Rabbi mûsâ vehârûn(e)
"Musa ve Harun'un Rabbine."
"Musa'nın ve Harun'un Rabbine."
Bu ayet, sihirbazların imanını ve Allah'ın Musa ve Harun'un Rabbi olarak yüceliğini ifade etmektedir. Temel kavramlar, 'Rab' kelimesinin ilahi otorite ve terbiye anlamını, 'Musa' ve 'Harun' isimlerinin peygamberlik ve ilahi seçilmişlik bağlamını vurgulamaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'Rab' kelimesinin aslen 'terbiye etmek, bir şeyi tedricen kemale erdirmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'Rabbi Musa ve Harun' ifadesi, Allah'ın Musa ve Harun'u peygamber olarak yetiştiren, onlara hükmeden ve onları koruyan ilahi güç olduğunu vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'Rab' kelimesinin 'sahip' ve 'malik' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın Musa ve Harun'un sahibi ve yöneticisi olduğunu, dolayısıyla onların üzerinde mutlak bir otoriteye sahip bulunduğunu gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'da 'yaratıcı, besleyici, koruyucu ve hükmedici' anlamlarını taşıyan merkezi bir kavram olduğunu belirtir. Sihirbazların 'Musa ve Harun'un Rabbi'ne iman etmeleri, bu peygamberlerin de Allah'ın terbiyesi ve hükmü altında olduğunu kabul etmeleri anlamına gelir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, Musa isminin Kur'an'da sıkça geçen bir peygamber ismi olduğunu ve Firavun'a karşı mücadele eden, İsrailoğullarını kurtaran kişi olarak bilindiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, sihirbazların iman ettiği Rabbin, bu büyük peygamberin Rabbi olduğu vurgulanır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, Musa isminin özel bir isim olduğunu ve Kur'an'da Allah'ın kelamını taşıyan, mucizelerle desteklenmiş bir peygamber olarak zikredildiğini ifade eder. Sihirbazların bu ismin Rabbine iman etmeleri, Musa'nın getirdiği hakikati tasdik etmeleri anlamına gelir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, Harun'un Musa'nın kardeşi ve veziri olduğunu, onunla birlikte Firavun'a karşı mücadele ettiğini ve peygamberlik görevinde ona destek olduğunu belirtir. Ayetteki 'Musa ve Harun'un Rabbi' ifadesi, bu iki peygamberin de aynı ilahi otoriteye tabi olduğunu gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, Harun isminin Kur'an'da Musa ile birlikte anıldığını ve onun tebliğ görevinde önemli bir rol oynadığını ifade eder. Sihirbazların imanında Harun'un da zikredilmesi, onun peygamberlik makamının ve Musa'ya olan desteğinin kabul edildiğini gösterir.
A’râf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(122) (Rabbi mûsâ ve hârûn.)
"Mûsâ'nın ve Harun'un Rabbine."