İçeriğe atla
Mülk 19Cüz 29 · Sayfa 563

Mülk Sûresi 19. Âyet

الملك

Sohbete sor

Eve lem yerav ilâ-ttayri fevkahum sâffâtin ve yakbidn(e)(c) mâ yumsikuhunne illâ-rrahmân(u)(c) innehu bikulli şey-in basîr(un)

Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahman tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.

Mülk Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(E ve lem yerev ilet tayri fevkahum sâffâtin ve yakbıdne, mâ yumsikuhunne iller rahmân, innehu bi kulli şey’in basîr.) Mülk (67/19) “Onlar, üstlerinde sıra sıra süzülerek kanat çırpan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahmân'dan başkası tutmuyor. Muhakkak ki O, herşeyi görendir.”


Cenâb-ı Hakk (c.c) kuşlar için böyle bir sistem ortaya getirmemiş olsa kanat dahi çırpamazlar.

Sürüler halinde uçan kuşların ne muazzam bir düzen içerisinde hiç bozmadan uçtuklarını hepimiz görmüşüzdür. O kuşların en başında uçmakta olup onları yönlendiren kuş ise hakîkati Muhammedî’nin o cemaate verilmiş olan tem

silcisidir.

Ma’nâ yönünden baktığımızda ise bizim bireysel varlığımızda uçup duran ilim kuşları vardır. Süleyman (a.s)’ın Hüd, hüd kuşu nasıl ki ona Belkıs’dan haberler getirdi ise bizim gönül semâmızda uçmaya başlayan ilim kuşları da aynı şekilde Cenâb-ı Hakk (c.c)’tan ilham alırlar ve bize iletirler.

Bütün âlemde mevcût olan varlıklar Rahmân tecellisi ile olmuştur bu nedenle hepsinin hükmü Rahmân ismine dayanmaktadır. Rahmân’dan Rubûbiyyet hükmüne oradan da Melik ismi ile mülk hükmüne geçilmekte ve her şey yerli yerince faaliyetini sürdürmektedir.

Cenâb-ı Hakk (c.c) bütün bunları hem kendi zâtından hem varlıktan hem yeryüzünden hem gökyüzünden seyretmektedir. En kemalli seyri ise İnsân-ı Kâmil’inden’dir, Çünkü onun seyri bir tarife girmez.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(6)