İçeriğe atla

TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye kitabına göre Hakke'l-Yakîn ne anlam taşır?

Kitap-KonuOrta düzey0 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye kitabında Hakke'l-Yakîn kavramına doğrudan bir tanım veya açıklama getirilmemiştir. Ancak, verilen kaynaklardaki diğer metinler Hakke'l-Yakîn'i yakîn mertebelerinin en üstü olarak tanımlar ve sâlikin Hak ile bilfiil bir olduğu, yaşama seviyesinde idrâk ettiği hâl olarak açıklar. Bu hâlde sâlik artık bilmez veya görmez, bizzat yaşar ve ateş teşbihiyle ateşe yaklaşıp sıcaklığını hissetmekle kalmaz, onunla birleşir. Mesnevî'de ise demirin ateşte kor haline gelmesi ve "Ben ateşim" demesi gibi bir "kor olma" hali olarak ifade edilir¹.

Detaylı cevap

Hakke'l-Yakîn, tasavvufta yakîn kademelerinin zirvesidir ve İlme'l-yakîn ile Ayne'l-yakîn'den sonra gelen üçüncü ve en derin mertebedir. Bu mertebede sâlik, Hak ile bilfiil bir olduğu hâli yaşar; artık sadece bilgi sahibi olmaz (ilme'l-yakîn) veya görmez (ayne'l-yakîn), bizzat o hâli tecrübe eder. Klasik tasavvuf bu üç mertebeyi ateş teşbihiyle açıklar: İlme'l-yakîn ateşi bilmek, Ayne'l-yakîn ateşi görmek, Hakke'l-Yakîn ise ateşe yaklaşıp sıcaklığını hissetmek ve hatta ateşle birleşmektir.

Hakke'l-Yakîn'in alâmetleri arasında bilen ile bilinenin birleşmesi, yani sâlikin artık "biliyor" veya "görüyor" değil, bizzat o olması yer alır. Bu hâl, klasik tâbirle "fenâ-yı bilen-bilinen" olarak ifade edilir. Ayrıca, yaşama ile teorik ayrımının kalkması ve bilgilerin kuru fikir olmaktan çıkıp kalbin canlı bir kademesi haline gelmesi de bu mertebenin özelliklerindendir. Sâlik bu mertebede "ben" dediğinde aslında Hakk'ı kasteder, çünkü kendi "ben"i fenâ olmuştur.

Kur'ân-ı Kerîm'de Vâkı'a Sûresi'nin 95. ayetinde geçen "inne hâzâ le-hüve hakku'l-yakîn" ifadesi, Hakke'l-Yakîn'in asıl menşeidir. Mesnevî'de ise bu mertebe, demirin ateşe atılıp kor haline gelmesi ve o an "Ben ateşim" demesi gibi bir "kor olma" hali olarak tasvir edilir; bu durumda demir özünde demir olsa da, kor hali Hakke'l-Yakîn'i temsil eder¹. Târık Sûresi ve Enbiyâ Sûresi'ne dair açıklamalarda da (ه) harfinin (ى) harfi ile olan ilişkisinde yakîn mertebeleri olan İlme'l-Yakîn, Ayne'l-Yakîn ve Hakke'l-Yakîn'e işaret edilir²·³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Secde Sûresi · s.162Hakkal Yakin : Bu mertebe de artık Ölmeden evvel ölüm geçekleşmiş ve olma hali vardır. Bu kelime de aslında kifayet etmez lakin Mesnevide şu şekilde bir ibare bOku
  2. 2Târık Sûresi · s.41(ه) “He” harfi tek başına içi boş olsa da kelime içinde ortadan geçen hat ile ikiye ayrılmıştır. Sol tarafı beşeri hüviyet, sağ tarafı ise ilahi hüviyettir. (ى)Oku
  3. 3Enbiyâ Sûresi · s.123(ه) “He” harfi tek başına içi boş olsa da kelime içinde ortadan geçen hat ile ikiye ayrılmıştır. Sol tarafı beşeri hüviyet, sağ tarafı ise ilahi hüviyettir. (ى)Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.