İçeriğe atla

Ahmed Avni Konuk'un Âdemiyye Fassı şerhinde özgün noktası nedir?

Kişi-Konu5 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Ahmed Avni Konuk'un Fusûsu'l-Hikem şerhindeki Âdemiyye Fassı'na dair özgün yaklaşımı, Hz. Âdem'in halîfelik vasfını, ilâhî esmânın câmî bir mahalde zuhûru ve bu zuhûrun insan-ı kâmilde tahakkuku üzerinden açıklamasıdır. Konuk, Âdem'in yeryüzünde halîfe kılınmasını (Bakara 30), tüm ilâhî isim ve sıfatları kendinde toplayan bir ayna olma potansiyeliyle ilişkilendirir. Bu halîfelik, insanın kendi nefsini Hak'ka teslim etmesi ve Hak'tan başka bir varlık olmadığını idrâk etmesiyle kemâle erer. Konuk'un şerhleri, Necdet Ardıç gibi modern dönem âlimleri tarafından da takip edilmiş ve derslerinde açıklanmıştır¹·².

Detaylı cevap

Ahmed Avni Konuk, Fusûsu'l-Hikem şerhinde Âdemiyye Fassı'nı, Hz. Âdem'in halîfelik vasfı etrafında şekillendirir. Lugat anlamı "ardından gelen, vekîl" olan halîfe kavramı, tasavvufta insanın Hak'tan aldığı emâneti taşıma vasfını ifade eder. Konuk, Bakara Sûresi'ndeki "innî câilun fi'l-ardı halîfeh" (yeryüzünde bir halîfe yaratacağım) ayetini, ilâhî esmânın câmî bir mahalde, yani Âdem'de zuhûrunun bir beyânı olarak ele alır.

Bu bağlamda, halîfe kendi başına müstakil bir vücud sahibi değildir; bilakis, Halîk'ın zuhûruna ayna olan bir mahaldir. Âdem'in tüm esmâyı kabule müsait câmî bir mahalle sahip olması, onun halîfeliğinin özünü oluşturur. Esmâ'ya nispetle halîfe, esmânın aynasıdır; ayna kendi başına bir vücud iddia etmez, ancak mücellâ olduğu ölçüde aksedeni gösterir. İsra Sûresi 70. ayette geçen "biz Âdemoğlunu kerîm kıldık" ifadesi, bu kerâmetin emanete ehliyet mânâsında olduğunu vurgular.

İbn Arabî'nin Âdemiyye Fassı'nda serdettiği gibi, halîfelik, esmânın talep ettiği zuhûr mahallinin doldurulmasıdır. Esmâ ancak sûret-i kâmilde toplandıkça hilâfet vasfı tahakkuk eder. Bu sûretin câmîliği insanı, ondaki câmîliğin tahkîki ise insân-ı kâmili getirir. Konuk'un şerhinde, Terzibaba çizgisinde halîfelik üç merhalede yaşanır: önce nefsin hilâfet iddiâsından soyutlanması (tezkiye), sonra Hak'ın hilâfet emânetini izhâra mahal olması (tecellî), nihâyetinde "halîfe" ile "müstahlif" arasında perdesizliğin yaşanmasıdır. Konuk, Harakānî'ye ait "Bu heykel-i âdem oldu perde / Biz kıblesiyiz bütün sücûdun" sözünü Mesnevî-i Şerîf Şerhi'nde çeşitli vesilelerle aktararak izah etmiştir³. Bu da onun Âdem'in halîfelik vasfına verdiği önemi gösterir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.61Necdet Ardıç Efendi’nin Ahmed Avni Konuk’un Mesnevî şerhini takip ederek yaptığı derslerdeki açıklama ve yorumlarına dair bir örnek şu şekildedir: “ 907. Beyit Oku
  2. 2Aşk ve İrfân Yolunda · s.61Necdet Ardıç Efendi’nin Ahmed Avni Konuk’un Mesnevî şerhini takip ederek yaptığı derslerdeki açıklama ve yorumlarına dair bir örnek şu şekildedir: “ 907. Beyit Oku
  3. 3Kelime-i Âdemiyye · s.688Abdülbâki Gölpınarlı), Bu heykel-i âdem oldu perde Biz kıblesiyiz bütün sücûdun Ahmed Avni Bey, Îsâ Fassı şerhinde de yer verdiği Harakānî’ye ait bu sözü MesnevOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.