İçeriğe atla

Vahdet-i vücûd ile Vahdet-i şühûd aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?

Çaprazlama2 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Vahdet-i vücûd ve Vahdet-i şuhûd, tasavvufta varlığın birliği ve bu birliğin müşâhedesi olarak birbirini tamamlayan iki kavramdır; aynı Fass'ta buluşmaları, varlığın hakikatini idrâk etme sürecinde gerçekleşir. Vahdet-i vücûd, âlemlerin vücûdunun birliği hakikatini ifade ederken, Vahdet-i şuhûd bu birliğin içinde yer alan her şeyin Hak'ka ait olduğunun müşahedeli idrâkidir¹. Bu iki kavram, nazarî bir anlayışla değil, ancak şuhûd ve yaşantı yoluyla gerçek yerlerini bulur; zira şuhûd ile idrâk edilmeyen mertebeler, kişinin dışında kalır ve bağlantısız olur². Dolayısıyla, Vahdet-i vücûd'un bütünlüğü içindeki mertebeler, Vahdet-i şuhûd yoluyla tek tek hakikatleri ortaya çıkarıldığında birleşir.

Detaylı cevap

Vahdet-i vücûd ve Vahdet-i şuhûd, tasavvufî idrâkin iki vechesini temsil eder ve birbirini tamamlar; birbirlerinden ayrılmaları doğru değildir¹·³. Vahdet-i vücûd, "Âlemler vücûdunun birliği" anlamına gelirken, Vahdet-i şuhûd ise bu âlemler vücûdunun içinde bulunan her şeyin şeksiz şüphesiz Hak ve Hakk'a ait olduğunun gerçek ve müşahedeli bir idrâk ve anlayış olarak görülüp bilinmesi ve yaşanmasıdır¹. Bu kavramlar, nazarî bir anlayışla değil, ancak müşahede ile idrâk edilebilir konuları ifade eder¹.

Vahdet-i vücûd'un içerisinde bir bütün olarak bulunan mertebeler, kişilerde Vahdet-i şuhûd olarak tek tek hakikatleri ortaya çıkarıldıktan sonra gerçek yerlerini bulur²·⁴. Şuhûd ile hakikatleri idrâk edilemeyen bu mertebeler, okumakla anlaşılamaz; geçmişteki yerlerinden öteye gidemez ve kişiyle bağlantıları olmaz, dolayısıyla kişi bunlardan eksik kalır².

Bu buluşma, Vücûd-ı Mutlak'ın kendisini, ilâhî ve kevnî şuûnât hasebiyle şuhûdunda gerçekleşir. Bu zuhur, mücmelin mufassalda, vâhidin kesrette ve çekirdeğin ağaçta zuhuru gibi, şuhûd-ı aynî-i ayânîdir⁵. Arif, kesreti Hak'ta müşahede eder ve bilir ki bu kesret, hakiki bir kesret değildir; bilakis bir Vücûd'un şuûnâtıdır. Mevcudu ancak Zât-ı Hak'tan ibaret görür ve kesretin nefyinin manası budur⁶. Bu idrâk, Allah'ın Zâtında, Zâtından Zâtına, Zâtıyla, Zâtça, vahdetin aynı kesret, kesretin aynı vahdet olduğu Ahad, Samed olan Vücûd-u Mutlak olarak, ilmindeki tüm mertebelerinde a’yân-ı sâbiteleri üzere sıfat, esmâ, fiil ve eserleri ile kemâl zuhurda bulunduğu şuhûdudur⁷. Bu şuhûd, Mutlak vücudun programının bir görüntüsü olarak, şuhûd-u vücûd denilen müşahade edilen vücutta tezahür eder⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Aşk ve İrfân Yolunda · s.333“Vahdet-i şuhûd ve Vahdet-i vücûd” tâbirleri, bunları anlamaya çalışanlar için her ne kadar değişik konular ise de birbirlerinin tamamlayıcısıdır. BirbirlerindeOku
  2. 2Tesbih ve Zikir · s.95Vahdet-i Vücûd’un içerisinde bir bütün olarak bulunan bu mertebeler kişilerde Vahdet-i Şuhud olarak tek tek hakîkâtleri ortaya çıkarıldıktan sonra ancak gerçek Oku
  3. 3DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.333“Vahdet-i şuhûd ve Vahdet-i vücûd” tâbirleri, bunları anlamaya çalışanlar için her ne kadar değişik konular ise de birbirlerinin tamamlayıcısıdır. BirbirlerindeOku
  4. 4Meryem Sûresi · s.21Vahdet-i Vücûd’un içerisinde bir bütün olarak bulunan bu mertebeler kişilerde Vahdet-i Şuhud olarak tek tek hakîkâtleri ortaya çıkarıldıktan sonra ancak gerçek Oku
  5. 5TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye · s.52Vücûd-ı mutlakın tenezzülâtı, ancak kemâl-i esmâîden ibaret olan kemâli celâ ve isticladır. "Kemâl-i celâ" vücûd-i mutlakın cemî ! i şuûn-ı ilâhiyye ve kevniyyeOku
  6. 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.689O ba'zan bu kesreti vücud-ı Hak yapar ve Hakk'ı kesrette müşahede eder; ve ba'zan bil'akis vahdette kesreti müşahede eder; ve ba'zan her ikisini cem' eder; ve bOku
  7. 7Terzi Baba (Cilt 2) · s.265Bu gelişmeler sırasında idrak ettim ki, en güzel hâl kelime-i tevhid ve kelime-i risâlet sırrı çerçevesinde yaşamak, Kur'ân ahlâkıyla donanmak, bu amaçla seyr-iOku
  8. 8A'yân-ı Sâbite · s.431İşte o Mutlak vücudumuz olmazsa beşer vücudumuz zâten ortaya gelmez, mutlak vücudumuz bu vücudun kaynağıdır. Bütün esma-ı ilâhiye bize ait olan esma-ı ilahiye, Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.