İçeriğe atla

Âl-i İmrân 18 ayetinin Terzibaba'ya göre amelî yansıması nedir?

Ayet-TasavvufOrta düzey1 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Âl-i İmrân Sûresi 3/185 ayetinde geçen "külli nefsin zâikatü'l-mevt" (her nefs ölümü tadıcıdır) ifadesi, Terzibaba'ya göre amellerin âhirette somut bir karşılık bulacağı hakikatini vurgular. Bu, tasavvufta "tecessüd-i a'mâl" (amellerin cisimleşmesi) olarak bilinen bir anlayıştır. Dünyada manevi ve soyut görünen ameller, âhirette somut bir suret kazanır; tıpkı Âl-i İmrân 3/30'da belirtildiği gibi, "O gün herkes yaptığı iyiliği ve kötülüğü hazır bulur"¹. Bu durum, her nefsin kendi amellerinin sonuçlarıyla yüzleşeceği ve bu amellerin ölümle birlikte sona ermeyeceği, aksine bir karşılık bulacağı gerçeğini ifade eder.

Detaylı cevap

Terzibaba'nın yorumunda, Âl-i İmrân 3/185 ayetindeki ölüm hakikati, amellerin âhiretteki tezahürüyle ilişkilendirilir. Bu bağlamda, "tecessüd-i a'mâl" kavramı öne çıkar; yani dünyada yapılan amellerin, âhirette cisimleşerek somut bir karşılık bulmasıdır¹. İnsan, dünyada yaptığı iyilikleri ve kötülükleri âhirette "hazır bulur" (Âl-i İmrân 3/30). Bu durum, Allah'ın "Hakîm" ve "Alîm" isimlerinin bir tecellisidir; zira hikmet, mahlûkatın başıboş bırakılmamasını ve her amelin karşılığının verilmesini gerektirirken, ilim de her amelin en ince ayrıntısına kadar bilinmesini sağlar².

Amellerin bu şekilde karşılık bulması, her nefsin kendi "şâkilesine" göre amel etmesiyle de bağlantılıdır. Her varlık, ezelî istidadının ağırlığını taşır ve a'yân-ı sâbitesinin gerektirdiği şekilde zuhur eder. Bu nedenle, kimse diğerinin yükünü yüklenemez ve herkes kendi amellerinin sorumluluğunu taşır³·⁴. Bu, aynı zamanda amellerin niteliğine göre farklı sonuçlar doğuracağını da gösterir. Örneğin, küfredenlerin amelleri serap gibidir ve boşa çıkar⁵·⁶·⁷. Buna karşılık, iman edip salih amel işleyenlerin amelleri düzeltilir ve onlar Allah'ın beraberliğine nail olurlar⁸·⁹.

Terzibaba'nın bu yorumu, amellerin sadece dünyevi bir eylem olmadığını, aynı zamanda uhrevi bir karşılığı ve sonucu olduğunu vurgular. Bu, sâlikin her amelini Hak'ın hükmü mîzânına çekme idrakini gerektiren bir "mîzân" anlayışıyla da örtüşür. Dolayısıyla, ölüm, amellerin nihai olarak tartılacağı ve karşılık bulacağı bir geçiş kapısıdır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Zümer Sûresi · s.116Bu, yirmi dördüncü âyetin yorumunda "kişinin amellerini sûretlenmiş olarak bulması" şeklinde işâret edilen ve tasavvufta " tecessüd-i a'mâl " ( amellerin cisimlOku
  2. 2Hicr Sûresi · s.39“Rabb”in “Hakîm” ve “Alîm” olması, haşrin vukû bulacağının delîlidir. Zîrâ hikmet, mahlûkâtın başıboş bırakılmamasını ve her amelin karşılığının verilmesini gerOku
  3. 3İsrâ Sûresi 17/84
  4. 4Zümer Sûresi · s.35Zîrâ her bir izâfî varlık, ezelî isti'dâdının ağırlığını taşır; a'yân-ı sâbitesi neyi gerektiriyorsa dünyâda onu zuhûra getirir. Herkesin yükü, ya'nî sorumlulukOku
  5. 5Nûr 24/39
  6. 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1 · s.257Nitekim âyet-i kerîmede Üx siz; gi ie bi sU OLAN 2 ip 7S şile YS ei, (Nûr, 24/39) Yani "Küfreden kimselerin amelleri, susamış olan kimselerin su zannettikleri sOku
  7. 7Ahzâb Sûresi · s.172Kıyametin sırrını, nakd-i hâlisi ve kalp karışık olan nakdi göstereyim. 3574. Elleri kesilmiş olduğu halde ashâb-ı şimâli, küfrün rengini ve âlin rengini gösterOku
  8. 8Muhammed Sûresi 47/1-2
  9. 9Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1096Bu şerefli beyitte, Muhammed Sûresi'nin başında yer alan şu ayet-i kerimeler (47/1-2) kastedilmektedir: "Şu kimseler ki kâfir oldular ve insanları Allah'ın yoluOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.