Yevme tublâ-sserâ-ir(u)
Bütün sırların yoklanacağı günü hatırla!
O gün bütün sırlar yoklanıp, meydana çıkarılır.
Târık Suresi'nin 9. ayeti, kıyamet gününde gizli olan şeylerin açığa çıkacağını ifade etmektedir. Bu ayet, 'yevm' (gün), 'tüblâ' (ortaya çıkarılmak, imtihan edilmek) ve 'es-serâir' (gizlilikler) kavramları üzerinden ahiret inancının temel bir yönünü, yani amellerin ve niyetlerin açığa vurulmasını vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'yevm' kelimesini güneşin doğuşundan batışına kadar olan zaman dilimi olarak tanımlar, ancak Kur'an'da bazen mutlak zamanı veya belirli bir olayın vuku bulduğu zamanı ifade etmek için de kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'yevm', 'tüblâ es-serâir' ifadesiyle birlikte kıyamet gününü, yani hesap gününü işaret etmektedir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'yevm'in hem bilinen gündüz vaktini hem de mecazi olarak bir dönemi veya önemli bir olayın yaşandığı zamanı ifade edebileceğini açıklar. Ayetteki kullanımı, gizliliklerin açığa çıkacağı o büyük ve önemli günü, yani ahiret gününü vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'belâ' fiilinin 'imtihan etmek, denemek' anlamında kullanıldığını belirtir. 'Tüblâ es-serâir' ifadesinde ise gizli olan şeylerin imtihan edilerek, yani sorgulanarak ve açığa çıkarılarak ortaya konulması manasına gelir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'belâ' fiilinin mecazi olarak 'bir şeyi açığa çıkarmak, ortaya dökmek' anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Ayetteki 'tüblâ es-serâir' ifadesi, kalplerde gizli olan niyetlerin ve amellerin kıyamet günü herkesin önünde ifşa edileceğini anlatır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'belâ' kökünün Kur'an'da genellikle Allah'ın insanları sınaması, imtihan etmesi bağlamında geçtiğini belirtir. Bu ayette ise imtihanın sonucu olarak gizli olanın açığa çıkması, yani insanların iç dünyalarının ve niyetlerinin ortaya dökülmesi anlamını taşır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'sır' kelimesinin 'gizli tutulan şey' anlamına geldiğini ve 'serâir'in bunun çoğulu olduğunu belirtir. Bu ayette 'es-serâir', insanın kalbinde sakladığı, kimseye açmadığı niyetleri, düşünceleri ve gizli amelleri ifade eder ki, kıyamet günü bunlar açığa çıkacaktır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'sır' kelimesinin 'gizli olan şey' ve 'kalpte saklanan şey' anlamlarına geldiğini vurgular. 'Es-serâir' ise, insanın iç dünyasında sakladığı, dışarıya yansıtmadığı tüm gizli halleri ve amelleri kapsar. Ayet, bu gizliliklerin hesap günü ortaya döküleceğini bildirir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'sır' kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın bildiği, insanların ise gizli tuttuğu şeyleri ifade ettiğini belirtir. 'Es-serâir'in açığa çıkması, Allah'ın her şeyi bildiğini ve ahirette bu gizli bilgileri insanlara ifşa edeceğini gösterir.
Târık Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
O gün bütün sırlar ortaya dökülecek, (86/9)