Kâla(A)llâhu innî munezziluhâ ‘aleykum(s) femen yekfur ba'du minkum fe-innî u'ażżibuhu ‘ażâben lâ u'ażżibuhu ehaden mine-l'âlemîn(e)
Allah da, "Ben onu size indireceğim. Ama ondan sonra sizden her kim inkar ederse, artık ben ona kainatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim" demişti.
Mâide Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(115) (KalAllahu innî münezzilüha aleyküm* femen yekfür ba'dü minküm feinnî üazzibühu azâben lâ üazzibühu ehaden minel âlemîn;)
“Allah buyurdu ki:" Ben onu size indireceğim. Fakat bundan sonra içinizden kim inkâr ederse, ben ona âlemlerden hiç kimseye yapmayacağım bir azâbı yaparım".
Bu hakîkatleri kim ki nefsiyle perdeler ise âlemlerde kimseye etmediğim azâbı ona ederim yâni Cenâb-ı Hakk ona hüsrânı, pişmanlığı tattırırım, diyor. İnsân elinde olan bir şeyi nasıl kaçırıp ebedi hayatını mahvettiğinde içinde
duyacağı vicdan azâbı onu yakar bitirir ve bu ateş hiç sönmez, hatta cehennem ateşi biter de onun bu ateşi bitmez çünkü ateş kendisinden kaynaklanmaktadır. Ve dikkat edersek bu azâb Îseviyet mertebesi îtibârıyladır, Hakîkati Muhammedî mertebesi îtibârıyla nasıl olacaktır kimbilir.