İçeriğe atla

Yûnusiyet mertebesi ne anlama gelir?

Kavram TanımıTemel düzey1 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Yûnusiyet mertebesi, tasavvufî seyr-i sülûkta sâlikin nefs-i emmâre mertebesinden yükselerek, kendi beden arzındaki gayriyetin kesretini idrak edip iman ettiği bir makamdır¹. Bu mertebe, Hz. Yûnus'un (a.s.) peygamberlik hakikatleriyle ilişkilendirilir ve Hakikat-i Muhammedî programının bir parçası olarak yüzbin veya daha fazla insana gönderildiği bir aşamayı ifade eder². Yûnusiyet mertebesi, nefs mertebeleri içinde tarikat düzeyine yakın, hatta ondan biraz hakikate doğru atlamalar içeren bir konuma sahiptir; Yunus Emre'nin şöhreti de bu mertebedeki duygusallığı ve tarikat düzeyini iyi yansıtmasından gelir³·⁴·⁵. Bu mertebede sâlik, nefesin devamlılığını sağlamak amacıyla belalardan kaçıp bir gemiye binme gibi sembolik eylemlerle hikmetleri idrak eder⁶.

Detaylı cevap

Yûnusiyet mertebesi, tasavvufî yolculukta önemli bir duraktır ve Hz. Yûnus'un (a.s.) kıssasıyla sembolize edilen mânevî halleri içerir. Bu mertebeye ulaşan sâlik, nefs-i emmâre mertebesinden yükselerek, kendi beden âlemindeki "gayriyetin kesretini" yani çokluğunu ve ayrılıkları idrak eder ve bu idrakle imana ulaşır¹. Hz. Yûnus'un (a.s.) kendisi de Hakikat-i Muhammedî programının bir parçası olarak sahife indirilmiş, haberci peygamberlerdendir².

Bu mertebe, nefs mertebeleri sıralamasında nefs-i emmârenin aşılmasıyla başlayan bir süreci işaret eder. Nefs-i Emmâre, şehvet, gazab, kibir gibi olumsuz özelliklerin hâkim olduğu ilk mertebedir. Yûnusiyet mertebesi, tarikat düzeyine yakın, hatta ondan hakikate doğru atlamalar içeren bir seviyeyi temsil eder³. Yunus Emre'nin eserlerindeki duygusallık ve tarikat mertebesini yansıtması, bu mertebenin özelliklerini güzel bir şekilde ifade eder⁴.

Hz. Yûnus'un (a.s.) "nefesin devamlılığını sağlamak amacıyla belalardan kaçıp bir gemiye binmesi"⁶ gibi eylemler, bu mertebedeki sâlikin mânevî yolculuğunda karşılaştığı zorluklar karşısında hikmetli davranışlar sergilemesini ve Hakk'a sığınmasını sembolize eder. Bu, aynı zamanda, "Yüzbin veya daha fazla insana gönderilmiştir" ifadesiyle⁷ kesret âlemindeki insanlara yönelik bir irşad ve tebliğ görevini de içerir. "Yüzbin" sayısı, kesretin başlangıcını ve "Gayın" harfinin sayısal değeri olan "1000" ise gayriyeti ifade eder⁷. Dolayısıyla Yûnusiyet mertebesi, hem bireysel mânevî yükselişi hem de kesret âleminde Hakk'ın birliğini idrak etmeyi ve bu idraki yaymayı kapsayan bir makamdır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Sâffât Sûresi · s.132. ----------------- Seyr-i sülukunda kim Yunûsiyet mertebesine gelirse Nefsi emmare mertebesinden beden arzındaki kavmini gayriyetinin kesretinde olduğunu idrakOku
  2. 2Sâffât Sûresi · s.115----------------- وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ {الصافات/139} (37/139) “Ve-inne yûnuse lemine-lmurselîn(e)” (37/139) Şüphesiz Yûnus da resüllerdendi. --Oku
  3. 3Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001) · s.186Bunlar onlardan daha büyük Yunus Emre de büyük de o orta büyüklüktedir. Hayır eleştirme değil, bazı şeyleri bilmemiz gerekiyor, Yunus Emre’nin şöhreti duygusallOku
  4. 4Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001) · s.9Bunlar onlardan daha büyük Yunus Emre de büyük de o orta büyüklüktedir. Hayır eleştirme değil, bazı şeyleri bilmemiz gerekiyor, Yunus Emre’nin şöhreti duygusallOku
  5. 5Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001) · s.9Bunlar onlardan daha büyük Yunus Emre de büyük de o orta büyüklüktedir. Hayır eleştirme değil, bazı şeyleri bilmemiz gerekiyor, Yunus Emre’nin şöhreti duygusallOku
  6. 6Kelime-i Yûnusiyye · s.5İşte Yûnus (a.s.) bu hikmette açıklanan hakikatleri peygamberlik mertebesi sebebiyle bildiği için "nefes"in devamlılığını sağlamak amacıyla belalardan kaçıp birOku
  7. 7Sâffât Sûresi · s.131Hakikat-i Muhammed-i programı uygulamaya konulduğu zaman Yunûsiyet mertebesinin sırası geldiği zaman Yüzbin veya daha fazla insana gönderilmiştir. “Yüzbin” bizlOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.