İçeriğe atla
İnsân 21Cüz 29 · Sayfa 579

İnsân Sûresi 21. Âyet

الانسان

Sohbete sor

‘Âliyehum śiyâbu sundusin ḣudrun ve-istebrak(un)(s) ve hullû esâvira min fiddatin ve sekâhum rabbuhum şerâben tahûrâ(n)

Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.

İnsan Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Birinci elbise İbrâhim a.s’ın hulleti yani tevhid-i ef’âl’in bütün incelikleri ile birlikte kişinin varlığına giydirilmesidir. Ebrâr zümresi sevdiği şeylerden infak ederek karşılığında bunları almaktadırlar.

Bu elbiselerin giydirilmesi “Allah’ın boyası ile boyanmanın” bir ilerisinde olan oluşumdur yani Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın ince, hassas bilgileri ile kişiyi donatıp, giydirmesi mânâsınadır.

Gümüşten bilezik, Allah’ın cazibesine kapılmış olarak başka bir yere gitmenin mümkün olmadığı muhabbet mânâsınadır.

“şarâben tahûrâ” ifâdesi birçok tasavvuf kitaplarında kullanılmış ve birçok izahları yapılmıştır.

Bu kişileri Rab’ları sular, çünkü bulundukları mertebe esmâ mertebesidir. Bu sulama ise, her varlığın ihtiyacı olduğu şeyin özünden bir iletişim ile ona gönderilmesidir. Yukarıda bahsedilen “selsebîl” ile birlikte her varlığın kendine has ihtiyacı îtibarıyla mânâ âleminden almış oldukları programlar, bilgiler ve özelliklerdir.

Her bir kişinin kendi Rabb’i kendisini zâten suluyor, ancak bir de bunları bilinç ile yapanlar vardır ki, esas

kazananlar onlardır. Çünkü kişiler bilinçsiz dahi yapsalar Rabb’leri onları sulamaktadır bir birimde bir hayat var ise devamını gerektiren özellikleri de alıyor demektir. İrfan yolunda alınan terbiye ile kişi nefsine arif olduktan sonra Rabb’ini biliyor ve oradan gelenler zâyi edilmeden alınıyor.

“sundu.” İfadesinde de de yukarıda bahsedildiği gibi yaşanmış bir fiilden bahsedilmektedir.


إِنَّ هَذَا كَانَ لَكُمْ جَزَاءً وَكَانَ سَعْيُكُمْ مَشْكُورًا

(İnne hâzâ kâne lekum cezâen ve kâne sa’yukum meşkûrâ. )

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(7)