İçeriğe atla

Allah her şeyi takdir ettiyse kul fiillerinden sorumlu mudur?

Kavram TanımıTemel düzey4 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Allah'ın her şeyi takdir etmesi ile kulun fiillerinden sorumlu olması arasındaki ilişki, tasavvufî metinlerde derinlemesine ele alınan bir konudur. Temel olarak, "Lâ fâile illallâh" (Allah'tan başka fâil yoktur) hakikati çerçevesinde, tüm fiillerin hakikatte Allah'a ait olduğu belirtilirken¹, şeriat mertebesinde ve şehadet âleminde fiillerin kula nispet edildiği ve kulun yaptıklarından sorumlu olduğu vurgulanır¹. Bu durum, ilâhî irade ile kulun cüz'î iradesi arasındaki dengeyi ifade eder; zira Allah'ın ezelî ilmi ve takdiri, kulun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, aksine kul kendi kesbi (tercih ve kazanımı) ile bu takdirin tecellîsine vesile olur². Bu bağlamda, "Kul tedbir eder, Yüce Allah takdir eder" sözü³ bu karmaşık ilişkiyi özetler.

Detaylı cevap

Tasavvufî anlayışta, Allah'ın her şeyi takdir etmesi ile kulun fiillerinden sorumlu olması meselesi, farklı mertebelerde ele alınır. Hakikat mertebesinde, "Lâ fâile illallâh" ilkesi geçerlidir; yani tüm fiillerin hakiki fâili Allah'tır ve kulların fiilleri de hakikatte O'nun fiilidir¹. Sâffât Sûresi 37/96'daki "Sizi de amellerinizi de Allah halk etti" ayeti bu hakikati destekler¹. Bu mertebede, Allah'ın bilmesi, dışarıdan bir seyirci gibi değil, her fiilin hakiki fâili olarak bilmesidir¹.

Ancak şeriat mertebesinde ve şehadet âleminde durum farklıdır. Bu mertebede fiil ve amel kula nispet edilir ve kişi yaptığından sorumludur¹. Allah'ın ezelî ilmi ve takdiri, kulun cüz'î iradesini ve sorumluluğunu ortadan kaldırmaz². Kul, kendi kesbi (tercih ve kazanımı) ile fiillerini meydana getirir ve bu fiiller ilâhî takdirle buluşur². "Kul tedbir eder; Yüce Allah takdir eder" sözü bu durumu açıklar; ilâhî takdirden haberdar olan kimse, kendi tedbirleriyle gönlü hoş olmaz³.

Bazı görüşlere göre, Allah ezelde hiçbir şey yaratmamıştır, kullar fiillerini kendileri meydana getirir ve bu fiillerinde serbesttirler⁴. Bu görüşe göre kul müstakildir ve sorumludur⁴. Ancak genel tasavvufî anlayış, hayır ve şerrin ilâhî iradeden geldiğini kabul ederken⁵, şeriatın kulun mutluluğu için ilâhî emirlerle geldiğini ve kulun bu emirlere boyun eğmesinde mutluluğun olduğunu belirtir⁶. Resûller ve vârisler, kulun kötü fiillerini şeriatle reddederler; zira eğer ilâhî iradeye hizmet etselerdi, hayır ve şer ilâhî iradenin bir parçası olduğu için bu fiilleri reddetmezlerdi⁵.

Sonuç olarak, "Hayrihi ve şerrihi minallahiteala" denilse de, zahirde şerri meydana getiren Hakk olsa da, tatbik edicisi kul olduğu için kul sorumludur⁷. Bu, kulun kendi hakikatlerinin gerektirdiği şeyi söylemesi ve yapmasıyla ilişkilidir; Allah zorla kimseyi kâfir olarak takdir etmemiş ve zulmetmemiştir⁸. Kulun fiilleri, onun "din"i inşa etmesidir ve bu fiillerle mutlu olur⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Zümer Sûresi · s.182O'nun bilmesi, dışarıdan bir seyirci gibi değildir; bilâkis her fiilin hakîkî fâili O olduğundan, fiilin ve fâilin bizâtihi kendisi olarak bilir. Nitekim tevhîdOku
  2. 2Ra'd Sûresi · s.114" Ve işte onlar cehennemliklerdir " Kelâmî açıdan bu ayet, Allah'ın adalet sıfatının tecellisidir Allah, hiç kimseye zulmetmez. İnkâr edenlerin cehennemlik olmaOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.5499"Hile-i Hak"tan maksat, yani "Kul tedbir eder; Yüce Allah takdir eder" şeklindeki meşhur sözdür. Yani, ilâhî takdirden haberdar olan kimse, gerek kendisinin gerOku
  4. 4Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.260Allah ezelde hiçbir şey yaratmamıştır. Kullar fiillerini yapmaktadırlar. Kul kendi fiilini meydana getirmektedir. Allah kötülüğü yaratmamıştır. Kul yaptığında sOku
  5. 5Kelime-i Ya'kûbiyye · s.183Bu şekilde de resûl (elçi), tebliğ yönünden "teklif emrine" (Allah'ın kullarına yüklediği sorumluluklara) hizmet eder. Ancak resûl, her iki durumda da "ilâhî irOku
  6. 6Kelime-i Ya'kûbiyye · s.182Bu şekilde de resûl (elçi), tebliğ yönünden "teklif emrine" (Allah'ın kullarına yüklediği sorumluluklara) hizmet eder. Ancak resûl, her iki durumda da "ilâhî irOku
  7. 7TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye · s.76قُلْ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ De ki: "Hepsi de Allah indîndendir!" Habibim söyle ki bunların hepsi Allah’ın indindendir. “Hayrihi ve şerrihi minallahiteala” deOku
  8. 8Kelime-i Lûtiyye · s.248Biz onlara ancak kendi hakikatlerinin gerektirdiği şeyi söyledik. &10024; Biz onlara ancak kendi hakikatlerinin gerektirdiği şeyi söyledik. Şu hâlde mademki HakOku
  9. 9Kelime-i Ya'kûbiyye · s.20Bu sebeple, Yüce Allah'ın kendisi için şeriat koyduğu şeye boyun eğme özelliğiyle nitelenen kimse, "din" ile ayakta duran ve onu ayakta tutan, yani onu inşa edeOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.