Kâle faḣruc minhâ fe-inneke racîm(un)
(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.
Allah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin."
Hicr Suresi 34. ayet, Allah'ın İblis'e hitaben sarf ettiği bir kovma ve lanetleme ifadesidir. Ayet, 'çıkma' emri, 'kovulmuşluk' vasfı ve 'lanet' kavramları üzerinden ilahi gazabı ve İblis'in nihai akıbetini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): H-r-c kökü, bir şeyin bir yerden ayrılması, dışarı çıkması anlamına gelir. Bu ayetteki 'fahruc' emri, İblis'in cennetten veya yüce makamdan uzaklaştırılması, çıkarılması emrini ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir çıkış değil, aynı zamanda manevi bir düşüşü ve ilahi huzurdan tard edilmeyi de içerir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): H-r-c, bir şeyin bulunduğu mekandan ayrılmasıdır. Ayetteki 'fahruc' ifadesi, İblis'in Allah'ın emrine karşı gelmesi sebebiyle layık olduğu konumdan mahrum bırakılması ve oradan uzaklaştırılması anlamını taşır. Bu, ilahi bir ceza ve kovulma eylemidir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Racîm kelimesi, 'mercûm' yani taşlanmış, kovulmuş demektir. Şeytan için kullanıldığında, gökten atılan yıldızlarla taşlanması veya lanetlenmesi sebebiyle kovulmuş anlamına gelir. Bu ayette, İblis'in ilahi rahmetten uzaklaştırılmış ve lanetlenmiş bir varlık olduğunu vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Racîm, 'merdûd' yani reddedilmiş, kovulmuş demektir. Araplar, birini lanetlediklerinde veya kötülediklerinde 'racemtuhu' derlerdi. Bu ayetteki 'racîm' ifadesi, İblis'in Allah'ın huzurundan kovulmuş, reddedilmiş ve lanetlenmiş olduğunu mecazi bir anlatımla ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): R-c-m kökü, taş atmak anlamına gelir. Ancak mecazi olarak, lanetlemek, kötülemek ve kovmak anlamlarında da kullanılır. 'Racîm', lanetlenmiş, kovulmuş demektir. Ayetteki kullanımı, İblis'in ilahi rahmetten uzaklaştırılmış, lanetle anılan ve her türlü hayırdan mahrum bırakılmış bir varlık olduğunu belirtir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): İzutsu, 'racîm' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, sadece fiziksel bir taşlamadan öte, manevi bir dışlanmayı, ilahi gazaba uğramayı ve lanetlenmeyi ifade ettiğini belirtir. İblis'in 'racîm' olarak nitelendirilmesi, onun Allah'ın iradesine karşı gelmesi sonucu ilahi düzenden tamamen dışlanmışlığını ve lanetlenmişliğini gösterir.
Hicr Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Okuduğumuz âyette İblîs’e “fahruc” “çık” emri veriliyor. Sâd sûresi 38/77 âyetindeki ifâde de aynen böyledir. Ancak, Â’râf sûresi 7/13 âyetinde önce “fehbit” “in” deniyor, sonra “fahruc” “çık” deniyor:
“Fehbit minhâ fe mâ yekûnu leke en tetekebbere fîhâ fahruc inneke mines sâgirîn” “Öyle ise, oradan in! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın.”
“Fehbit” kelimesi iki bölümden oluşur: “Fe” ve “Ihbit”. “Fe”, bağlaçtır; “o halde”, “öyleyse” ma’nâsındadır. “Ihbit” ise “habata” kökünden gelen bir emir fiilidir; “yukarıdan aşağıya inmek”, “düşmek” ve “alçalmak” ma’nâlarına gelir. Fiziksel olduğu kadar mânevî bir inişi (ontolojik bir kimlik değişimini) de ifâde eder.
İblîs, Âdem’e secde emri gelmeden evvel, esmâ cennetinde yaşayan bir melek yâni ilâhî bir kuvvet iken, secde etmeyip Hakk’ın emrine muhâlefet ve isyân etmesi sebebiyle meleklik vasfını kaybetti, onun yerini yeni ve kesâfet yönlü bir kimlik aldı ki bu mânevî anlamda latîften kesîfe doğru bir “in”iştir.
“Fahruc” kelimesi iki bölümden oluşur. “Fe” ve “Uhruc”. “Uhruc”, emir fiilidir; “çık”, “dışarı çık”, “ayrıl” ve “terk et” anlamlarına gelir. “Cennetten çık” demektir. Âleme cismâniyyet ve sûret tasavvuru ile baktığı ve bireyselliği belirginleşerek “ben”lik iddiâsında bulunduğu için ona uygun olan yer latîf olan gayb âlemi değil kesîf olan madde âlemiydi. Bu sebeple, cennetten indirildi ve dünyâda zuhûra “çık”tı.
Benzer bir yaşantı Âdem babamız ile Havvâ annemizin üzerinde de tahakkuk etti. Cennette yaşayan iki melek iken kesîf olan toprak bedene girmeleri, onların da cennetten çıkışının ve kesîf olan madde âlemine geçişlerinin başlangıcı oldu.
“Recîm”, “r-c-m” kökünden gelir; bir şeyi yukarıdan aşağıya atmak ma’nâsındadır. Latîften kesîfe veya cennetten tabiat âlemine inmek, kovulmaktır. " T.O.C.C."
Âyet 35
وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ
~ ~ ~
Ve inne aleykel lâ’nete ilâ yevmid dîn.
“Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir”.