İnnâ fetahnâ leke fethan mubînâ(n)
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.
Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik.
Fetih Suresi'nin ilk ayeti, Allah'ın Hz. Muhammed'e bahşettiği 'apaçık bir fetih' kavramını merkezine alarak, bu fethin hem maddi hem de manevi boyutlarını dilbilimsel bir derinlikle ifade etmektedir. Ayet, zaferin kesinliğini ve açıklığını vurgulayan güçlü bir ifade taşır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Fetih (فتح), kapalı olan bir şeyi açmak demektir. Hem maddi hem de manevi açılımlar için kullanılır. Ayetteki 'fetehnâ' ifadesi, Allah'ın Peygamber'e (s.a.v.) Mekke'nin fethini veya kalplerin İslam'a açılmasını kolaylaştırması anlamında kullanılmıştır, bu da ilahi bir lütuf ve zaferin başlangıcıdır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Buradaki 'fetehnâ', 'nasrânâ' (yardım ettik, zafer verdik) anlamındadır. Allah'ın Peygamberine düşmanlarına karşı üstünlük vermesi ve ona zafer kapılarını açması mecazını taşır. Bu, sadece bir yerin ele geçirilmesi değil, aynı zamanda ilahi bir yardımın tecellisidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Fetih kavramı, Kur'an'da sadece askeri bir zafer olarak değil, aynı zamanda ilahi bir müdahale ve kurtuluş olarak da ele alınır. 'Fetehnâ' fiili, Allah'ın iradesiyle gerçekleşen, insan çabasının ötesinde bir açılımı ve başarıyı ifade eder. Bu ayette, Peygamber'e bahşedilen bu fethin ilahi kökenine vurgu yapılır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Fetih (فتح), burada 'nasr' (zafer) ve 'galabe' (üstün gelme) anlamındadır. Ayetteki 'fethan' kelimesi, Peygamber'e verilen zaferin büyüklüğünü ve önemini pekiştiren bir masdardır. Bu, Hudeybiye Antlaşması'nın getirdiği barış ve ardından gelen Mekke fethi gibi olayları kapsar.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Fetih kelimesi, burada fiilin masdarı olarak gelmiş ve zaferin kendisini ifade etmektedir. 'Fethan' kelimesinin tenvinli gelmesi, bu fethin azametine ve büyüklüğüne işaret eder. Bu, sıradan bir zafer değil, ilahi bir lütuf ve müjde niteliğindedir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Kur'an'da 'fetih' kelimesi, genellikle Allah'ın yardımıyla elde edilen kesin ve nihai başarıları ifade eder. Bu ayetteki 'fethan' kelimesi, sadece bir olayı değil, aynı zamanda bu olayın getirdiği geniş kapsamlı sonuçları ve ilahi takdiri vurgular. Bu, hem maddi hem de manevi bir açılımı temsil eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Mübîn (مبين), 'beyân' kökünden türemiş olup, bir şeyi açıklayan, ortaya koyan veya kendisi açık olan demektir. Ayetteki 'fethan mübînen' ifadesi, bu zaferin şüpheye yer bırakmayacak kadar açık, net ve belirgin olduğunu, sonuçlarının herkes tarafından görülebilir olduğunu vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Mübîn kelimesi, hem 'açıklayan' hem de 'açık olan' anlamlarını taşır. Buradaki 'mübînen' sıfatı, verilen fethin sadece bir zafer olmakla kalmayıp, aynı zamanda hakikati ortaya koyan, doğruyu yanlıştan ayıran ve İslam'ın üstünlüğünü açıkça gösteren bir niteliğe sahip olduğunu belirtir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Mübîn, bir şeyin kendiliğinden açık ve anlaşılır olması veya başkalarına açıklık getirmesi anlamındadır. 'Fethan mübînen' ifadesi, bu fethin sonuçlarının ve hikmetinin herkes için aşikar olduğunu, hiçbir kapalılık veya belirsizlik taşımadığını ifade eder. Bu, ilahi bir müdahalenin kesin ve tartışılmaz bir kanıtıdır.
Feth Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(1) – Ef’âl âleminde=(Muhammed-ül emin.)