İçeriğe atla
Bakara 286Cüz 3 · Sayfa 49

Bakara Sûresi 286. Âyet

البقرة

Sohbete sor

Lâ yukellifu(A)llâhu nefsen illâ vus'ahâ(c) lehâ mâ kesebet ve'aleyhâ me-ktesebet(k) rabbenâ lâ tu-âḣiżnâ in nesînâ ev aḣta/nâ(c) rabbenâ velâ tahmil ‘aleynâ isran kemâ hameltehu ‘ale-lleżîne min kablinâ(c) rabbenâ velâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih(i)(s) va'fu ‘annâ vaġfir lenâ verhamnâ(c) ente mevlânâ fensurnâ ‘ale-lkavmi-lkâfirîn(e)

Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."

Bakara Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

لاَ يُكَلِّفُ اللّهُ نَفْساً إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

(2/286) La yükellifullahu nefsen illâ vüs'aha* leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* Rabbena la tüahızna in nesiyna ev ahta'na* Rabbena ve la tahmil aleyna ısran kema hameltehu alelleziyne min kablina* Rabbena ve la tühammilna ma la takate lena Bih* va'fü anna, vağfir lena, verhamna, ente mevlana fensurna alel kavmil kâfiriyn;

* Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” Allah her nefse mutlaka Ulûhiyyet mertebesinde yaşayacaksın, zat mertebesinde yaşayacaksın diye teklif etmez, kimisi sıfat mertebesinde yaşar, kimisi esmâ mertebesinde, kimisi ef’al mertebesinde yaşar, çünkü gücünün çekeceği kadardır, meselâ bir uçak Beşyüz mt.ye kadar havalanabiliyorsa ondan atmosfer üzerinde uçuş istenmez, istenirse eğer o isteyen Rab olmaz, Rab ise onu istemez.

Hakîm esmâsı dolayısıyla, burada nefs kelimesine

dikkat edersek, insânın hakikati nefsiydi, nefis o kişinin varlığıdır, zâtıdır, ama diğer anlamda yani emmâre, levvâme v.b. anlamında nefsin fasılalarıdır, gerçeği hakikati nefs ifade eder, o nefse verdiğimiz güç kadar biz ondan faaliyet isteriz.

Onların kazandıkları kendilerinedir;

Eksi kazançları da kendi aleyhlerinedir yani kim ne yapmışsa, burada yaptığı fiilin bir sonraki aşaması ne ise kendilerinedir.

Ey bizim Rabbimiz bizi hesaba çekme hata ettiklerimizden ve unuttuklarımızdan dolayı;

Unutmadan kasıt fiili mânâda örneğin namaz vaktini unutmak v.b. şeylerdir, fakat burada bahsedilen esas unutma Cenâb-ı Hakkk’ın bize verdiği İlâh-î hakikatleri unutmaktır, en büyük unutma da bu zâten ve ittika olarak bahsedilen şey de budur, gaflete düşerek yani bunları unutmaktır.

Ve böyle bir hatamız oldu ise de ondan bizi sorumlu tutma, deniyor;

Bunu söyleyen kişi Allah’ın hakikatinin kendinde mevcut olduğunu biliyor, bunu yaşıyor, fakat bazen gaflete düşüp unuttuğunda bundan bizi sorumlu tutma diyor, ama hatırında olup yaşadığı süre daha çok olduğu için o üstün geliyor fakat yine de nezaketi dolayısıyla özür diliyor ve hatalarımızdan dolayı diyor, yalnız buradaki hata kasti hata değildir buna dikkat edelim, elinde olmadan birinden bir fiil çıkmış olabilir işte bundan da bizi sorumlu tutma diyor, ama hata bilerek yapılmışsa zâten bu ifadeyi kullanmaz, cezasına razı olunur.

Rabbimiz bizim üzerimize yükleme, bizden evvelkilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme;

Âyetlerin inişi sırasında müslümanlara yeni yeni hükümler geliyorken bu hükümler içerisinde zorlanmaya başlamışlar ve biz bu işleri nasıl yapacağız diyerek Hz. Rasûlullah’a ricaya gelmişler ve bu Âyetin bu bölümü o

esnada gelmiş, maddi mânâda Mûsevi şeriatında daha ağır olan hükümler bizde hafifledi. Bakın o gün yapılan rica bugünkülere kadar fayda sağlıyor.

