Fenzur ilâ âśâri rahmeti(A)llâhi keyfe yuhyî-l-arda ba'de mevtihâ(c) inne żâlike lemuhyî-lmevtâ(s) vehuve ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)
Allah'ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Rûm Sûresi
Mesnevi-i Şerif ile yolumuza devam edelim,
Vâkıâ onlara kış ölüm verdi; bahardan onları diri kıldı ve yaprak verdi.
Bu beyt-i şerîfde, sûre-i Rûm’da vâki’ (Rum, 30/50) ya’nî “İmdi Allah’ın rahmetinin âsârına bakın ki, ölümünden sonra arzı nasıl ihyâ etti? İşte muhakkak bunun gibi elbette ölüleri dirilticidir ve O her şeye kadirdir” âyet-i kerîmesine işâret buyrulur.[51]
Hak 'Teâlâ her sonbaharda bağı yakar; tekrâr rengîn olan gülü yetiştirir.
Her ki: Ey yanmış dışarıya gel, tâze ol; tekrâr sıytı güzel ve latîf ol!
Ma’lûmdur ki, mevsim-i hazânda bağlar bozulur, yapraklar saranp dökülür; güzellikler ve letâfetler Hakk’ın tecellî-i kahrîsi ile yanar ve ma’dûm olur; ve bu mevsim bağlann yevm-i kıyâmetidir. Vaktâkı bahâr gelir, serîu’l-hisâb olan Allah Teâlâ hazretleri bağlardaki ağaçlara ve çiçeklere ve envâ’-ı nebâtâta neniz varsa, bâtınınızdan zâhirinize çıkannız diye hitâb eder. Hepsi hâmil olduklan şeyleri, isti’dâdlan hasebiyle hâl-i ademden meydân-ı vücûda çıkarırlar ve bu sûrede hesâblannı verirler. Binâenaleyh bahâr mevsimi te- cellî-i lutfîdir ve nebâtâtın yevm-i ba’sleridir; ve yevm-i nüşûrleridir. Nitekim sûre-i Rûm’da buyrulur. (Rûm, 30/50) “Rahmet-i ilâhiyyenin âsânna bak ki, öldükten sonra arzı nasıl diriltir, işte muhakkak ölüleri de böyle dirilticidir. Ve O her şeye kadirdir.”[52]