Veli(A)llâhi mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ard(i)(c) vekâna(A)llâhu bikulli şey-in muhîtâ(n)
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, her şeyi kuşatıcıdır.
Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah, her şeyi kuşatıcıdır.
Nisâ 126. ayet, Allah'ın evren üzerindeki mutlak mülkiyetini ve her şeyi kuşatan ilmini vurgulamaktadır. Ayet, göklerde ve yerde olan her şeyin Allah'a ait olduğunu ve O'nun her şeyi ilmiyle ve kudretiyle ihata ettiğini beyan eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'semâ' kelimesinin 'yükseklik' ve 'üstünlük' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'es-semâvât' ise, Allah'ın kudretinin ve mülkiyetinin tecelli ettiği, insan idrakinin ötesindeki yüce âlemleri ifade eder. Bu bağlamda, göklerdeki her şeyin Allah'a ait olduğu vurgulanır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'semâvât' kelimesinin Kur'an'da bazen 'yağmur' veya 'bulut' gibi somut anlamlarda kullanıldığını belirtse de, bu ayetteki kullanımıyla 'gökler'in, Allah'ın hükümranlığının ve mülkiyetinin kapsadığı geniş bir alanı ifade ettiğini ima eder. Allah'ın mülkiyetinin sadece yeryüzüyle sınırlı olmadığını gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'semâ' kavramının Kur'an'da genellikle 'yaratıcı güç' ve 'ilahî kudret' ile ilişkilendirildiğini belirtir. 'Es-semâvât'ın Allah'ın mutlak egemenliğini ve evren üzerindeki kontrolünü sembolize ettiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, Allah'ın mülkiyetinin evrensel boyutunu vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'arz' kelimesinin bilinen 'yeryüzü' anlamında kullanıldığını ve Kur'an'da genellikle 'semâ' ile birlikte zikredilerek Allah'ın yaratma ve mülkiyetinin kapsamını genişlettiğini belirtir. Bu ayette, göklerle birlikte zikredilmesi, Allah'ın mülkiyetinin tüm kâinatı kapsadığını gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'arz' kelimesinin 'yeryüzü' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle 'semâ' ile birlikte Allah'ın yaratıcılığının ve mülkiyetinin iki ana tecelli alanı olarak zikredildiğini ifade eder. Ayetteki 'el-arz'ın, Allah'ın mülkiyetinin somut ve gözle görülür kısmını temsil ettiğini vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'arz' kelimesinin Kur'an'da hem fiziksel yeryüzünü hem de üzerinde yaşayan varlıkları kapsayan geniş bir anlam taşıdığını belirtir. Bu ayette, 'semâvât' ile birlikte kullanılması, Allah'ın mülkiyetinin ve hükümranlığının evrensel ve mutlak olduğunu pekiştirir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ihâta' kelimesinin 'bir şeyi çepeçevre kuşatmak, içine almak' anlamına geldiğini belirtir. Allah hakkında kullanıldığında ise, O'nun ilminin ve kudretinin her şeyi kapsadığını, hiçbir şeyin O'nun bilgisi ve kontrolü dışında kalmadığını ifade eder. Ayetteki 'muhîtâ' kelimesi, Allah'ın mutlak ilim ve kudretini vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'ihâta'nın, bir şeyin tüm yönleriyle kavranması ve kontrol altına alınması olduğunu açıklar. Allah'ın 'muhît' olması, O'nun her şeyi ilmiyle, kudretiyle ve iradesiyle kuşatması demektir. Bu, O'nun her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen olduğunu gösterir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'muhît' isminin, Allah'ın ilminin ve kudretinin sınırsızlığını ifade ettiğini belirtir. Hiçbir şeyin Allah'ın bilgisi ve gücü dışında kalamayacağını, O'nun her şeyi çepeçevre kuşattığını vurgular. Ayetteki kullanımı, Allah'ın evren üzerindeki mutlak egemenliğini ve her şeyi kontrol altında tuttuğunu pekiştirir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ihâta' kavramının Kur'an'da Allah'ın 'her şeyi bilme' ve 'her şeye gücü yetme' sıfatlarıyla yakından ilişkili olduğunu belirtir. Allah'ın 'muhît' olması, O'nun varlığının ve kudretinin evrenin her zerresini kapsadığını, hiçbir şeyin O'ndan gizli kalmadığını ifade eder. Bu, Allah'ın mutlak aşkınlığını ve her şeye hâkimiyetini gösterir.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(126) (Ve Lillâhi mâ fîs Semâvati ve mâ fîl Ard* ve kânAllahu Bikülli şey'in muhîtâ;)
“Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah, her şeyi kuşatıcıdır.”