Diğer yönüyle bize yükleme dediği, sıfat mertebesi kadar kabiliyeti olan birisine zat mertebesini yükleme Ya Rabbi çekemeyiz demektir yani hangi mahalde hangi mertebe itibarıyla zuhura gelecekse işte o kadarını yükle. Eskilere bu yükletildi ama yerine getirilemedi sonları hüsran oldu, işte bizde bu duruma düşmeyelim diye bu ricada bulunuluyor.

Takatimizin yetmeyeceği şeyleri de bize yükleme;

Eğer bizi beşer olarak hâlketmişsen yani programı-mızda beşerlik varsa tamam beşer olarak kalalım, Rabbani görevleri yükleme bize fakat eğer bizi Rabbani bir görevle görevlendirmişsen onu da yükle, içerisinde zuhura çıkar mânâsı da vardır.

Bizi affet;

İyi niyetimizle yapmaya çalıştığımız ama yapamadı-ğımız şeylerden bizi sorumlu tutma, affet bizi bunlardan, burada mühim olan evvelâ iyi niyettir.

Mağfiret eyle bizi.

vücût günahımızdan

Ve bize rahmet eyle.

Vücûdu Rahmâni ile rahmet eylesin deniyor, bizim beşeri varlığımıza İlâh-î rahmetin gelmesi demek Rahmâni vücûd ile vücûtlandırması şeklinde olursa rahmetin en büyüğü olur. Rahmân sûresinde bahsedilen hakikatlerin yaşanması ona Rahmâni vücûdun verilmesidir, himmet etmesi demektir.

Sen bizim efendimizsin.

Efendi mutlak sahip demektir yani biz yokuz Sen varsın, Efendinin yanında kölenin hükmü olmaz çünkü köle Efendisinde yok olmuş demektir, işte biz köleliği kabul ettiğimizde Efendi ile var olmuş oluruz, işte bu hakikati idrak ettiği zaman.

Kâfir kavimler üzerine Sen bize yardım et.

Efendi olmamız için bize yardım et, kâfir kavim evvelâ bizdeki nefsi emmâredir, işte o nefsi emmâre, levvâme, mülhime kavimlerine karşı bize yardım et. Bu Âyetin savaşta söylenecek Âyet olduğunu da söylerler ayrıca şeytan, cin vb mahlûklara karşı da bu Âyet çok güzel okunabilir çünkü bu Âyetler onlardan daha lâtif yani Allah’ın İlâh-î Kelâm’ından Nûr’anilik olduklarından onlardan daha süratli hareket ederler.

Sadekallahül azîm:

Sübhane rabike rabbil izzeti amma yesıfün ve selâmün alel mürselîn velhamdü lillâhi rabbil âlemîn.

Böylece bu kitabımızda o günkü söylenişi ile yazıya dökülerek her harfi kontrol edilerek kayda alınmıştır, hatalarımız olmuşsa bize aittir özür dileriz. Emeği geçenlere Cenâb-ı Hakk mükâfatını İnşeallah versin.

Rabb-ı mıza sonsuz şükrederiz.

Gayret bizden muvaffakiyyet Hakk’tan dır.

Necdet Ardıç, Terzi Baba Tekirdağ: (27/06/2011) KAYNAKÇA

1. KÛR’ÂN VE HADîS :

2. VEHB : Hakk’ın hibe yoluyla verdiği ilim.

3. KESB : Çalışılarak kazanılan ilim.

4. NAKİL : Muhtelif eserlerden, Mesnevi’i şerif, İnsân-ı Kâmil, Fusûsu’l Hikem ve sohbetlemizden müşahede ile toplanan ilim.

