Velikulli ummetin ecel(un)(s) fe-iżâ câe eceluhum lâ yeste/ḣirûne sâ'a(ten)(s) velâ yestakdimûn(e)
Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.
A’râf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(34) (Ve li kulli ummetin ecelun, fe izâ câe eceluhum lâ yeste’hırûne sâaten ve lâ yestakdimûn.)
“Her ümmetin bir eceli vardır. O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.” Bilindiği gibi ecel “müddet” demektir, bu âlemde her şeyin bir müddeti vardır, bu müddet sona erince o varlık geldiği izafi yokluktan gene, o yokluğa geri döner ve bu dünya görüşü şartlarından gayba çekilir. Aslında tamamen bitmez, başka bir hale veya aslına dönüşür.