İçeriğe atla

Terzibaba Şuaybiyye Fassı'nı modern sâlik için nasıl yorumlar?

Fass İçeriği0 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Terzibaba Necdet Ardıç, Şuaybiyye Fassı'nı modern sâlik için, sülûkta ulaşılan makâmların ve yaşanan hâllerin enfüsî bir tecrübe ve kalbin sürekli tahavvülü (dönüşümü) bağlamında yorumlar. Bu yorum, sâlikin her mertebede Hak'tan gelen tecellîlere karşı duyduğu âcizlik ve hayranlık hâlini¹ ve nefsinin hilâfet iddiâsından soyutlanarak Hak'ın hilâfet emânetini izhâra mahal olmasını vurgular. Terzibaba'ya göre, sâlikin seyrinde karşılaştığı her mertebenin bir başlangıcı ve sonu vardır; bu vakitlerin takdîri Hakk'a aittir ve sâlike düşen tam bir teslimiyetle görevlerine odaklanmaktır².

Detaylı cevap

Terzibaba Necdet Ardıç'ın Şuaybiyye Fassı'na yaklaşımı, tasavvufî kavramların modern sâlikin iç dünyasındaki karşılıklarını ve mânevî yolculuğundaki işleyişini açıklamaya odaklanır. O, makâmları sâlikin amel ve tahkîk ile elde ettiği istikrarlı manevî mertebeler olarak tanımlar; hâller ise gelip geçici olup, makâmlar sâlikin günlük yaşam alanı hâline gelmiş şekilleridir. Bu bağlamda, Şuaybiyye Fassı'ndaki "kalbin tahavvülü" makâmların ayrıştığı zemindir; sâlik tahavvül ettikçe yeni makâmlar açılır.

Sâlikin seyr ü sülûkünde karşılaştığı her mertebe geçişi bir nevi berzahtır³. Bu geçişlerde sâlik, kendisine gelen ilâhî tecellîlere alışık olmaması sebebiyle bir âcizlik ve hayranlık hâli yaşar ki bu, "havf ve recâ" (korku ve ümit) arasında bulunma hâlidir ve nefs-i levvâme mertebesinin yaşantısıdır¹. Terzibaba, bu hâli idrâk edemeyip "mecnûn" diyenin sâlikteki vehîm kuvvesi, nefs-i emmâre ve akl-ı maaş olduğunu belirtir⁴.

Terzibaba'ya göre, sâlikin seyrindeki her mertebenin bir başlangıcı ve eceli (sonu) vardır. Bu vakitlerin takdîri Hakk'a ve O'nun Zâtî zuhûr mahalli olan Mürşîd-i Kâmil'e aittir. Sâlike düşen, tam bir teslimiyet ve tevekkül hâlinde olup, kendisine verilen görevlere odaklanmaktır². Bu süreçte, sâlikin kendi özündeki isti'dâdı (a'yân-ı sâbitesi) ve Rabb-i Hâss'ı yönünde bir yol tuttuğu, hidâyet bulanın Hâdî, sapanın ise Mudill isminin mazharı olduğu ilkesi mürşid-mürîd ilişkisinde de geçerlidir⁵.

Sâlikin bu yolda ilerlemesi, nefsinin hilâfet iddiâsından soyutlanması (tezkiye) ve Hak'ın hilâfet emânetini izhâra mahal olması (tecellî) ile gerçekleşir. Bu, aynı zamanda Regaib tecrübesiyle gönlüne hakîkat-i Muhammediyye tohumları atılmış olan sâlikin, bu oluşumun kemalini sağlaması gerektiği anlamına gelir⁶·⁷. Terzibaba, bu enfüsî seyrin, sâlikin kendi hâlini tespit etmesiyle başlayan ve daha sonra Cenâb-ı Hakk'ın kendi gönlüne zuhurat yorumlarını ilka etmeye başlayacağı bir süreç olduğunu vurgular⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Hicr Sûresi · s.114Enfüsî yönden yorumlarsak, sâlikin kendisine gelen tecellîlere alışık olmaması sebebiyle duyduğu âcizlik ve hayranlık hâlidir. Bu hâl, “havf ve recâ ” “ korku vOku
  2. 2Hicr Sûresi · s.20Âyeti enfüsî olarak yorumlarsak: Sâlikin seyrinde karşılaştığı her mertebenin bir başlangıcı bir de eceli (sonu) vardır. Bu vakitlerin takdîri Hakk’a (ve O’nun Oku
  3. 3Zümer Sûresi · s.123Sâlikin seyr ü sülûkteki her mertebe geçişi de bir nevi berzahtır. " Fe yumsikulletî kadâ aleyhel mevte ve yursilul uhrâ ilâ ecelin musemmâ " ( Sonra hakkında öOku
  4. 4Hicr Sûresi · s.23Son olarak, âyet-i kerîmeyi enfüsî olarak yorumlarsak: Kendisine Zikir yâni ilâhî tecellîler indirilen “gönül”dür. Bu hâli idrâk edemeyip “mecnûn” diyen ise sâlOku
  5. 5Zümer Sûresi · s.121Otuz yedinci âyetin yorumunda geniş olarak îzâh edildiği gibi, herkes kendi özündeki isti'dâdı (a'yân-ı sâbitesi) ve Rabb-i Hâss'ı yönünde dünyâda bir yol tutarOku
  6. 6DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.253Muhammed’in doğumundan önce gerçekleşen hadiselerin bâtınî yorumlarını yaparak, aslında mübarek gece ve günlerin de dervişin seyrinde yaşaması ve geçmesi gerekeOku
  7. 7Aşk ve İrfân Yolunda · s.253Muhammed’in doğumundan önce gerçekleşen hadiselerin bâtınî yorumlarını yaparak, aslında mübarek gece ve günlerin de dervişin seyrinde yaşaması ve geçmesi gerekeOku
  8. 8Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1) · s.344Birinci aşama "enfüsi" (12) Dersi bitirip, kendi halini tesbit etmek. ikinci aşama ise saliklere dönük onların hallerini sıhhatli olarak hayal ve vehimden azadeOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.