İçeriğe atla
Hûd 6Cüz 12 · Sayfa 222

Hûd Sûresi 6. Âyet

هود

Sohbete sor

Vemâ min dâbbetin fî-l-ardi illâ ‘ala(A)llâhi rizkuhâ veya'lemu mustekarrahâ vemustevde'ahâ(c) kullun fî kitâbin mubîn(in)

Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

Hûd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

~~11.6~
وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِى الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فٖى كِتَابٍ مُبٖينٍ
~ ~ ~

11.6 - Ve mâ min dâbbetin fil ardı illâ alallâhi rizguhâ ve yağlemu mustegarrahâ ve mustevdeahâ, kullun fî kitâbim mubîn.

Diyanet Meali:

11.6- Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

11.6- Yerde hiçbir debelenen de yoktur ki rızkı Allaha âid olmasın, o onun karar ettiği yeri de bilir, emanet bulunduğu yeri de hepsi açık bir kitaptadır


Kur’an’ı Kerim Dabbe’yi her türlü canlı için kullanır. Hayvan ile eş anlamlı da kullanır. Sürüngen, dört ve iki ayaklı her canlı Dabbe ’dir. Yerine göre hayvan yerine göre insan türünden de olabilir. Kelimenin anlamı “debelenen” canlıdır. İnsan olarak kullandığımızda sanki bedenen eksik olduğu anlaşılır. Ama beyniyle, aklıyla da debelenmektedir.

Hayvan olarak Sebe suresi, 14. Ayette şöyle geçer:” Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimizde, öldüğünü, ancak asasını kemiren ağaç kurdu-Dabbe göstermişti.

İnsan olarak ise Neml suresi, 82. Ayette şöyle denir:

“Söylenen (kıyamet) başlarına geldiği vakit, onlara yerden bir yaratık- Dabbe çıkarırız da insanların ayetlerimize kesin bir şekilde iman etmedikleri konusunda onlarla konuşur.” Hz. Ali “O, kuyruğu olan bir Dabbe değil, sakalı olan bir Dabbe dir.” Buyurmuştur.

“Yerler ve gökler O’nun içindir/O’na aittir.” Ayet. Her şeyin Maliki olan Allah canlıların rızkını da hazırlamıştır. Hatta ölmeden önce ve sonra da mekanlarını da. Ayrıca mekanetlerini de. Allah’ın ilminde yerini almıştır. Dünyadaki yerine: müstakar (karargâh), öldükten sonraki yerine: “müstevda” denir.

Açık bir kitap (Levh-i mahfuz): Dünya hayatında ve ahrette olacakların hepsini ezeli ilmi ile ihata etmesidir. Kur’an’ı Kerim’de Levh-i mahfuz tabiri geçmez. Bunun yerine Ümm’ül Kitap yani Ana Kitap, her şeyin detaylı tafsil edilip açıklanması anlamına gelen Kitab-un Mübin, korunan Kitap manasında ise Kitab-un Meknun isimleri geçer.

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri “C. Hakk’ın, kullarının işlerini Levh-i Mahfuz’a yazması, halk edilmişlerin işlerinin ezeli ilme uygun olarak meydana geldiğini bilmeleri içindir.” Der. Dolayısıyla hiçbir şey tesadüf, gayesiz ve Hak Teâlâ’dan bağımsız olmadığını ifade etmek içindir. N.M.

----------------------
rtfSndPly*11.7*

11- Hud Suresi- Ayet 7

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(4)