İçeriğe atla

Terzibaba İlyâsiyye Fassı'nı modern sâlik için nasıl yorumlar?

Fass İçeriği0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Terzibaba Necdet Ardıç, İlyâsiyye Fassı'nı modern sâlik için, sülûk yolculuğunda karşılaşılan mertebeler ve bu mertebelerdeki hâllerin bâtınî bir yorumu olarak ele alır. Bu fass, sâlikin nefs mertebelerindeki ilerleyişini, özellikle de Nefs-i Levvâme'den Nefs-i Mutmainne'ye geçişini ve bu süreçte yaşadığı kabz-bast hâllerini açıklar. Terzibaba'ya göre, İlyâsiyye Fassı, sâlikin Hak'tan gelen tecellîlere karşı duyduğu âcizlik ve hayranlık hâlini, yani "havf ve recâ" (korku ve ümit) arasında bulunma durumunu ifade eder¹. Bu fass, aynı zamanda sâlikin kendi hakikatini idrak etmesi ve mânevî sorumluluklarını yerine getirmesi yolunda bir mihenk taşı olan Emânet Âyeti'nin de bir yansımasıdır.

Detaylı cevap

Terzibaba Necdet Ardıç, İlyâsiyye Fassı'nı modern sâlikin seyr ü sülûkünde yaşadığı mânevî tecrübelerin bir haritası olarak yorumlar. Bu fass, sâlikin nefs mertebelerindeki ilerleyişini, özellikle de Nefs-i Levvâme'den Nefs-i Mutmainne'ye doğru olan yolculuğunu anlatır. Nefs-i Levvâme mertebesi, sâlikin kendisine gelen tecellîlere alışık olmaması sebebiyle duyduğu âcizlik ve hayranlık hâliyle karakterize edilir; bu hâl, "havf ve recâ" yani korku ve ümit arasında bulunma durumudur ve şerîat mertebesidir¹. Bu mertebede sâlik, nefs-i emmâre ve akl-ı maaşın etkisiyle ilâhî tecellîleri idrak etmekte zorlanabilir, hatta bu tecellîlere "mecnûn" diyebilir².

Sâlikin bu yolda ilerlemesi, nefsinin levvâmelik yönünden bazı ahlâklarını Hakk yolunda fedâ ve terk etmesiyle mümkündür. Bu, İbrâhîm'in buzağıyı kesmesi ve kızartması gibi, nefsin riyâzat ve mücâhede ateşinde pişirilmesi olarak yorumlanır. Pişirilen yemeği ikrâm etmesi ise, yapılan güzel ameller ve zikirlerle kendindeki esmâ-i ilâhiyye'leri güçlendirmesi ve Hakk yolunda mertebe kat etmesidir³. Bu süreçte sâlik, zaman zaman "Kabz" (içe kapanma, sıkıntı) ve "Bast" (ferahlık, genişleme) hâlleri yaşar⁴.

Nefs-i Mutmainne mertebesine ulaşıldığında, sâlikin ahlakı meleklere benzer; tevazu, ihlas, cömertlik ve kanaat sahibi olur. Bu mertebe, Allah'ın kuluna genel hitaptan çıkıp özel olarak seslendiği, "mutlak irfan" mertebesinin başlangıcıdır⁴. Terzibaba, bu mertebelerdeki her geçişi bir nevi berzah olarak tanımlar; her tecellînin belirli bir süresi vardır ve bu süre a'yân-ı sâbite programına bağlıdır⁵. Sâlikin seyrindeki her mertebenin bir başlangıcı ve bir sonu vardır ve bu vakitlerin takdîri Hakk'a ve O'nun Zâtî zuhûr mahalli olan Mürşîd-i Kâmil'e aittir. Sâlike düşen ise tam bir teslîmiyyet ve tevekkül hâlinde olup, kendisine verilen görevlere odaklanmaktır⁶. Bu yolculukta mürşid-mürîd ilişkisi de büyük önem taşır; sâlikin kendi özündeki isti'dâdı ve Rabb-i Hâss'ı yönünde bir yol tutması, mürşidin rehberliğinde gerçekleşir⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Hicr Sûresi · s.114Enfüsî yönden yorumlarsak, sâlikin kendisine gelen tecellîlere alışık olmaması sebebiyle duyduğu âcizlik ve hayranlık hâlidir. Bu hâl, “havf ve recâ ” “ korku vOku
  2. 2Hicr Sûresi · s.23Son olarak, âyet-i kerîmeyi enfüsî olarak yorumlarsak: Kendisine Zikir yâni ilâhî tecellîler indirilen “gönül”dür. Bu hâli idrâk edemeyip “mecnûn” diyen ise sâlOku
  3. 3Hicr Sûresi · s.113Aynı sahneyi enfüsî olarak yorumlarsak, İbrâhîm’in yâni sâlikin buzağıyı kesmesi, nefsinin levvâmelik yönünden bazı ahlâklarını Hakk yolunda fedâ ve terk etmesiOku
  4. 4Secde Sûresi · s.35Bu mertebedeki sâlikin ahlakı meleklere benzer; tevazu, ihlas, cömertlik ve kanaat sahibidir. İbadet ve itaatten zevk alır. Manevi olarak zaman zaman "Kabz" (içOku
  5. 5Zümer Sûresi · s.123Sâlikin seyr ü sülûkteki her mertebe geçişi de bir nevi berzahtır. " Fe yumsikulletî kadâ aleyhel mevte ve yursilul uhrâ ilâ ecelin musemmâ " ( Sonra hakkında öOku
  6. 6Hicr Sûresi · s.20Âyeti enfüsî olarak yorumlarsak: Sâlikin seyrinde karşılaştığı her mertebenin bir başlangıcı bir de eceli (sonu) vardır. Bu vakitlerin takdîri Hakk’a (ve O’nun Oku
  7. 7Zümer Sûresi · s.121Otuz yedinci âyetin yorumunda geniş olarak îzâh edildiği gibi, herkes kendi özündeki isti'dâdı (a'yân-ı sâbitesi) ve Rabb-i Hâss'ı yönünde dünyâda bir yol tutarOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.