Rahmeten min rabbik(e)(c) innehu huve-ssemî'u-l'alîm(u)
(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır. Gerçekten biz Rabbin tarafından bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Şüphesiz ki O, herşeyi işitir ve bilir.
Duhân Suresi'nin 6. ayeti, Allah'ın rahmetini ve O'nun 'es-Semî' ve 'el-Alîm' isimlerini vurgulayarak, Kur'an'ın indirilişinin ve hikmetli işlerin takdir edilişinin ilahi bir lütuf olduğunu belirtir. Ayet, Allah'ın her şeyi işiten ve bilen yüce kudretine işaret eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, rahmet kelimesini 'kalpteki incelik ve şefkat' olarak tanımlar ve Allah'a nispet edildiğinde bunun 'ihsan ve nimet verme' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'rahmeten min Rabbike' ifadesi, Kur'an'ın indirilmesinin ve hikmetli işlerin takdir edilmesinin Allah'tan gelen büyük bir lütuf ve ihsan olduğunu vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, rahmetin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ve bu ayette 'nimet' veya 'lütuf' anlamında olduğunu belirtir. Ayetteki kullanım, Allah'ın insanlara olan cömertliğini ve onlara yol gösterici bir kitap göndermesinin bir merhamet tecellisi olduğunu ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'rahmet' kavramının Kur'an'da Allah'ın temel niteliklerinden biri olduğunu ve O'nun yaratılmışlara karşı olan şefkatini, bağışlayıcılığını ve lütfunu ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki rahmet, Kur'an'ın indirilmesiyle insanlığa sunulan ilahi rehberliğin ve kurtuluşun bir tezahürüdür.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'Rab' kelimesinin 'bir şeyi tedricen kemale erdirmek' anlamından geldiğini ve Allah'a nispet edildiğinde 'yaratıcı, sahip, yönetici ve terbiye edici' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'Rabbike' ifadesi, Kur'an'ın indirilişinin ve hikmetli işlerin takdirinin, her şeyi terbiye eden ve yöneten Allah'tan geldiğini vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'Rab' isminin Allah'ın zatına mahsus olduğunu ve O'nun yaratma, rızıklandırma, terbiye etme ve hükmetme gibi fiillerini kapsadığını açıklar. Ayetteki 'Rabbike' ifadesi, bu ilahi fiillerin bir sonucu olarak rahmetin tecelli ettiğini gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'semî'' kelimesinin 'işitme' fiilinden türediğini ve Allah'a nispet edildiğinde 'her şeyi işiten, hiçbir şeyin O'ndan gizli kalmadığı' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'İnnehû huve's-Semî'' ifadesi, Allah'ın kullarının dualarını, yakarışlarını ve tüm sözlerini işittiğini, dolayısıyla O'nun rahmetinin bu işitme vasfıyla bağlantılı olduğunu vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'es-Semî'' isminin Allah'ın sıfatlarından olduğunu ve O'nun tüm sesleri, fısıltıları ve gizli konuşmaları dahi işittiğini ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın her şeyi işitmesi nedeniyle kullarına rahmetini ulaştırdığını ve onların durumlarından haberdar olduğunu gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'alîm' kelimesinin 'bilme' fiilinden türediğini ve Allah'a nispet edildiğinde 'her şeyi bilen, geçmişi, geleceği ve gizli olanı kuşatan' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-Alîm' ifadesi, Allah'ın kullarının ihtiyaçlarını, durumlarını ve kalplerindekini bildiğini, bu bilginin O'nun rahmetinin bir gereği olduğunu vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'el-Alîm' isminin Allah'ın ilminin mutlak ve sınırsız olduğunu, hiçbir şeyin O'nun bilgisinin dışında kalamayacağını açıklar. Ayetteki bu kullanım, Allah'ın her şeyi bilmesi nedeniyle kullarına en uygun rahmeti ve rehberliği sunduğunu ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ilim' kavramının Kur'an'da Allah'ın en temel niteliklerinden biri olduğunu ve O'nun her şeyi kuşatan, mutlak ve eksiksiz bilgisine işaret ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'el-Alîm' sıfatı, Allah'ın rahmetinin ve hikmetli takdirlerinin, O'nun her şeyi bilen yüce ilmiyle bağlantılı olduğunu gösterir.
Duhân Sûresi
(44/5-6) Gerçekten biz Rabbin tarafından bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Şüphesiz ki O, herşeyi işitir ve bilir.
(44/6) âyeti kerimesi rububiyet mertebesi âyetlerindendir.