İçeriğe atla

TB. Kelime-i Şîsiyye eserinde A'yân-ı Sâbite kavramı nasıl ele alınır?

Kitap-KonuOrta düzey1 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

A'yân-ı Sâbite, tasavvuf metafiziğinin temel kavramlarından olup, eşyanın Hakk'ın ilminde ezelî olarak sabit olan "asıl mahiyetleri" veya "ilâhî sûretleri"dir. Hz. Şît (a.s.) ile ilişkilendirilen Kelime-i Şîsiyye'de bu kavram, özellikle "Hikmet-i Nefsiyye" (ilâhî nefes/atâ) bağlamında ele alınır¹. A'yân-ı sâbite, Hakk'ın isim ve sıfatlarının tecellî ettiği aynalar olarak görülürken, aynı zamanda Hakk'ın da a'yân-ı sâbitenin aynası olduğu belirtilir². Bu karşılıklı aynalık ilişkisi, varlıkların Hakk'ın kelâmı olduğunu ve O'nun ilminde bulunan mânâların a'yân-ı sâbite tabiriyle ifade edildiğini gösterir³. Her bir a'yân-ı sâbite, İzâfi Zât'ın bir veçhine karşılık gelir ve eşsizdir; bu da onların sabitliğini ve özel oluşunu vurgular⁴.

Detaylı cevap

A'yân-ı sâbite, Hakk'ın ilminde ezelî olarak sabit olan, henüz haricî varlığa gelmemiş ancak "ne olacaksa o" olarak belirlenmiş eşyanın hakikatleridir. Bu kavram, vahdet-i vücud doktrininin anahtar kavramlarından biridir ve Hazerât-ı Hamse sıralamasında vâhidiyyet mertebesinde, yani taayyün-i sânî'de yer alır. Kelime-i Şîsiyye'de a'yân-ı sâbite, Hz. Şît'in "hibe çocuk" sembolizmiyle ilişkilendirilen "Hikmet-i Nefsiyye" (ilâhî nefes/atâ) ile bağlantılıdır¹. Bu, a'yân-ı sâbitenin ilâhî bir atâ ve nefesle varlık bulma potansiyelini işaret eder.

Varlıklar, Allah'ın kelâmı olarak kabul edilir ve O'nun ilminde bulunan bu mânâlar "a'yân-ı sâbite" tabiriyle ifade edilir³·⁵. A'yân-ı sâbite için birçok tabir kullanılır; bunlar arasında "insanın hakikatleri", "ulûhiyyetin bir düzeni", "vahdetin yaygın hali", "gayb âleminin tafsili", "cemal sûretler", "isimlerin ve sıfatların eserleri", "Yüce Hakk'ın malumatı" ve "Yüce harfler" bulunur⁶·³. Muhyiddin İbn Arabî'nin "Biz yücelikler vasfı taşıyan harfler gibiyiz" sözü, a'yân-ı sâbitenin bu "yüce harfler" olma mânâsına işaret eder³.

A'yân-ı sâbite, Hakk'ın isimleriyle kendi aynalarında tecellî ettiği, Hakk'ın da a'yân-ı sâbitenin aynası olduğu karşılıklı bir aynalık ilişkisi içinde ele alınır². Bu durum, Hakk'ın a'yân-ı sâbitenin her birinin isti'dâdına münasip olarak o aynın sûretiyle zâhir olmasını ifade eder⁷. Her bir a'yân-ı sâbite, İzâfi Zât'ın bir veçhine karşılık geldiği için eşsiz ve sabittir; aynı a'yân-ı sâbiteden bir ikincisinin olması mümkün değildir⁴. A'yân-ı sâbiteler, kendi asli yoklukları üzerindedir ve haricî vücud kokusunu koklamamışlardır⁸. Onların isti'dâdât ve kabiliyetleri, Hakk'ın Zât'ının iktizââtı olup, illetleri ancak Zâtullah'ın vücududur⁷. A'yân-ı sâbite, zaman ötesi bir tümel olup, zamana bağlı olarak taayyün ettiğinde kader adını alır; bu, onların somut bir varlık olmak üzere hazırlıklarını tamamlamış halleridir⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Hz. Şît a.s. -
  2. 2Kelime-i Ya'kûbiyye · s.96Bu mukaddeme ma’lûm olduktan sonra metnin şerhine mübâşeret edelim: Metn-i sâbıktaki beyânât lisân-ı zâhir üzere vâki’ olmuş idi. Fakat beyânâtın sırrı ve bâtınOku
  3. 3Enbiyâ Sûresi · s.233A’yân-ı Sâbite (Değişmez ayn’lar, hakikatler, özler, asıllar.) Varlıklar, Allah’ın kelâmıdır. O’nun ilminde bulunan bu mânâlar ise, “a’yân-ı sabite” tabiri ile Oku
  4. 4Şûrâ Sûresi · s.140Zat'ın bir veçhi diğer veçhinden farklıdır dolayısyla bir a’yân-ı sâbiteden ancak bir tane vardır ve aynı a’yân-ı sâbiteden bir ikinci a’yân-ı sâbite olması mümOku
  5. 5Vahiy ve Cebrâîl · s.29A’dem (yokluk), zûlmet ve zûlm kelimelerinin ger-çek mânâlarını anlamaya çalıştıktan sonra yukarıda geçen “a’yân-ı sabite” ifadesini de kısaca anlatmaya çalışalOku
  6. 6Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2) · s.16A’yân-ı Sâbite : İnsânın hakikatleridir. A’yân-ı Sâbite : Ulûhiyyetin bir düzenidir. A’yân-ı Sâbite : Vahdet’in yaygın halidir. A’yân-ı Sâbite : Gayb âleminin tOku
  7. 7TB. Fusûs Mukaddimesi · s.34Hak a’yân-ı sâbiteden her bir “ayn”ın isti’dâdına münâsib olarak o “ayn”ın sûreti ile zâhir olur. İmdi a’yân-ı sâbite mec’ûl olmayınca, onların isti’dâdât ve kāOku
  8. 8Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi · s.152Bu mertebede açığa çıkan her bir ilmi sûret, harici eşyadan her birinin hakikati ve onu terbiye eden Rabb-ı hassıdır. Sufi deyiminde her bir ilmi sûrete “ayn-ı Oku
  9. 9Bir Ressam Hikâyesi · s.36A’yân-ı sâbite zaman ötesinde bir tümeldir. Eğer bir tümel zamana bağlı bir varlık haline geçecekse önce zamanın belirli bir anıyla irtibatlandırılır. Zamana baOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.