)ın hükmüne gelince, bu hüküm dahi Allah Teâlâ hazretlerinin hazret-i Davud'a verdiği ilim ve hükm idi. Zîrâ HOku
  5. 5Kelime-i Âdemiyye · s.831Hûd Kelimesi'nde bulunan ahadiyyet hikmeti, ondan sonra Salih Kelimesi'nde bulunan fütûhiyyet hikmeti, ondan sonra Şuayb Kelimesi'nde bulunan kalbî hikmet, ondaOku
  6. 6TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye · s.78Fusus-ül Hikemin ekserisi işaret diliyle mücmel olarak yani iki üç kelime söylüyor ama içinde bir çuval mevzu vardır. Bunun bir zorluğu var, bir de Arapçadan TüOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.