Yevme tubeddelu-l-ardu ġayra-l-ardi ve-ssemâvât(u)(s) veberazû li(A)llâhi-lvâhidi-lkahhâr(i)
O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegane hakim) olan Allah'ın huzuruna çıkarlar.
İbrâhîm Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(48) (Yevme tubeddelul ardu gayrel ardı ves semâvâtu ve berezû lillâhil vâhıdil kahhâr.)
“O gün yeryüzü bir başka yere, gökler, başka göklere çevirilecek ve bütün varlıklar, kabirlerinden çıkıp bir ve gücüne karşı durulmaz olan Allah'ın huzuruna toplanacaklardır.” Dünyanın orta kıyâmeti olarak bu Âyeti Kerîme’ye baktığımızda, yeryüzü tamamen değişmez kendi içinde değişir yâni örneğin kıta dağılımları başka bir hale girer. Semadan kasıt ise dünyâmızın semâsıdır yoksa sonsuz semâlar değildir.
O gün Kahhar esmâsı ortaya çıkar. Kahhar esmâsı kahhariyeti ile bütün varlığı sardığında orada başka bir esmâ-i ilâhiyyenin zuhuru olmayacaktır.
Hayatı Cenâb-ı Hakk (c.c.) ın bütün isimlerinin faaliyette olması meydana getirmektedir, Kahhar esmâsının baskın gelmesi sonucu diğer esmâlara faaliyet sahası kalmayınca Kahhar esmâsının saltanatı yeryüzünde sürecektir. Kahhar esmâsı eski sistemi bozmaktır çünkü öyle olmaz ise eski sistem bozulamaz ve bu durum Kahhar esmâsının acziyeti olur.