İçeriğe atla

TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye ve Vahiy ve Cebrâîl'in tasavvufî dilleri arasındaki fark nedir?

Çaprazlama4 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî diller açısından "Kelime-i Mûseviyye" ve "Vahiy ve Cebrâîl" kavramları, farklı tecellî mahallerine ve idrâk mertebelerine işaret eder. Vahiy, peygamberlere özgü ilâhî bildirim olup, Cebrâîl aracılığıyla veya doğrudan kalbe üfleme şeklinde gerçekleşir ve sessiz, lâfızsız bir hakikattir¹·². "Kelime-i Mûseviyye" ise, Hz. Musa'nın hakikatini ifade eden, gaybdan intikal eden bir mânâ olup³, sâlikin kendi kalbinde okuduğu, fiilin Hak'tan kulda zuhur ettiği ve kelâmın Hakk'ın kelâmı olarak kalpte dile geldiği bir idrâk mertebesine karşılık gelir⁴. Bu bağlamda vahiy, nübüvvetin ilmî temeli iken, Kelime-i Mûseviyye daha ziyade mânevî bir intikal ve kalbî bir okuma ile ilişkilidir.

Detaylı cevap

Tasavvufî kavramların üç açılım dili vardır: lugat, akâid ve mârifet. Bu çerçevede "Vahiy" ve "Cebrâîl" kavramları ile "Kelime-i Mûseviyye" farklı katmanlarda ele alınır. Vahiy, sözlük anlamıyla "gizlice ve hızlı bildirme"⁵ olup, İslâmî akâidde Allah'ın peygamberlerine Cebrâîl aracılığıyla gönderdiği ilâhî bildirimdir⁵·¹. Bu bildirim, peygamberlere özgü olup, ilâhî kelâm veya nebevî hadis şeklinde tezahür eder¹. Vahiy, sessiz ve lâfızsız bir hakikattir; kelâm ise ses olarak çıkar². Cebrâîl ise "Allah'ın kulu" veya "Allah'ın gücü" anlamına gelen İbranice kökenli bir kelime olup⁶·⁷, vahyin iletilmesinde aracı olan melektir.

"Kelime-i Mûseviyye" ise, Hz. Musa'nın hakikatini ifade eden, gaybdan annesine intikal ettirilen bir mânâdır³. Bu kavram, tasavvufî açıdan insanın kalbinde olanı okuması, yani kendi amel defterini okumasıyla ilişkilendirilir⁴. Burada fiil Hak'tan kulda zuhur eder ve kelâm Hakk'ın kelâmı olarak kalpte dile gelir⁴. Bu durum, sâlikin tevhide dair en derûnî idrâkıdır. Vahiy peygamberlere mahsus bir tecellî iken, Kelime-i Mûseviyye daha ziyade sâlikin kendi bâtınında, kalbinde yaşadığı bir mânevî intikal ve hakikat idrâkini ifade eder. Bu, mârifet dilinde kalbin tecellî mahalli olarak merkezîliğini gösterir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.1933Bilinmeli ki, ilâhî öğretim ve Rabbânî bildirim üç kısım üzerinedir: Birincisi “vahiy,” ikincisi “ilhâm” ve üçüncüsü “firâset”tir. “Vahiy,” peygamberlere özgü oOku
  2. 2Mâide Sûresi · s.79Kelâm ile vahiy arasında şu fark vardır, kelâm ses olarak çıkar, vahiy ise sessiz ve lâfsızdır. “Bana imân edin” demesi Cenâb-ı Hakk’ın zâtına imân etmektir, “ROku
  3. 3Cilt 4 · s.26
  4. 4Câsiye Sûresi · s.70Tasavvufî açıdan ise bu sahne, insanın kalbinde olanı okumasıdır. Zira her niyet, her yöneliş, o kitaba yazılmış bir satır gibidir; sâlik, ne zaman kalbini okurOku
  5. 5Vahiy ve Cebrâîl · s.67(20) Füsus’ul hikem Muhyiddin-i Arabi – A.Avni Konuk Cilt 1 Mukaddime S.27 sadeleştirilerek özet N.A. ... Müslüman dilcilerin çoğu, muhtemelen hadis mec-muâlârıOku
  6. 6Şu'arâ Sûresi · s.132Müslüman dilcilerin çoğu, muhtemelen hadis mec-muâlârındaki bazı rivâyetlere ( Müsned, V.15-16: Buhari “Tefsir”, 2/6, 16/1 ) dâyanarak; Cebrâil’in “Allah’ın kulOku
  7. 7Vahiy ve Cebrâîl · s.67(20) Füsus’ul hikem Muhyiddin-i Arabi – A.Avni Konuk Cilt 1 Mukaddime S.27 sadeleştirilerek özet N.A. ... Müslüman dilcilerin çoğu, muhtemelen hadis mec-muâlârıOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.