İçeriğe atla

Yûnusiyye Fassı'nın 'Hikmet-i Nefesiyye' adıyla anılmasının hikmeti nedir?

Fass İçeriği0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Muhyiddîn İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserindeki Yûnusiyye Fassı, "Hikmet-i Nefesiyye" başlığını taşır. Bu adlandırma, Yûnus (a.s.) kıssasında geçen "nefes" kavramının tasavvufî derinliğini ve Hakikat-i Muhammediyye'deki yerini vurgular. Hikmet-i Nefesiyye, "fâ" harfinin üstün okunmasıyla "nefes" kelimesinden türemiştir ve Yûnus (a.s.)'ın belalardan kaçıp gemiye binmesi gibi olaylar üzerinden nefesin bekası ve nizâmına işaret eder¹. Bazı şârihler "nefsiyye" adlandırmasına da meyletse de, İbn Arabî'nin kendi el yazısı ve Sadreddîn-i Konevî gibi büyük müridlerinin beyanları "nefesiyye" adlandırmasını teyit etmektedir². Bu hikmet, insanın ruhsal ve bedensel kemâlini, Allah Teâlâ'nın kendi sureti üzere halk etmesini ve kulları üzerindeki şefkatini nefes kavramı üzerinden açıklar³.

Detaylı cevap

Yûnusiyye Fassı'nın "Hikmet-i Nefesiyye" olarak adlandırılmasının temel hikmeti, Yûnus (a.s.) kıssasındaki olayların "nefes" kavramıyla olan derin irtibatıdır. Yûnus (a.s.)'ın üzerine gelen belalardan firar edip gemiye binmesi, nefesin baki kalmasını temin etme düşüncesiyle açıklanır; zira orada kalsaydı nefesi kesilebilirdi¹. Bu durum, "nefes"in sadece biyolojik bir olgu değil, aynı zamanda varlığın ve hayatın devamlılığını sağlayan ilahî bir sır olduğuna işaret eder.

Bu hikmetin adlandırılmasında "fâ" harfinin üstün okunmasıyla "nefesiyye" mi, yoksa cezimli okunmasıyla "nefsiyye" mi olacağı konusunda iki görüş bulunmaktadır⁴·². Ancak Fusûs şârihi Müeyyedüddîn Cendî ve İbn Arabî'nin üvey oğlu Sadreddîn-i Konevî, Şeyh-i Ekber'in kendi el yazısında "fâ"nın üstün okunmasıyla "nefes" şeklinde bulunduğunu belirtmişlerdir². Bu durum, İbn Arabî'nin asıl muradının "Hikmet-i Nefesiyye" olduğunu göstermektedir. "Nefesiyye" adlandırması, "nefsin" nizamına sebep olan şeyi zikretmiş olur¹.

Yûnusiyye Fassı, neş'et-i insâniyyeyi, yani insanın halkını ruh, beden ve nefs yönünden Allah Teâlâ'nın kendi sureti üzere halk etmesi hakikatini ele alır³. Ayrıca Allah'ın kulları üzerindeki şefkatini ve İsm-i Zahir'in ancak O'nun vücuduyla zahir olduğunu da bu hikmet çerçevesinde beyan eder³. Bu bağlamda "nefes", ilahî tecellilerin ve varoluşun sürekliliğinin bir sembolü olarak öne çıkar.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.178İşte Yûnus (a.s.) bu hikmette beyan olunan hakikatleri nübüvvet mertebesinin özelliği ile ârîf olduğu için nefesin baki olmasını teminen üstüne gelen o belalardOku
  2. 2Kelime-i Yûnusiyye · s.1BU BÖLÜM, YÛNUS'UN KELİMESİNDE BULUNAN NEFES HİKMETİNİN AÇIKLAMASINDADIR. Bu hikmet, "fâ" harfinin üstünlü okunuşuyla "nefesiyye" midir, yoksa "fâ" harfinin cezOku
  3. 3TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.3Bu Fass Kelime-i Yûnussiyye’de Mündemiç Olan “Hikmet-i Nefesiyye” Beyanındadır. (172) 1.Paragraf : Neş'et-i insâniyyeyi, kemâliyle ruhen ve cismen ve nefsen AllOku
  4. 4TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.176S O N بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ BU FASS KELİME-I YUNUSiYYE'DE MÜNDEMİÇ OLAN "HİKMETİ NEFESİYYE" BEYÂNINDADIR. Yunus’un (a.s.) hikmeti “nefes” hakkınOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.