İçeriğe atla
Meâric 2Cüz 29 · Sayfa 568

Meâric Sûresi 2. Âyet

المعارج

Sohbete sor

Lilkâfirîne leyse lehu dâfi'(un)

(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

Meâric Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Dâfi esmâ-il hüsnadandır. Hakikat-i ilahiyeyi örten, gizleyenler için bu esmâ-i ilahiyyenin koruması yoktur. (M.D.)

Dâfi’, "def eden, savuşturan" demektir. Azabı savacak hiçbir şey yoktur, çünkü azap, nefsin kendi hakikatidir. Nefis, "küfr" perdesiyle kendi aslını (Hakk'ı) örttüğü için, bu perde kalkmadıkça azap ortadan kalkmaz.

"Dâfi’ yoktur; çünkü azap, nefsin 'ayn-ı sâbite'sinin tecellîsidir. Nefis, 'kâfir' olarak yaratıldığı hakikate uygun yaşarsa, azap onun için 'vâkı’' (olacak) olandır."[18]

"Nefs, 'kâfir' olduğunda, azabı için 'dâfi’' bulamaz. Çünkü azap, onun 'küfr'ünün gölgesidir. Gölge, cisim kalkmadıkça kalkmaz."[19]

"Hakikat ehli, 'leyse lehu dâfi’'yi duyar ve nefsinin 'küfr' perdesini tevhid ile yırtar. O, azabı için dışarıda 'dâfi’' aramaz; çünkü bilir ki azap, nefsinin 'ene'sindedir."[20]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(4)