İçeriğe atla

Üzeyriyet mertebesi ne anlama gelir?

Kavram TanımıTemel düzey4 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Üzeyriyet mertebesi, Hz. Üzeyir'in (a.s.) kudretin takdir edilmiş olana ilişkinliğini zevk yoluyla gözlemlemek istediği ve kendisinde takdir edilmiş olana ilişkin olacak bir kuvvetin sabit olmasını talep ettiği mânevî hâli ifade eder¹. Bu mertebe, ilâhî kudretin tecellîlerinin idrâk edilmesi ve bu tecellîlere vâsıl olma arzusunu barındırır. Tasavvufî sülûkta, sâlikin ilâhî takdire teslimiyetini ve bu takdirin hikmetini keşfetme çabasını temsil eden bir makam olarak değerlendirilebilir. Nahl Sûresi'nde geçen "Hak Teâlâ rızıkta, ba'zınızı ba'zınız üzerine tafzil eyledi" (Nahl, 16/71) âyeti, rızkın hem rûhânî hem de hissî olabileceğini ve ilâhî takdirin bir tezahürü olduğunu gösterir; Üzeyriyet mertebesi de bu takdirin zevk yoluyla müşâhedesiyle ilişkilidir².

Detaylı cevap

Üzeyriyet mertebesi, Hz. Üzeyir'in (a.s.) mânevî tecrübesi üzerinden tanımlanan özel bir makamdır. Bu mertebenin özü, Hz. Üzeyir'in "kudretin takdir edilmiş olana ilişkinliğini zevk yoluyla gözlemlemek istemesi" ve "kendisinde takdir edilmiş olana ilişkin olacak bir kuvvetin sabit olmasını talep etmesidir"¹. Bu durum, sâlikin ilâhî takdirin işleyişini sadece akıl yoluyla değil, aynı zamanda kalbî bir zevk ve müşâhede ile idrâk etme arzusunu gösterir.

Bu mertebe, ilâhî kudretin tecellîlerinin ve takdirinin farklı mertebelerini anlamaya yönelik bir çabayı içerir. Nahl Sûresi'nde geçen "Hak Teâlâ rızıkta, ba'zınızı ba'zınız üzerine tafzil eyledi" (Nahl, 16/71) âyeti, ilâhî takdirin rızık gibi hem rûhânî hem de hissî alanlarda nasıl tecellî ettiğini açıklar. Üzeyir fassı, bu ilâhî takdirin ve rızkın, "kader-i ma'lûm" olarak halkın taleb ettiği istihkak olduğunu belirtir². Dolayısıyla Üzeyriyet mertebesi, bu ilâhî takdirin ve rızıklandırmanın hikmetini zevk yoluyla kavramayı hedefler.

Tasavvufî sülûkta, bu mertebe, sâlikin sadece şer'î hükümlere uymakla kalmayıp, aynı zamanda ilâhî iradenin ve kudretin sırlarını keşfetmeye yöneldiği bir aşamayı temsil eder. Bu, Hakk'ın lütuf ve ihsan mertebelerinden bir pencere açarak tecellîleri almayı ifade eder; kişi hangi sahadan penceresini açmışsa, o sahadan lütuf gelir³·³. Üzeyriyet mertebesi, bu tecellîleri zevk yoluyla idrâk etme ve ilâhî kudretle hemhâl olma arayışıdır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Üzeyriyye · s.111Yani Üzeyir (a.s.), kudretin takdir edilmiş olana ilişkinliğini zevk yoluyla gözlemlemek istedi. Demek ki kendisinde takdir edilmiş olana ilişkin olacak bir kuvOku
  2. 2Nahl Sûresi · s.129Diyerek, Ahadiyet mertebesi, Uluhiyet mertebesinden haber vermektedir. Bu üstünlüğün ise bozulmamasının sebebi rızıklarını ellerinin altındakilere vermelilerki Oku
  3. 3Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27) · s.97Bu şekilde onlara da tecelliler olur, herkese tecelliler olur, zaten orası tecelligah mertebesi orası lütuf mertebesi, verilme mertebesi, ihsan mertebesi, ama bOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.