İçeriğe atla

TB. Kelime-i Şîsiyye ile TB. Kelime-i Nûhiyye eserleri Keşf kavramına nasıl farklı yaklaşır?

Çaprazlama0 görüntülenme2 kaynak
Kısa cevap

TB. Kelime-i Şîsiyye ve TB. Kelime-i Nûhiyye eserleri, keşf kavramına farklı peygamberlerin hikmetleri üzerinden yaklaşır. Kelime-i Şîsiyye, Hz. Şît (a.s.) ile ilişkilendirilen "Hikmet-i Nefsiyye" (ilâhî nefes/atâ) bağlamında keşfi, ilâhî bir hibe ve atâ olarak ele alır¹. Bu, keşfin doğrudan Allah'tan kalbe inen idrakler bütünü olduğu tasavvufî tanımıyla örtüşür. Kelime-i Nûhiyye ise "Hikmet-i Subbûhiyye"yi Hz. Nuh (a.s.) ile ilişkilendirir ve tesbih kavramı üzerinden keşfe yaklaşır; tesbih, Allah'ı imkân ahkâmından tenzih etmek, yani sonradan meydana gelen hükümlerden arındırmak olarak tanımlanır². Bu yaklaşım, keşfin kalbin tezkiye edilmesi ve Hak'tan başkasından arındırılmasıyla ilgili yönünü vurgular.

Detaylı cevap

Kelime-i Şîsiyye, keşfi Hz. Şît (a.s.)'ın şahsında tecelli eden "Hikmet-i Nefsiyye" ile ilişkilendirir. Hz. Şît (a.s.), Hz. Âdem'in oğlu ve "ilk hibe çocuk" olarak anılır; bu durum, keşfin ilâhî bir atâ ve hibe oluşunu sembolize eder¹. Tasavvufta keşf, sâlikin gayb âleminden veya Hak'tan kalbine inen doğrudan idraklerin tümüne verilen isimdir. Bu bağlamda, Şîsiyye'deki "Hikmet-i Nefsiyye" (ilâhî nefes/atâ), keşfin Allah'ın bir lütfu olarak kalbe doğuşunu ifade eder. Keşf, müminin Allah'ın nuruyla bakması hadisiyle de mesned bulur. Bu yaklaşım, keşfin bir bilgi edinme yolu olmaktan ziyade, ilâhî bir bağış ve doğrudan bir müşâhede hali olduğunu vurgular.

Öte yandan, Kelime-i Nûhiyye, keşfi Hz. Nuh (a.s.) ile ilişkilendirilen "Hikmet-i Subbûhiyye" üzerinden ele alır. "Nuh" kelimesi "çok Subbuh", yani çok tesbih eden anlamına gelir². Tesbih ise Allah'ı imkân ahkâmından tenzih etmek, yani O'nu sonradan meydana gelen hükümlerden arındırmak demektir². Bu perspektiften bakıldığında, keşf, sâlikin kalbini mâsivâdan, yani Hak'tan başka her şeyden temizlemesi ve Allah'ı tüm eksikliklerden münezzeh kılmasıyla elde edilen bir idrak halidir. Bu durum, keşfin şartlarından olan kalbin tezkiye edilmesi ve mücâhede ile riyâzatın önemini vurgular. Dolayısıyla, Kelime-i Şîsiyye keşfi ilâhî bir atâ olarak öne çıkarırken, Kelime-i Nûhiyye keşfi sâlikin arınma ve tenzih çabaları sonucunda ulaştığı bir idrak olarak farklı bir mertebede ele alır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Hz. Şît a.s.
  2. 2TB. Kelime-i Nûhiyye · s.4بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ KELİME-İ NUHİYYEDE MÜNDEMİC “HİKMET-İ SUBBUHİYYE” BEYÂNINDA OLAN FASTIR “Nuh” kelimesi çok “Subbuh”, çok tesbih manasınadıOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.