İçeriğe atla

Zekeriyyâiyye Fassı'nın 'Hikmet-i Mâlikiyye' adıyla anılmasının hikmeti nedir?

Fass İçeriği1 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Zekeriyyâiyye Fassı'nın "Hikmet-i Mâlikiyye" adıyla anılmasının temel hikmeti, Hz. Zekeriyyâ'nın hayatında tecelli eden "Mâlik" ism-i şerîfinin özel bir tezahürü ve bu ismin gerektirdiği teslimiyet ve sabır halidir. Hz. Zekeriyyâ'nın işlerini düzenleyen özel ismin "Mâlik" olduğu belirtilir¹. Bu hikmet, özellikle Hz. Zekeriyyâ'nın kâfirler tarafından testereyle ikiye biçilmesi hadisesinde açığa çıkar; o, bu belaya sabretmiş ve mazhar olduğu özel ismin gereği olarak Hak'tan bu belanın kaldırılmasını talep etmemiştir²·³. Bu durum, mülkiyetin ve tasarrufun yalnızca Allah'a ait olduğu idrakini ve bu idrakin getirdiği tam teslimiyeti ifade eder.

Detaylı cevap

Zekeriyyâiyye Fassı'nda "Hikmet-i Mâlikiyye"nin tahsis edilmesi, Hz. Zekeriyyâ'nın hayatındaki olayların, Allah'ın "Mâlik" isminin tecellileri olarak okunmasından kaynaklanır. "Mâlik" ismi, Allah'ın her şeye sahip ve her şey üzerinde mutlak tasarruf sahibi olduğunu ifade eder¹. Hz. Zekeriyyâ'nın yaşadığı çetin imtihanlar, özellikle de kâfirler tarafından testereyle ikiye biçilmesi hadisesi, bu hikmetin en belirgin tezahürlerinden biridir. Bu olay karşısında Hz. Zekeriyyâ'nın gösterdiği sabır ve Hak'tan belanın kaldırılmasını talep etmeyişi, onun "Mâlik" ismine tam bir teslimiyetle ayna olduğunu gösterir²·³. Bu durum, sâlikin kendi iradesini ve mülkiyet iddialarını terk ederek, her şeyin gerçek sahibinin Allah olduğunu idrak etmesi ve O'nun takdirine rıza göstermesi anlamına gelir. Tasavvufta hikmet, ilmin tahkik edilmiş hali ve bilginin yerli yerine konulmasıdır (K1-197 — K1). Bu bağlamda, "Hikmet-i Mâlikiyye", Hz. Zekeriyyâ'nın yaşadığı olaylar üzerinden, Allah'ın mutlak mülkiyetini ve bu mülkiyet karşısında kulun tam teslimiyetini zevkî bir ilimle idrak etme mertebesini ifade eder. Bu hikmet, aynı zamanda, her peygamberin kendine özgü bir hikmetle anıldığı genel tasavvufî çerçeveye de uyar; örneğin, Yahyâ Kelimesi'nde "hikmet-i celâliyye", Lokman Kelimesi'nde "hikmet-i ihsâniyye" ve Hûd Kelimesi'nde "hikmet-i rubûbiyyet" gibi farklı hikmetler bulunur⁴·⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Zekeriyyâiyye · s.1Zekeriyyâ (a.s.) kelimesinde bulunan Mâlikiyye hikmetinin beyanında olan fasıldır. Bilinmeli ki, Zekeriyyâ (a.s.)'ın işlerini düzenleyen özel isim "Mâlik" ism-iOku
  2. 2Kelime-i Zekeriyyâiyye · s.4İşte bu sebeple "hikmet-i mâlikiyye" (mülkiyet hikmeti), Zekeriyya Kelimesi'ne tahsis edildi. Mesnevî: 21/2 o hazreti testere ile küffâr ikiye biçtiler. O dahi Oku
  3. 3TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye · s.28O dahi buna sabredip, mahzar olduğu ism-i hâssın muktezâsı olarak Hak'tan bu belânın ref’ini taleb etmedi. İşte bu sebebe binâen "hikmet-i mâlikiyye," Kelime-i Oku
  4. 4Kelime-i Âdemiyye · s.835ye, ba’dehû Kelime-i Yahyâviyye’de mündemic hikmet-i celâliyye, ba’dehû Kelime-i Zekeriyyâviyye’de mündemic hikmet-i mâlikiyye, ba’dehû Kelime-i İlyâsiyye’de müOku
  5. 5Kelime-i Hûdiyye · s.9ın hikmeti bu "Rablık birliği"ne dayanır. ... Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "Zât birliği" (ahadiyyet-i zâtiyye) ile "ilâhî isimler Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.