“DAHA EVVELCE ÇIKAN KİTAPLARIMIZ”

(Gönülden Esintiler)

1. Necdet Divanı:

2. Hacc Divanı:

3. İrfan Mektebi, Hakk Yolu’nun Seyr defteri:

4. Lübb’ül Lübb Özün Özü,(Osmanlıca’dan çeviri):

5. Salât- Namaz ve Ezan-ı muhammedi’de Bazı hakikatler: “İngilizce, İspanyolca”

6. İslâm’da Mübarek Geceler, bayramlar ve Hakikatleri:

7. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs’i):

8. Tuhfetu’l Uşşâkiyye, (Osmanlıca’dan çeviri):

9. Sûre-i Rahmân ve Rahmâniyyet:

10. Kelime-i Tevhid, değişik yönleriyle:

11. Vâhy ve Cebrâil:

12. Terzi Baba (2/1) ve Necm Sûresi:

13. (2/13) On üç ve Hakikat-i İlâhiyye:

14. İrfan mektebi, “Hakk yolu”nun seyr defteri ve şerhi

15. 6 Pey- (2/1) Hz. Âdem Safiyyullah (a.s.)

16. Divân (2/3)

17. Kevkeb. Kayan yıldızlar.

18. Peygamberimizi rû’ya-da görmek.

19. Sûre-i Feth ve fethin hakikat-i.

20. Terzi Baba Umre (2/2009)

21. 6 Pey - (2/2) Hz. Nûh Neciyyullah (a.s.)

22. Sûre-i Yûsuf ve dervişlik:

23. Değmez dosyası

24. 6 Pey-3-Hz. İbrâhîm Halîlûllah- (a.s.)

25. Köle ve incir dosyası:

26. Bir zuhûrât’ın düşündürdükleri:

27. Genç ve elmas dosyası:

28. Kûr’ân’daTesbîh ve zikr:

29. Karınca, Meml Sûresi:

30. Meryem Sûresi:

31. Kehf Sûresi:

32. İstişare Dosyası:

33. Terzi Baba Umre dosyası: (2/2010)

34. Bakara dosyası:

35. Fatiha Sûresi:

36. Bakara Sûresi:

37. Necm Sûresi:

38. İsrâ Sûresi :

39. Terzi Baba (2/2):

40. Âl-i İmrân:

41. İnci tezgâhı:

42. 4-Nisâ Sûresi :

43. 5-Mâide Sûresi

44. 7- A’raf Sûresi :

45. 14-İbrâhîm Sûresi :

46. İngilizce, Salât-Namaz :

47. İspanyolca, Salât-Namaz :

48. Fransızca, İrfan Mektebi :

49. 36- Yâ’Sîn, Sûresi :

50. 76- İnsân, Sûresi :

51. 81- Tekvir, Sûresi :

52. 89- Fecr, Sûresi :

53. 95- Tîn, Sûresi :

Mektuplar ve zuhuratlar serisi:

61- 12- Terzi Baba-(2/1)

62- Terzi Baba-(2/2)


İnternet dosyaları-


63-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-3-

64-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-4-

65-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-5-

66-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-6-

67-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-7-

68-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-8-

69-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-9-

70-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-10-

71-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-11-

72-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-12-

73-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-13-

74-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-14-

75-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-15-

76-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-16-

77-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-17-

78-Terzi-Baba-Mek-ve-zu-Ke-Kara-bi-dosyası-18-

79-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -19-

80-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -20-

81-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -21-

82-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -22-

NECDET ARDIÇ

Büro : Ertuğrul mah.

Hüseyin Pehlivan caddesi no. 29/4

Servet Apt.

59 100 Tekirdağ.

Ev : 100 yıl Mahallesi uğur Mumcu Cad.

Ata Kent sitesi A Blok kat 3 D. 13.

59 100 Tekirdağ Tel (Büro) : (2/0282) 263 78 73

Faks : (2/0282) 263 78 73

Tel (ev) : (2/0282) 261 43 18

Cep : (2/0533) 774 39 37

Veb sayfası: Amerika: <http:// necdetardic. org/

Veb sayfası: Amerika: <www.necdetardic.info>

Veb sayfası: Almanya: <www.terzibaba.com>

Radyo adresi (form): <terzibaba13.com>

MSN Adresi:

Necdet Ardıç <[email protected]

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(6)